Kıyakçılar Ayakçı Olurken…

Görünüşte gazeteci, aslında birilerinin finanse ettiği AK Partili trolleri yine AK Parti bir bir temizliyor.
Furkan Bölükbaşı denen ne idüğü belirsiz ile başlayan,
Sözde AK Partili troll sosyal medyacılar ve gazeteciler kervanından en son,
Soyadı Küçük, yemekten gövdesi büyük Cem’i de aldılar.
Şu Tamar mıdır nedir, karın ağrısının sesi soluğu çıkmıyor ya…
Gürültü ve görüntü kirliliğine AK Parti bile dayanamayarak tek tek son veriyor.
Şimdi gözler, sözde AK Partili, gönülden zaten cukkacı adaya veda edecek diğer gazetecilerde.
Kıyakçılar ayakçı olurken, “Taraf olmayan bertaraf olur” sözünü de çöpe atmış oldular.
Oysaki her güçlü iktidarın yapıcı eleştiri yapan basına her zaman ihtiyacı vardır.
İktidarın ya da yöneticilerin gözlerini perdeleyen, her şeyi güllük gülistanlık gibi gösterenler bu ülkeye ve idarecilere aslında en çok zarar verenlerdir.
Ülkemizin birçok şehrinde olduğu gibi bizim ilimizde de böylesi kaleminden yağ damlayan basın mensuplarımız elbette var.
Onlar söze hep şöyle başlar:
“Başkanım, başkanım, başkanım…”
“Başkanım bakın, sizin hakkınızda ne yazmışlar.”
“Başkanım, bu gazeteci size yine çakmış.”
“Başkanım, ben olsaydım böyle yazmazdım.”
“Başkanım, Allah’ım sizi bize başkan olasınız diye yaratmış.”
“Başkanımmmmm… Yalap şalap, şurlup…”
Bir de bunlar kapalı kapılar arkasında o çok sevdikleri, ağızlarından yağ damlayan başkanlarını ve yönetimlerini eleştirir de eleştirir.
Bu yağdanlıklar, yağları bitene kadar yağlamaya devam eder.
Kandile yağ damlamayınca,
“Biz başkana dedik, başkanım bu yanlış dedik, başkanım böyle olmaz dedik.
Arkadaş, başkanın bizi dinlediği yok ki!”
Ama bu tipler asla başkanın da mevcut idarenin de yüzüne, kapalı kapılar arkasında konuştuklarını söyleyemezler.
Yakın tarihte başkanlar bunların bu iki yüzlülüklerine canlı tanıklık etse de kullan-at aparatlarına pek ses çıkarmazlar.
Şu inşaat alanlarını kim denetler?Müteahhitlerimiz her ne kadar “işler kesat” dese de,
Aksaray’da her sokakta bir inşaat yükseliyor.
Müteahhitlerimizin sürekli dert yandığı,
“İnşaat maliyetleri uçtu, arsa payları zirve yaptı, demir, çimento aldı başını gitti” söylemlerini bir taraftan dinlerken,
İnşaat malzemelerini sokak aralarına gelişigüzel seriyorlar.
Allah’tan son yıllarda inşaat temellerinin etrafına çit çekiyorlar.
Önceleri inşaat temellerinde ‘hayatını kaybeden çocuk’ haberlerini içimiz acıyarak yapmak zorunda kalıyorduk.
Beyler, şehir merkezinde yeni başlayan inşaatların malzemeleri gelişigüzel yollarda.
Çoluk çocuk bu demirlere takılır diye düşünen yok.
İnşaat sektöründeki zararı milletin yollarına inşaat malzemesi sererek mi gidermeyi düşünüyorlar?
Şu inşaat şantiyelerine mutlaka ciddi bir denetim şart.
İş işten geçtikten sonra hep birlikte üzülüyoruz.
Kalın sağlıcakla.
Hepinizin kirpiklerinden öperim.




