Tepeköy Hakkında

AKSARAY İLE KOÇHİSAR ARASINDA PAYLAŞILAMAYAN AŞİRET: HACI AHMETLİ

Aksaray İle Koçhisar Arasında Paylaşılamayan Aşiret: Hacı Ahmetli

Öz
XVI. yüzyıldan beri Kırşehir ile Aksaray arasında konargöçer bir hayat süren Hacı Ahmetli
aşireti, Boynu İnceli Yörüklerinin bir koludur. XIX. yüzyılda Tuz Gölü ile Kızılırmak arasında
yerleştirilmişlerdir. Tanzimat Dönemi’nde Panlı köyü merkez olmak üzere sermuhtarlık haline
getirilmiştir. Bu sermuhtarlığa bağlı elli kadar köy bulunmaktadır.
XVIII. yüzıl sonlarından itibaren Tuz Gölü çevresinde yerleştirilen Cihanbeyli, Rişvan, Şerefli
ve Adalar Kortulusu gibi aşiretler arasında türeyen çeteler, hem yerel halkın can ve mal güvenliğini
tehdit etmeye, hem de göl kıyısındaki tuzlaları yağmalamaya başlamışlardır.
Bu nedenle, 1887 yılında Tuz Gölü çevresinin idari taksimatı yeniden düzenlenlenmiştir. Bu
yeni düzenlemeler sırasında Aksaray’dan ayrılan Koçhisar nahiyesi, kaza haline getirilmiştir. Ayrıca
idari bakımdan ikiye bölünen Hacı Ahmetli aşiretinin on iki köyü, Aksaray’dan alınarak Koçhisar’a
ilhak olunmuştur. Aşiretlerinin parçalanmasına şiddetle karşı çıkan Hacı Ahmetli aşireti, tekrar
Aksaray kazası yönetimi altında birleşmek için on yıldan fazla sürecek bir mücadele başlatmışlardır.
Devletin bazı üst düzey kurumlarının da karıştığı bu mücadelede Hacı Ahmetli aşireti, Aksaray ile
Koçhisar kazaları arasında paylaşılamayan aşiret konumuna düşmüştür.
Bu çalışmada, Hacı Ahmetli aşiretinin tekrar birleşmek için verdiği mücadele ve bu mücadelenin
bölgede yol açtığı bazı yeni sorunlar ele alınmıştır.

*Dr. Öğr. Üyesi, Selçuk Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü. m.yilmaz@selcuk.edu.tr;
myilmaz32@gmail.com. ORCİD: 0000-0001-9423-9239

GİRİŞ
XVI. yüzyıl sonlarından itibaren ortaya çıkan Celali İsyanları, Tuz Gölü
çevresinde ağır bir tahribata yol açmış ve Esbkeşan aşiretinin tedricen dağılmasına
neden olmuştur. XVI. yüzyıl sonlarında Esbkeşan kazasında 339 köy ve mezra
bulunurken, bu sayı 1642 yılında 93’e kadar düşmüş1 ve bunların çoğu XIX. yüzyıla
ulaşamamıştır2
. XVIII. yüzyıl sonlarında Esbkeşan Platosu, âdeta güz
dönemlerinde göçerler tarafından terk edilen yaylaklara dönüşmüştür3
. Bu
durumdan faydalanarak, Paşadağı havalisini kışlak olarak kullanmaya başlayan
Rişvan aşireti, zamanla güneye doğru inmiştir4
. İnsuyu’ndan Akgöl’e kadar olan
düzlüklerde de Cihanbeyli aşireti kışlamaya başlamıştır5
.
Hiç ekin ekmeyen ve sadece hayvancılıkla geçimlerini sağlayan bu aşiretler
ödedikleri yüklü miktardaki kışlak vergileri nedeniyle Ankara ve Karaman
valilikleri tarafından bölgeden uzaklaştırılmamışlardır. Hatta bazı nahoş
hareketlerine göz yumulmuştur6
. Bunlardan özellikle Rişvan aşireti, yaylamak için
Uzunyayla’ya gidiş gelişleri sırasında yol güzergâhlarında bulunan yerli halka
zarar vermeye başlamışlardır. Aksaray ile Kırşehir arasında yaylamaya gidip
gelmekte olan Salari, Ada Kurutlu, Şerefli ve Hacı Ahmetli gibi bazı küçük
Türkmen aşiretleri, Rişvaniler korkusuyla Kesikköprü’nün kuzeyine pek geçemez
olmuşlardır7
. Nihayet 1860 yılında iskân olunmak üzere Konya’ya sevk edilen

1 Hasan Basri Karadeniz, Atçeken Oymakları (1500-1642), Yayınlanmamış Doktora tezi, Kayseri 1995,
s.128-129,154,167,169.
2Tuz Gölü çevresinde başlayan nüfus hareketleri, çevrede bir nevi domino etkisi yaratmış ve Konya
Ovası’nın nüfus yoğunluğunu olumsuz yönde etkilemiştir. Nitekim 1584 yılında Sarayönü
havalisinde 20 civarında yerleşim yeri mevcutken, bu yerleşim yerlerinin sayısı 1640’ta 12’ye ve
1831’de de 2’ye kadar düşmüştür. Mehmet Yılmaz, “Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Sarayönü
Havalisinde Nüfus Hareketleri”, Tarih, Kültür, Sanat, Turizm ve Tarım Açısından Uluslararası
Sarayönü Sempozyumu (24-26 Ekim 2014 Konya) Bildiri Kitabı, Konya 2015, s.623, Harita I.
3 Esbkeşan halkının dağılmasından özellikle Aksaray’a komşu olan Tuz Gölü çevresi daha fazla
etkilenmiş ve bu aşiretten geride kalanların çoğu Turgut etrafında toplanmıştır. Bkz.BOA, İ.MVL,
nr.13/95 (1).
4 Faruk Söylemez, Osmanlı Devletinde Aşiret Yönetimi: Rişvan Aşireti Örneği, II. Baskı, Kitabevi, İstanbul
2011, s.263-265.
5 BOA, NFS.d, nr.3525, s.1-65.
6 BOA; ML.VRD.d, nr.296, vr.1-2; nr.355, vr.1; C.ML, nr.426/17256; C.DH, nr.128/6351.
7 BOA, MVL, nr.18/2; Rişvan aşireti Uzunyayla’ya giderken Kızırmak’ı Kesikköprü ve Çaşniğir
köprülerini kullanarak karşıya geçerler ve etrafa çok büyük zarar verirlerdi. BOA, A.}MKT, nr.6/8.
174 | USAD Mehmet YILMAZ
Nogay aşiretlerinin Paşadağı havalisinde iskân edilmeleri8
, bölgenin istikrarını
tamamen bozmuştur9
.
İrili ufaklı çok sayıda aşiretin dar bir alana sıkıştırılması, XIX. yüzyılın ikinci
yarısından itibaren Tuz Gölü çevresini, Konya eyaletinde en sorunlu bölgelerden
birisi haline getirmiştir. Bu nedenle, bölgenin idari yapısında köklü değişikliklere
ihtiyaç duyulmuş ve yapılan bazı yeni düzenlemelerden en fazla etkilenen
aşiretlerden birisi de Hacı Ahmetli olmuştur. Bu çalışmada, 1886 yılında Koçhisar
ile Aksaray arasında paylaştırılan Hacı Ahmetli aşiretinin, tekrar birleşmek için
verdiği on yıllık mücadelesi ele alınıştır.
HACI AHMETLİ AŞİRETİ
Bir nevi ortak çıkara dayalı ittifaklar olan aşiretler, çok sayıda oymaktan
meydana gelmekteydi10. Konargöçer bir hayat tarzına dayanan bu sistemde, obalar
oymakları, oymaklar da aşiretleri oluşturmaktaydı. Aşiretlerin başında boy beyi,
oymakların başında da kethüdalar bulunurdu. Oymaklara aynı zamanda cemaat
adı verildiği gibi, aşiret de denilebilmekteydi11. Hacı Ahmetli aşiretinin bağlı
bulunduğu Boynu İnceli gibi konargöçer aşiretlerin, tek geçim kaynağı
hayvancılıktı. Yaylak ile kışlak arasında sürekli göç ettiklerinden, çoğunun kıl çadır
dışında taş veya kerpiç evleri yoktu12. Bağ, bahçe ve ekin işlerini pek
umursamazlar, ihtiyaç duydukları hububatı takas yoluyla temin ederlerdi13
.
Osmanlı’da, Kızılırmak kıvrımından İçel’e doğru çekilecek bir çizginin
batısında kalan sahada, ekip biçecek ‘toprağı olmayan’ ve belli bir yerde durmayıp,
yaylaklar ile kışlaklar arasında gidip gelen konargöçer Türkmenlere Yörük
denilmiştir. Yerleşik hayata geçen Yörükler, yörüklükten çıkarlardı. XVII.
yüzyıldan sonra, özellikle İç Anadolu bölgesinde konargöçerlere Türkmen
denilmeye başlanmıştı. Bunların kurdukları köyler de Türkmen köyü olarak
adlandırılmaktaydılar14
.

8 BOA, ML.MSF, nr.17020, s.3-7.
9 BOA, A.}MKT.MHM, nr.255/48; nr.255/93; MVL, nr.699/82; nr.708/47.
10 Rudi Paul Lindner, Ortaçağ Anadolu’sunda Göçebeler ve Osmanlılar, Çev. Müfit Günay, İmge Kitabevi,
Ankara 2000, s.9,31,78.
11 Yusuf Halaçoğlu, XVIII. Yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nun İskân Siyaseti ve Aşiretlerin Yerleştirilmesi,
Türk Tarih Kurumu, Ankara 1991, s.16-17.
12 Reşat Kasaba, Bir Konargöçer İmparatorluk: Osmanlı’da Göçebeler, Göçmenler ve Sığınmacılar, Çev.Ayla
Ortaç, Kitap Yayınevi, İstanbul 2012, s.110.
13 Halaçoğlu, Aşiretlerin Yerleştirilmesi, s.19, 23.
14 Tufan Gündüz, Anadolu’da Türkmen Aşiretleri: “Bozulus Türkmenleri 1540-1640”, Bilge Yayınevi,
Ankara 1997, s.38-39.
Aksaray İle Koçhisar Arasında Paylaşılamayan Aşiret: Hacı Ahmetli| 175
Çok eskiden beri Kesikköprü üzerinden Aksaray ile Kırşehir arasında gidip
gelmekte olan Hacı Ahmetli aşireti15, İç Anadolu’nun en büyük Yörük
aşiretlerinden Boynu İnceli aşiretinin bir koluydu16. Kökenleri Danişmendli
Türkmenlerine dayanan bu aşiret, eskiden Halep ile Adana arasında oturmaktaydı.
Zamanla yaşadıkları köyleri terk edip, konargöçer hayata geçtikten sonra, İç
Anadolu’ya göçmüşlerdi. Damat İbrahim Paşa tarafından 1727 yılında Nevşehir’de
bir kasaba kurulunca, aşiretten taş ev yaptırmaya kudreti olanlar bu kasabada
yerleştirilmişlerdi. Başta Hacı Ahmetli oymağı olmak üzere, şehirde ev yaptırmaya
gücü yetmeyenlere de, Aksaray sancağının batısında ve Eyubili kazası sınırları
içinde17, bazı harabe köylerin bulunduğu sulak ve mümbit alanlar yurt yeri olarak
gösterilmişti18. Muhtemelen Patrona Halil İsyanı sebebiyle olsa gerektir ki, bu
teşebbüs yarım kalmış ve diğer oymaklar gibi, Hacı Ahmetli aşireti de konargöçer
hayata devam etmiştir19. Fakat bu dönemin önceki yıllardan tek farkı, yukarıda
bahsedilen mümbit toprakların kendilerine kışlak olarak tanınmasıydı. Aşağıdaki
tabloda Hacı Ahmetli aşiretinin 1834 yılı nüfusu görülmektedir.

Tablo: 1834 Yılında Hacı Ahmetli Köyleri ve Nüfusu
1 8 3 4 Y I L I N Ü F U S U

KöylerHaneErkekGenel
Çardak 61205410
Sarıağıl 930 60
Macarlı 15 30
Kılıçlı20 40
Nurgöz 1250100
Davutlu16 32
Sapmaz 34 68
Hacıismaluşağı 16 52 104
Kabakulak 2278 156
Panlı 16 58 116
Gökler 13 39 78
Kederli 14 47 94
Aflak 14 34 68
Abdioğlu 24 48
Hocabey 23 46
Kanlıkışla 10 23 56
Hacıyağmurlu 33 66
Tepeköy 10 32 64
Hacıibrahimuşağı 11 46 92
Zindandelen 922 44
Hıdırlı 2899 198
Sunkurlu 24 68 136
Acıpınar 12 43 86 
Hüsrev 15 68 136
Boyalı 16 61 122 
Yağmurhüyüğü 
Bostanlık 
Hacımahmutuşağı 
Ceridaliuşağı 
Yenice 
Cerid-i Güney 
Çatalçeşme 
Mezgitli 
Afşar 
Dedeli
Ahurlu 
Mamalı 
Sofular 
Abalı 
Hanobası 
Göllü 
Çalık 
Demirci 
Güve 
Çepni 
Ulukışla 
TOPLAM 696 2.22544.60

Tablo: 1834 Yılında Hacı Ahmetli Köyleri ve Nüfusu
1 8 3 4 Y I L I N Ü F U S U
Köyler Hane Nüfus Genel
Çardak 61 205 410

Sarıağıl 9 30 60
Macarlı 3 15 30

Kılıçlı 6 20 40
Nurgöz 12 50 100

Davutlu 5 16 32
Sapmaz 8 34 68

Hacıismaluşağı 16 52 104
Kabakulak 22 78 156

Panlı 16 58 116
Gökler 13 39 78

Kederli 14 47 94
Aflak 14 34 68

Abdioğlu 7 24 48
Hocabey 8 23 46

Kanlıkışla 10 23 56
Hacıyağmurlu 6 33 66

Tepeköy 10 32 64
Hacıibrahimuşağı 11 46 92

Zindandelen 9 22 44
Hıdırlı 28 99 198

Sunkurlu 24 68 136

15 BOA, MVL, nr.409/34; C.DH, nr.84/4154.
16 Salarlu-i Kebîr, Salarlu-i Sagîr, Boynu İnceli, Kürd Mehmedli, Horasanlı, Bekdik, Herikli, Kütüklü,
Dumanlı, Karaca Kürd, Deliler, Savcılı, Kurtulu, Hacı Ahmedli, Kurşulu ve Kurutlu
cemaatlerinden meydana geliyordu. Bkz. Halaçoğlu, Aşiretlerin Yerleştirilmesi, s.130.
17 XVI. yüzyıl sonlarına kadar Aksaray kazasının bir nahiyesi konumunda olan Eyubili’nin 1595
yılında kaza statüsüne kavuştuğu anlaşılmaktadır. Bkz. Doğan Yörük, XVI. Yüzyılda Aksaray
Sancağı (1500-1584), Tablet Yayınevi, Konya 2005, s. s.34-35.
18 Cengiz Orhunlu, Osmanlı İmparatorluğu’nda Aşiretlerin İskânı, Eren Yayınevi, İstanbul 1987, s.71, 111;
Halaçoğlu, Aşiretlerin Yerleştirilmesi, s.75.
19 Halaçoğlu, Aşiretlerin Yerleştirilmesi, s.65.
176 | USAD Mehmet YILMAZ
Acıpınar 12 43 86 Hüsrev 15 68 136
Boyalı 16 61 122 Yağmurhüyüğü 16 51 102
Bostanlık 10 40 80 Hacımahmutuşağı 8 32 64
Ceridaliuşağı 58 150 300 Yenice 6 27 54
Cerid-i Güney 19 50 100 Çatalçeşme 9 21 42
Mezgitli 33 89 178 Afşar 21 62 124
Dedeli 33 99 198 Ahurlu 3 6 12
Mamalı 11 24 48 Sofular 12 28 56
Abalı 11 28 56 Hanobası 26 102 204
Göllü 15 37 74 Çalık 8 28 56
Demirci 21 74 148 Güve 6 15 30
Çepni 5 14 28 Ulukışla 10 28 56
TOPLAM 696 2.225 44.60
Kaynak: Necmettin Aygün, Nüfus Defterlerinde Aksaray’ın Sosyal ve Ekonomik
Tarihi (1830-1845), C.I, Aksaray Üniversitesi Yayını, Ankara 2006, s.168-169

Develi ve Erciyes yaylalarında yaylayan Boynu İnceli aşiretinin20 Tanzimat
öncesi devlete karşı yükümlülüğü, Tuz Gölü’nün doğusundaki yataklardan
çıkarılan kurşun ve güherçileyi limanlara taşımaktı21. Tanzimat’ın ilanıyla birlikte
aşiret idarelerinin yeniden düzenlenmesi sırasında diğer birçok aşiret gibi, Boynu
İnceli aşiretinin de idari yapısı değiştirilmiş ve Konya Müşirliği’ne bağlı müstakil
muhassıllık haline getirilmişti. Fakat başta Rişvan ve Cihanbeyli olmak üzere,
Anadolu’da aşiretlerin karıştıkları şekavet olayları artınca, 1842 yılında bu
uygulamadan vazgeçilmiş ve bir güvenlik tedbiri olarak aşiretlerin bulundukları
sancaklar dışındaki yaylak ve kışlaklara gidip gelmeleri yasaklanmıştır. Yerleşik
hayata geçerek ziraat yapmaları şartıyla, kendilerine toprak tahsis edileceği
duyurulmuştur22
.
Nevşehirli İbrahim Paşa döneminden beri kendilerine kışlak olarak gösterilen
yerlerde yaşadıkları anlaşılan Hacı Ahmetli aşiretine, 1842 yılında iskân için yine
aynı bölge tahsis edilmiştir23. Bu sırada kendileri de şimdiye kadar göçerevli
olduklarını beyan ettikten sonra, yerleşik hayata geçerek, vergilerini düzenli olarak

20 Cevdet Türkay, Başbakanlık Arşivi Belgelerine Göre Osmanlı İmparatorluğu’nda Aşîret ve Cemâatler,
İşaret Yayınları, İstanbul 2001, s.65.
21 BOA, A.}MKT.UM, nr.70/61; Önce küçük bez torbalara konan güherçile, sandıklara yerleştirildikten
sonra at ve develerle Karamürsel veya Mudanya iskelelerine taşınmaktaydı. Pek tercih edilmese de,
bazı hallerde Samsun iskelesine nakledilirdi. Bkz. Tahsin Gürbüz, “Aksaray’da Güherçile Üretimi”,
III. Uluslararası Aksaray Sempozyumu, 25-28 Ekim 2018, Ed. Mehmet Sami Yıldız, Ayşegül Can,
Mehmet Özkaya, Aksaray Üniversitesi Somuncu Baba Tarih ve Kültür Araştırmaları Merkezi
Yayını, Aksaray 1918, s.485.
22 Halaçoğlu, Aşiretlerin Yerleştirilmesi, s.7.
23 BOA, MVL, nr.409/34.
Aksaray İle Koçhisar Arasında Paylaşılamayan Aşiret: Hacı Ahmetli| 177
ödeyeceklerini taahhüt etmişlerdir24. Anlaşılan odur ki, bu tarihe kadar kıl
çadırlarda tam konargöçer bir hayat sürdüren aşiret, yerleşik hayata geçerek, ilk
defa taştan veya kerpiçten ev sahibi olacaklardır.
1842 iskânı sırasında 54 köye yerleştirilen Hacı Ahmetli aşiretinin, 1862 yılında
969 hane oldukları görülür. Bir hanenin yaklaşık 5 kişiye tekabül ettiği
düşünülürse, nüfuslarının 5.000 kişiye yakın olduğu söylenebilir. Bu sırada aşireti
yönetmesi ve vergilerin toplaması için 54 köyün başına geçici olarak bir sermuhtar
atanmış ve ileride her köye bir muhtar atandıktan sonra sermuhtarlığın
lağvedileceği duyurulmuştur25. Fakat aradan geçen on yıla rağmen hiçbir köyde
muhtarlık teşkilatı kurulamamıştır. Çünkü Aksaray kaymakamları, maksatlı
olarak işleri ağırdan almışlardır. Zira Sermuhtar olabilmek için aralarında kıyasıya
rekabet eden Çakır Ağa, Mamalı Mehmet, Hacı Yusuf ve Kıl Hüseyin gibi aşiret
ileri gelenleri, her defasında kaymakamlığa yüklü miktarda harç veya rüşvet
ödemek zorunda kalmışladır. Mesela bunlardan Mamalıoğlu Mehmet 2.500 kuruş
ödeyerek atandığı sermuhtarlıkta sadece 12 gün kalabilmiş ve yerini Hacı Yusuf’a
terk etmek zorunda kalmıştır. Belli ki Hacı Yusuf, Mamalıoğlu’ndan daha fazla
rüşvet ödemiştir. Mutat olan vergilerin yanı sıra, her sermuhtar değişikliğinde
ödenen rüşvetlerin bedelleri halka ödettirildiğinden, Hacı Ahmetli halkı bu
durumdan çok zarar görmüştür. Yoksulluktan bizar düşen halk, 1862 yılında
yazdıkları bir mahzarda, semuhtarlık teşkilatının acilen kaldırılarak, her köye birer
muhtar atanmasını talep etmişlerdir26
.
Bu sıkıntılı durum sadece Hacı Ahmetli aşiretine mahsus olmayıp, yaklaşık
aynı tarihlerde iskân edilen komşuları Şerefli, Salari ve Ada Kurutlu aşiretleri için
de geçerlidir. Nitekim halktan gelen yoğun şikâyetler üzerine, bu aşiretlere ait
köylere muhtar atamaları yapılarak sermuhtarlıklar kaldırılmıştır. Fakat
sermuhtarlıkların yerini, bu sefer de her aşiretin kendi adlarıyla kurulan nahiyeler
almıştır. Daha önce semuhtarlık için ödenen harç ve rüşvetler, bundan böyle
nahiye müdürleri için ödenmeye başlanmıştır27
.
Hacı Ahmetli Aşiretinin Parçalanması
Uzun zamanlardan beri Tuz Gölü civarında kışlamakta olan Cihanbeyli ile
Rişvan aşiretlerinin, yaylaklara gidiş gelişleri sırasında, yol güzergâhları üzerinde
bulunan yerleşik halkın bağ, bahçe ve tarlalarına zarar vermeye başladıkları

24 BOA, MVL, nr.18/2 (3)
25 Sermuhtarlık sınırları için bkz. Harita II.
26 BOA, MVL, nr.409/34.
27 BOA, İ.DH, nr.945/74764; ŞD, nr.2891/2 (1); ŞD, nr.2891/2 (3).
178 | USAD Mehmet YILMAZ
görülmüştür28. Son zamanlarda şikâyetlerin iyice artması üzerine, 1848 yılında
Ankara valisi Vecihi Paşa, bu aşiretlerin iskânıyla görevlendirilmiştir. Cihanbeyli
ve Rişvan aşiretlerini yerleşik hayata geçmeye ikna eden Vecihi Paşa29, bu iki aşireti
Tuz Gölü’nün batısında iskân etmeyi başarmıştır30. Yine 1860 yılında bölgeye gelen
Nogay aşiretleri de, Tuz Gölü’nün kuzey ucunda Paşadağı civarında
yerleştirilmişlerdir31
.
Bu kadar çok aşiretin Tuz Gölü çevresinde iskân ettirilmeleri, bazı güvenlik
sorunlarını da beraberinde getirmiştir. Aşiretler arasından çıkan çeteler, ittifakla
tuzlalara saldırarak kasalarda biriken paraları yağmalamaya başlamışlardır.
Devriye gezmek üzere, bölgeye bir miktar kadar asker gönderilmişse de, birkaç
yüzyıldır küçülmekte olan Koçhisar’ın asker besleyecek maddi gücü olmadığı gibi,
barındıracak bir yeri de yoktur32
.
Bütün imkânsızlıklara rağmen, Tuz Gölü’nün kuzey kesimlerinde bulunan
tuzlaları33 korumak ve bölgede asayişi sağlamak için devriye gezdirilmişse de,
özellikle Nogaylardan gelen saldırıları durdurmak mümkün olamamıştır.
Bölgede bir kaza kurulacağını önceden fark eden Hacı Ahmetli aşireti, 1883
yılında Salari, Şerefli ve Ada Kurutlu gibi küçük aşiretleri de yanına alarak bölgede
güçlü bir kaza kurmak istemiştir. Bu amaçla 80 kadar imam ve muhtar mührüyle
Şura-yı Devlet’e gönderdikleri bir mahzarda34, Hacı Ahmetli’den 54, Salari’den 30,
Ada Kurutlu’dan 18 ve Şerefli’den de 30 olmak üzere35, toplam 132 köyün
katılımıyla, yeni bir kaza önerisinde bulunmuştur36. Bu öneride yer alan
gerekçelere göre, merkezi Ali Uşağı köyü olmak üzere, kendilerine kaza kurma
yetkisi verilecek olursa, en kısa zamanda bölgede asayiş sağlanacak ve yıllardan
beri eşkıya zulmüyle ezilmekte olan halk huzura kavuşacaktır. Ayrıca 3.500 haneyi
bulan nüfusuyla, gelirleri giderlerini ziyadesiyle karşılayacağından vilalet
bütçesine ek yük getirmeyecektir37. Fakat devlet nezdinde hiç itibar görmeyen bu
teşebbüs sonuçsuz kalmıştır.

28 BOA, C.DH, nr.54/2684; A.}MKT, nr.236/18.
29 BOA, İ.DH, nr.99/5008; İ.MVL, nr.142/3954 (10).
30 BOA, NFS.d, nr.3525, s.1-65.
31 BOA, A.}MKT.MHM, nr.514/26; ML.MSF, nr.17020, s.3-7; NFS.d, nr.3478, s.2-22.
32 BOA, A.}MKT.MHM, nr.255/48 (2).
33 Rüzgâr, gölün tuzlu sularını kuzeye doğru sürüklediğinden tuzlalar gölün kuzey kesimlerde
bulunmaktaydı.
34 BOA, ŞD, nr.1706/44 (1).
35 Bunlardan 4’dü Koçhisar’ın köyleridir.
36 BOA, ŞD, nr.1706/44 (2).
37 BOA, ŞD, nr.2891/2 (3).
Aksaray İle Koçhisar Arasında Paylaşılamayan Aşiret: Hacı Ahmetli| 179
Bu sırada Koçhisar’a bağlı tuzlaların güvenliğinin, Aksaray kazası tarafından
sağlanamayacağı kesin olarak anlaşılmıştır. Bu nedenle 1886 yılında Koçhisar
nahiyesi Aksaray’dan ayrılarak Konya merkez sancağına bağlanmıştır. Böylece
Tuz gölü kıyısındaki tuzlalar, Koçhisar ile birlikte Konya sancağına geçmiştir.
Zaten bu mülki değişikliğin en önemli amacı, Tuz Gölü kıyısında güvenliği
arttırarak tuzlaların daha iyi korunmasını sağlamaktır38. Böylece 150 yıldan beri
İvgi, Şehirler, Boğarçorağı ve Karabine tuzlalarının yağmalanması sona ermiştir39
.
Yine 1886 yılında Tuz Gölü çevresinin mülki idaresinde köklü değişiklikler
yapma ihtiyacı duyan hükümet, XVI. yüzyıldan beri varlığını sürdüren Esbkeşan
kazasını lağvederek, merkezini Koçhisar’a taşımıştır40. Bu mülki düzenlemeler
sırasında Koçhisar’ı güçlü bir kaza merkezi haline getirmek istediğinden,
Esbkeşan’dan 10, Şerefli ile Ada Kurutlu’dan 52 ve Hacı Ahmetli’den 12 olmak üze,
toplam 74 köyü Koçhisar’a bağlamıştır41. Fakat bu düzenlemeyi de yeterli
bulmamış ve 16 Mart 1891 tarihinde çıkarılan irade ile Esbkeşan kazasının adını
Koçhisar olarak değiştirilmiştir42. Bu son değişiklik sırasında Hacı Ahmetli
köylerinden 24’ünü Aksaray’dan ayırarak Koçhisar kazasına bağlamıştır. Böylece
Koçhisar’a bağlanan Hacı Ahmetli köylerinin sayısı 36’ya yükselirken, aşiret
Aksaray ile Koçhisar arasında fiilen ikiye bölünmüştür

Hacı Ahmetli Aşiretinin Tekrar Birleşme Mücadelesi

1886 yılında 12 köyün Koçhisar’a bağlanmasıyla, büyük bir hayal kırıklığı
yaşayan Hacı Ahmetli aşireti, Aksaray Kaymakamlığı’ndan Sadaret’e kadar hiçbir
makamı atlamaksızın çalmadık kapı bırakmamışlardır. Asla şiddet ve hakarete
başvurmadan bu kurumlara gönderdikleri telgraf, dilekçe ve mazharlarla, aşireti
tekrar birleştirmeye çalışmışlardır. Önce 12 köyün muhtarları adına, birçok
makama dilekçeler gönderilerek, kendi ağızlarından aşiretin uğradığı haksızlıklar
anlatılmaya çalışılmıştır. Mesela 1887 yılında 12 muhtar adına Sadaret’e gönderilen
bir mahzarda, öncelikle aşiret içinden ihanete uğradıklarını dile getirmeye
çalışmışlardır. Buna göre aşiret eşrafından Hacı Yusuf, gizlice valilik ile anlaşarak
kendi çıkarları uğruna, her türlü hile ve desiseye başvurmuştur. Koçhisar’a
bağlanmak istediklerine dair, bol mühürlü mazharlar hazırlayarak Konya
Valiliği’ne göndermiştir43. Konya Vilayet Meclisi, bu mazharların sahte olduğunu
bile bile onay vererek Dâhiliye Nezareti’ne havale etmiştir. Başta Şura-yı Devlet

38 BOA, MVL, nr.720/111.
39 BOA, MVL, nr.640/6.
40 BOA, DH.MKT, nr.1824/10; nr.1755/131.
41 BOA, ŞD, nr.1707/4; nr.1712/17 (1-3) (Bkz. HaritaII).
42 BOA, İ.ŞD, nr.405/6286; DH.MKT, nr.1834/24 (Bkz. HaritaIII).
43 Padişaha gönderilen çok mühürlü bir mazhar örneği için bkz. Ekler/Belge.
180 | USAD Mehmet YILMAZ
olmak üzere, bu sahte evraklarla aldatılan üst makamlar, Hacı Ahmetli’nin 12
köyünü Koçhisar’a bağlamakta bir beis görmemişlerdir. Bu konuda kendilerine
hiçbir şey danışılmamıştır. Bütün bu haksızlıkların arkasında, valilik makamı
vardır. Bu karar, ileride aşiret halkının menfaat ve terakkisine mani olacaktır.
Ayrıca Niğde livası ile Aksaray Kaymakamlığı da kendilerini haklı görmektedir.
Bu haksız karar bir an evvel iptal edilmediği takdirde, köylerini terk ederek
Aksaray tarafına göç edeceklerdir44. Yine Başkitabet Dairesi’ne gönderilen bir
telgrafta da, öteden beri Aksaray eşrafı ile yakınlık kurduklarını ve bütün pazar
alışverişlerini bu pazardan karşıladıklarını dile getirmişlerdir. Ayrıca Rüştiyeye
giden çocuklarının okulu bırakmak zorunda kalacaklarını belirtmişlerdir45
.
Aksaray ile Koçhisar arasındaki bu gergin ortam, bölge halkı ile resmi
makamları karşı karşıya getirmiştir. Valilikten aldığı destek ile köyleri dolaşmaya
başlayan Koçhisar kaymakamı Halis Efendi, sanki ortada örfi idare varmış gibi
halka tehditler savururken46, Hacı Ahmetli aşiretini destekleyen Aksaray eşrafı da,
üst makamlara çektikleri telgraflarla durumu protesto etmişlerdir47. Koçhisar
kaymakamı Halis Efendi’yi, baskı ile aşiret halkını sindirmeye çalışmakla
suçlamışlardır. Zor kullanarak halktan iane topladığına dair şikâyetler Başkitabet
Dairesi’ne kadar ulaşmıştır48. Fakat hakkında açılan soruşturmadan hiç bir netice
alınamamıştır49
.
Bu gergin ortamda, halkın desteğini arkasına alan Aksaray kaymakamı Nuri
Efendi, geri adım atmamıştır. Fakat valilik ile arası açılmış ve hakkında açılan
soruşturma ile görevinden azledilmiştir. Yerine ise, valinin adamı olarak bilinen
Koçhisar kaymakamı Halis Efendi atanmıştır50. Böylece Hacı Ahmetli aşiretini
destekleyen Aksaray ve Niğde eşrafına gözdağı verilmek istenmiştir.
1891 yılında Koçhisar’a bağlanan Hacı Ahmetli köylerinin sayısı 36’ya
çıkarılınca, aynı olaylar bir kez daha tekrar etmiştir. Fakat 1895 yılında bir sürpriz
yaşanmış ve aşiretten gelen bir mahzar üzerine konuyu tekrar görüşen Konya
Vilayet Meclisi, aşiretin isteklerini kabul etmiştir. Ancak konu başkentte Şura-yı
Devlet önüne geldiğinde, Dördüncü Ordu tarafından yapılan itiraz ile bu köylerin
Aksaray’a bağlanmalarının sakıncalı olduğu bildirilmiştir51. Dördüncü Ordu’nun

44 BOA, ŞD, nr.1712/27 (8).
45 BOA, İ.DH, nr.945/74764.
46 BOA, ŞD, nr.1712/27 (6).
47 BOA, İ.DH, nr.1023/80658.
48 BOA, İ.DH, nr.1026/80931.
49 BOA, ŞD, nr.1713/4.
50 BOA, DH.MKT, nr.1837-2; nr.1851/90
51 BOA, BOE, nr.579/43368 (1).
Aksaray İle Koçhisar Arasında Paylaşılamayan Aşiret: Hacı Ahmetli| 181
öne sürdüğü gerekçe, on yıldan beri sürmekte olan bu kavganın gerçek nedenini
gözler önüne sermiştir. Zira Koçhisar’da bulunan Redif taburuna, her köyden en
fazla 2-3 kişi alınabildiğinden, bu kazanın köy sayısının mümkün olduğunca
yüksek tutulması gerekmektedir52
.
SONUÇ
Hacı Ahmetli aşireti ile Koçhisar Kaymakamlığı arasında on yıldan fazla süren
ve bazı devlet kurumları ile eşrafın da taraf olduğu bu olayda, en önemli problemin
halkın vaktinde bilgilendirilmemesi olduğu anlaşılmıştır. Bu olayın asıl sebebinin
askeri bir mecburiyetten kaynaklandığı anlaşılınca, Hacı Ahmetli aşiretinin
sakinleşerek direnmeyi bıraktığı görülmüştür. Yine bu gerginlikler sırasında Hacı
Ahmetli aşiretinin şiddet, hakaret ve küfre tevessül etmemesi ve gereksiz
taşkınlıkta bulunmaması takdir-i şayandır.
Öte yandan 1933 yılında Koçhisar’ın Ankara’ya bağlanmasından sonra, Hacı
Ahmetli aşiretinin aynı idare altında birleşme hayali tamamen unutulmaya
başlamıştır. Ancak 1989 yılında Aksaray kazası Konya’dan ayrılıp vilayet haline
getirilince, sınırlar yeniden düzenlenmiştir. Bu sırada Sarıyahşi ve Ağaçören
(Panlı) kazalarının kurulmasıyla, Koçhisar’a bağlanan Hacı Ahmetli köyleri tekrar
Aksaray vilayeti altında toplanmışlardır.
Ne var ki günümüzde Hacı Ahmetli köylerinde yaşayanların çoğu, aşiretle
hakkında pek fazla bilgileri yoktur. Kimisi kendisini Yörük, kimisi de Türkmen
olarak ifade etmektedir. Tepeköy’de Hacı Ahmetli Derneği vasıtasıyla aşiretin
tarihini araştırmaya teşebbüs edenler varsa da, aralarında yetkin bir tarihçi
olmadığından pek fazla mesafe alamamışlardır.

52 BOA, BOE, nr.579/43368 (2).
182 | USAD Mehmet YILMAZ
KAYNAKÇA
BOA ARŞİV BELGELERİ
A.}MKT, nr.6/8; nr.236/18.
A.}MKT.MHM, nr.255/48; nr.255/93; nr.514/26.
A.}MKT.UM, nr.70/61.
BOE, nr.579/43368.
C.DH, nr.54/2684; nr.84/4154; nr.128/6351.
C.ML, nr.426/17256.
DH.MKT, nr.1824/10; 1837-2; nr.1755/131; nr.1834/24; nr.1851/90.
DH.İD, nr.17/55.
İ.DH, nr.945/74764; İ.DH, nr.99/5008; nr.1023/80658; nr.1026/80931.
İ.ŞD, nr.405/6286.
İ.MVL, nr.13/95; nr.142/3954¸ İ.MVL, nr.508/22933.
MVL, nr.9/2; nr.18/2; nr.409/34; nr.640/6; nr.661/37; nr.699/82; nr.708/47; nr.720/111;
nr.724/78.
ML.MSF, nr.17020.
ML.VRD.d, nr.296.
NFS.d, nr.3525; nr.3478, s.2-22.
ŞD, nr.1706/44; nr.1707/4; nr.1712/17; ŞD, nr.1712/27; nr.1713/4; nr.1718/16; ŞD, nr.1718/17;
ŞD, nr.2891/2; nr.2891/2.
SÜRELİ YAYINLAR
Konya Vilayeti Salnâmesi, (H.1289), Def’a 5, Vilayet Matbaası, Konya H.1289/1872.
Konya Vilayeti Salnâmesi, (H.1312), Def’a 27, Vilayet Matbaası, Konya R.1314/1896.
KİTAP VE MAKALELER
AYGÜN, Necmettin, Nüfus Defterlerinde Aksaray’ın Sosyal ve Ekonomik Tarihi (1830-1845),
C.I, Aksaray Üniversitesi Yayını, Ankara 2006.
GÜNDÜZ, Tufan, Anadolu’da Türkmen Aşiretleri: “Bozulus Türkmenleri 1540-1640”, Bilge
Yayınevi, Ankara 1997.
GÜRBÜZ, Tahsin, “Aksaray’da Güherçile Üretimi”, III. Uluslararası Aksaray Sempozyumu,
25-28 Ekim 2018, Ed. Mehmet Sami Yıldız, Ayşegül Can, Mehmet Özkaya,
Aksaray Üniversitesi Somuncu Baba Tarih ve Kültür Araştırmaları Merkezi
Yayını, Aksaray 1918, ss.479-487.
HALAÇOĞLU, Yusuf, XVIII. Yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’nun İskân Siyaseti ve
Aşiretlerin Yerleştirilmesi, Türk Tarih Kurumu, Ankara 1991.
KARADENİZ, Hasan Basri, Atçeken Oymakları (1500-1642), Yayınlanmamış Doktora tezi,
Kayseri 1995.
KASABA, Reşat, Bir Konargöçer İmparatorluk: Osmanlı’da Göçebeler, Göçmenler ve
Sığınmacılar, Çev.Ayla Ortaç, Kitap Yayınevi, İstanbul 2012.
LINDNER, Rudi Paul, Ortaçağ Anadolu’sunda Göçebeler ve Osmanlılar, Çev. Müfit Günay,
İmge Kitabevi, Ankara 2000.
ORHUNLU, Cengiz, Osmanlı İmparatorluğu’nda Aşiretlerin İskânı, Eren Yayınevi, İstanbul
1987.
Aksaray İle Koçhisar Arasında Paylaşılamayan Aşiret: Hacı Ahmetli| 183
SÖYLEMEZ, Faruk, Osmanlı Devletinde Aşiret Yönetimi: Rişvan Aşireti Örneği, II. Baskı,
Kitabevi, İstanbul 2011.
TÜRKAY, Cevdet, Başbakanlık Arşivi Belgelerine Göre Osmanlı İmparatorluğu’nda Aşîret ve
Cemâatler, İşaret Yayınları, İstanbul 2001.
YILMAZ, Mehmet, “Tanzimat’tan Cumhuriyet’e Sarayönü Havalisinde Nüfus
Hareketleri”, Tarih, Kültür, Sanat, Turizm ve Tarım Açısından Uluslararası
Sarayönü Sempozyumu (24-26 Ekim 2014 Konya) Bildiri Kitabı, Konya 2015,
ss.621-655.
YÖRÜK, Doğan, XVI. Yüzyılda Aksaray Sancağı (1500-1584), Tablet Yayınevi, Konya 2005.

 

İlgili Makaleler

Bir Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Başa dön tuşu