Aksaray Haberleri

CHP’den Milletvekili Altınsoy’a yanıt: “76 bin TL için bu rezalete katlananlar, bu memlekette hiçbir iş yapamaz”

AK Parti Aksaray Milletvekili Hüseyin Altınsoy’un eşinin fakirlik belgesi aldığı tartışmalarına değinen CHP heyeti, Altınsoy’un partiden ihraç edilmesi gerektiğini belirterek, tepkisini dile getirdi.
“Bu özel hayat değil siyasi yaşamla ilgili bir şey”
“Milletvekili mesleğinin bu kadar itibarsızlaşmasından, yaşadığımız örnekten de görüldüğü gibi milletvekili makamının bu kadar incitilmesinden derin üzüntü duyduğumu; hele de bu olayın kendi ilimizde yaşanmış olmasından dolayı yaşadığım üzüntüyü belirtmek isterim” diyen CHP PM Üyesi Ali Abbas Ertürk, “Emeklilere ‘20.000 TL yeter’ diyerek Meclis’e verilen bir önergenin altına imza atan bu milletvekili arkadaşımız, kendi eşine ailenin marifetiyle gidip fakirlik belgesi aldırınca ve bunu da CHP milletvekilimiz aracılığıyla kamuoyuna açıklayınca, bunun siyaseten doğru olmadığını AK Parti çevrelerinden ‘aile hayatı, özel hayat’ gibi duyumlar alıyoruz. Arkadaşlar, bu özel hayat falan değil; bu milletvekilinin kendi siyasi yaşamıyla ilgili bir şey” dedi.
“Seçilen milletvekillerimizin ikisi şimdiden yok hükmündedir”
AK Parti’nin vefat eden Manisa Şehzadeler Belediye Başkanı Gülşah Durbay’ın adının kirli işlere konu edildiğini söyleyen Ertürk, “Siz, mezarında yatan Gülşah Durbay’ın adını kirli işlerinize konu edecek kadar alçalacaksınız; bu kadar insanlıktan, vicdandan uzaklaşacaksınız; sonra da yaptığınız devleti dolandırmaya yönelik olay ortaya çıkınca ‘aile’ diyeceksiniz. Silivri’de onlarca, yüzlerce masum insanı ailelerinden ayıracaksınız; kendinize dokununca ‘aile’ diyeceksiniz. Kusura bakmayın beyefendiler, böyle bir dünya yok. Aksaray’da bildiğiniz gibi seçmenlerimiz dört milletvekili seçti. Bir tanesi 2-3 ay önce partisinden ihraç edildi. Sebebini bilmiyoruz. Değerli vatandaşlarım, sizin seçtiğiniz bir milletvekilini partisi sorgusuz sualsiz ihraç etmişse bunun gerekçesini kamuoyuna açıklamak zorundadır. Yüz kızartıcı bir suç işlediği için mi, başka bir sıkıntısı mı var? Siz bunu Aksaray’da o vekile oy veren seçmene izah etmek zorundasınız. Üç ay önce kayboldu gitti, ses soluk yok. Bu olaydan sonra bu da zaten yoktu, iyice kaybolacak. Dolayısıyla seçilen milletvekillerimizin ikisi şimdiden yok hükmündedir. Bu şehre bu da ciddi anlamda yazık olacak” sözlerini kullandı.
“Hüseyin kardeş biz seninle her şeyi konuşuruz ama başka şeyleri de konuşalım”
Hüseyin Altınsoy’un “Biz çalışıyoruz” diyerek algı yaratan bir fotoğraf paylaştığını söyleyen Ertürk, “Ben de zannettim ki demiryolu için Ulaştırma Bakanlığından yetkililer geldi, bir fizibilite çalışması, bir başlangıç çalışması… Meğer bir anket firması gelmiş: ‘Demiryolu buradan geçerse ne düşünüyorsunuz?’ diye. Bir de ihaleyi verdiklerini söylediği şirketin düz bir çalışanı gelmiş. Vekilimiz de bunu paylaşmış: ‘Biz çalışıyoruz, işimize bakıyoruz.’ Herhalde çok köşeye sıkıştığı için bir algı değişikliği… Uşak’ı konuşalım, Antalya’yı konuşalım, İstanbul’u konuşalım… Hüseyin Bey, Hüseyin kardeş; biz seninle her şeyi konuşuruz. Uşak’ı da konuşuruz, Antalya’yı da konuşuruz, İstanbul’daki arkadaşlarımıza yaptığınız zulmü, onların direnişini de konuşuruz. Ama başka şeyleri de konuşalım” ifadelerini kullandı.
“Devletin malını Hüseyin Altınsoy’un arkadaşlarından korumak için bekçilik yapmak zorunda kaldım”
CHP il başkanlığı döneminde Hüseyin Altınsoy’un da iktidar partisi il başkanı olduğunu hatırlatan Ertürk şöyle konuştu:
“Hüseyin Bey’in arkadaşlarının hazine arazilerine yaşattığı çökmeden dolayı ben il başkanlığı yapamadım; bekçilik yapmak zorunda kaldım. Hazinenin arazisini, devletin malını Hüseyin Altınsoy’un arkadaşlarından korumak için bekçilik yapmak zorunda kaldım. Konuşalım, onu da konuşalım. 800 dönüm lavanta ekilecek diye yakın arkadaşınız, il başkan yardımcınıza hazineden verdiğiniz; bizim de lavanta görmek için gittiğimizde aslında avanta olduğunu açıkladığımız o araziyi konuşalım. Uşak’ı konuşalım.”
“Bir milyarlık fabrikanın dörtte bir fiyatına yakın arkadaşınıza peşkeş çekilmesi için aldığınız randevuyu da konuşalım”
Hüseyin Altınsoy’a yönelik çarpıcı iddialarına devam eden Ertürk, “Size şimdi hiç duymadığınız bir şey söyleyeceğim: Önce el konulup TMSF’ye devredilen, sonra da TMSF’den bir milyarlık bir fabrikanın dörtte bir fiyatına, 275 milyona yakın arkadaşınıza peşkeş çekilmesi için TMSF’den aldığınız randevuyu da konuşalım. Hüseyin Bey, hatırlarsınız; o gün devreye girdim: ‘Bu işi iptal edin, ihalesi de yapılmış; bu işi iptal edin, sokakta gezdirmem sizi.’ dedim. Ve bundan sonra siz TMSF ile konuştunuz, ihale iptal edildi. Bunların hepsini konuşalım. Uşak’ta da, Antalya’da da, İstanbul’da da konuşalım. Bizim alnımız ak; konuşmaktan çekineceğimiz hiçbir şey yok. Kendi içimizde yanlış, yamuk varsa kapının önünde Uşak örneğinde olduğu gibi gereğini yaparız. Ama her şeyi de konuşuruz. Senin cesaretin varsa bunları konuşmaya, ben buradayım. Ben bunları konuşmaya hazırım. Efendi gibi özür dileseydin, ‘Bir yanlış olmuş, söyleyecek söz bulamıyorum, özür diliyorum’ deseydin, biz tamam diyecektik. Ama giderken bu ülkenin en köklü, en temiz kurumuna özür dilerken bile çamur atarsan kusura bakma, buna müsaade etmeyiz” dedi.
“Hazine arazilerinin yüzde kaçı peşkeş çekildi hepsini konuşuruz”
Hüseyin Altınsoy ile konuşmaya hazır olduklarını belirten Ertürk, “Ev sahibi avantajını kullanmak istersen, topla taraftarlarını; o sosyal medyada ‘yedirmeyiz’ diyen taraftarlarını da topla. Biz gelir, oturarak konuşuruz. Korkma; seni yemek gibi bir derdimiz yok. Damak zevkimize uygun bir şey değilsin, öyle bir niyetimiz de yok. Ama AK Parti İl Başkanlığında da gelip seni kadrolarının, tribünlerinin önünde; Uşak’ta, Antalya’da, seninkilerin İlknur İnceözü’n yaptıklarını da, hazine arazilerinin yüzde kaçı peşkeş çekildi, biz kaçını geri kazandık, hepsini konuşuruz. Bunu da bir çağrı olarak yapmış olalım” açıklamasında bulundu.
“İftiracılığa zorladığınız arkadaşlarımızın eşini, kızını, çocuğunu belli belirsiz saatlerde alıp götürdüğünüzü mü konuşalım?”
CHP Ankara Milletvekili Umut Akdoğan ise yaptığı açıklamada, “Son dört gündür Aksaray’ımız Türkiye’nin gündeminde. Neyle gündemde? Aksaray’ımız güzellikleriyle, zenginlikleriyle, stratejik konumuyla değil; maalesef bir milletvekili ile Türkiye’nin gündeminde. Aslında milletvekili olup biteni kabul ettikten sonra ‘Kusura bakmayın, özür diliyorum; bir hata oldu, benim de kabahatim var ama hepimiz insanız, hatasız kul olmaz’ deseydi, biz kendisini hukuka ve kamuoyunun vicdanına bırakacaktık. Fakat yaptığı açıklamanın sonuna baktığımızda kabahatiyle oturmayıp haddini aştığını gördük. Nedir bu haddi aşma? Bakın, bizim arkadaşlarımız, yol arkadaşlarımız, cumhurbaşkanı adayımız, suçsuz günahsız insanlarımız maalesef biliyorsunuz Silivri’de cezaevinde. Kabahatiyle oturmayan Aksaray milletvekili ‘İstanbul’u konuşalım’ diyor. Konuşalım. Aksaray’ı daha fazla konuşmaya devam edeceğiz. İstanbul’u da konuşalım. ‘Uşak’ı konuşalım’ diyor. İhraç etmişiz, partide kapının önüne koymuşuz; neyini konuşalım? ‘Antalya’yı konuşalım’ diyor. İftiracılığa zorladığınız arkadaşlarımızın eşini, kızını, çocuğunu belli belirsiz saatlerde alıp götürdüğünüzü mü; mal varlıklarına el koyduğunuzu mu; cep telefonlarındaki mahrem görüntüleri yayınladığınızı mı; bir yıl boyunca iftiracı olmaya zorladığınızı mı konuşalım? Bizim hassas olduğumuz noktalar var. Cumhuriyet Halk Partisi kuruluşundan bugüne kadar parayla pulla, akçeli işlerle yan yana getirilmedi, getirilemez. Getirilmek istenirse biz buna karşı çıkarız” dedi.
“Eşi biliyor, kızı biliyor; kendisi bilmiyormuş”
CHP’nin kuruşu kuruşuna hesap veren bir anlayıştan geldiğini belirten Akdoğan, “Beyefendi, bizi bu işlerle itham ederken beş kere, on kere düşüneceksin. Madem doğru düzgün hesap vermeyi bilmiyorsun, o zaman hesap vermeye devam edeceksin. Türkiye birkaç gündür şunu merak ediyor: ‘Bu milletvekili ne kadardan kaçıyormuş? Kaç para vermekten imtina ediyormuş?’ Söyleyelim. 27 Nisan 2026 günü bir duruşma başlıyor. Hani milletvekili diyor ya ‘Benim haberim yoktu’ diye… Külliyen yalan. Fakirlik belgesini alan eşi; bu belgeyi dosyaya koyan avukat olan kızı. Eşi biliyor, kızı biliyor; kendisi bilmiyormuş. Yalan. Kızı avukat olarak duruşma salonuna giriyor. Hakim diyor ki: ‘Bu dosyada harç ödendiğine dair makbuz yok.’ Kızı diyor ki: ‘Efendim belge sunduk.’ Hakim soruyor: ‘Ne belgesi sundunuz?’ ‘Fakirlik ilmühaberi sunduk.’ Hakim kızına diyor ki: ‘Sen milletvekilinin kızı değil misin?’ ‘Evet.’ ‘Müvekkilin annen değil mi?’ ‘Evet.’ ‘O halde müvekkilin milletvekilinin eşi, öyle mi?’ ‘Evet.’ Hakim devam ediyor: ‘Hiç utanmıyor musunuz bunu yapmaya? İnsanlar bu dava harcını yatırabilmek için akrabasından borç alıyor, altın bozduruyor. Siz utanmıyor musunuz?’ Ve neticesinde konu gündeme geliyor” dedi.
“76 bin TL için bir milletvekilinin düştüğü duruma bakınız”
Milletvekili Altınsoy’un araya adam koyup neden harçtan yırtmaya çalıştığını soran Akdoğan, “Milletvekilinin karısı beş kardeş. Bu beş kardeşin dördü, erkek kardeşlerine malları bölüşmek için dava açacak. Mallar ne? Ulukışla’da yedi parça tarla. Toplam 162 dönüm. Ayrıca 5 daire ve 1 dükkân. Güncel piyasa değeri 56.600.000 TL. Mahkemeye yatırılması gereken kısmi harç: 304.705 TL. Bunu dört kişi yatıracak. Milletvekilinin payına düşen: 76.176 TL. 76 bin TL için bir milletvekilinin düştüğü duruma bakınız. Dört kız kardeşin üçü fakirlik ilmühaberi alacak ekonomik durumdaysa, bu ne demek? Üzerinde malı mülkü olmayacak, asgari ücretin üçte birinden az geliri olacak. Eğer devlet dört kız kardeşin üçüne ‘fakirsin’ diyorsa, sen iktidar partisi milletvekili olarak bunu da düşünmek zorundasın” sözlerini kullandı.
“76 bin TL için bu rezalete katlananlar, bu memlekette hiçbir iş yapamaz”
Altınsoy’un mali müşavir olduğunu, eşini kendi bürosunda sigortalı gösterdiğini söyleyen Milletvekili Akdoğan, “Hem aktif maaşın var hem emekli maaşın var. Kızın avukat, lüks bir ofisi var. O zaman şunu diyen yok mu: ‘Hanım kızım, etmeyin tutmayın. Teyzeleriniz bu belgeyi almak zorunda olsa da önemli değil; bizim gelirimiz var. Şu 300 bin TL’yi yatıralım, siz işinizi görün.’ Zaten görünen o ki 60 milyon liralık mal var. Bölüşüldüğünde her birine 11-13 milyon TL düşecek. Şu bacılarınıza 77 bin TL borç verin de, 13 milyonluk mal düştüğünde size geri versinler. Bu ne biçim fakirliktir ki miras yoluyla 12-13 milyon TL mal üstünüze geçiyor ama siz ‘asgari ücretin üçte birinden az gelirim var’ diyerek fakirlik belgesi alıyorsunuz. Netice itibarıyla bu rezalet 76 bin TL için yapılmıştır. Bütün Türkiye bilsin: 76 bin TL için bu rezalete katlananlar, bu rezaleti kendine hak görenler bu memlekette hiçbir iş yapamaz” dedi.
“Bizim içimizde 70 bin TL için devleti dolandırabilecek niceleri var’ diyorsanız tamam kardeşim”
AK Parti Aksaray Milletvekili Hüseyin Altınsoy’un istifa etmesi gerektiğini söyleyen Akdoğan, “Eğer ‘Biz AK Parti olarak bu değiliz’ diyorsanız, AK Parti Hüseyin Bey’i ihraç etmelidir. ‘Bizim için çok normal, bizim içimizde 70 bin TL için devleti dolandırabilecek niceleri var’ diyorsanız, o zaman tamam kardeşim; alın, üstlenin bunu. Biz, Türk Hava Kurumu’nun hesaplarında 0,05 TL açık var diye dertlenen İsmet Paşa’nın torunlarıyız. Kimse bizim ahlakımızı, onurumuzu, şerefimizi kantara çıkaramaz. Kurban Bayramı geliyor. Emekliye ikramiye veriliyor. Bu konuştuğumuz meselenin müsebbibi olan siyasal parti iktidara geldiğinde, en düşük emekli maaşıyla iki koç alınabiliyordu. Şimdi yarım koç alınabiliyor. O iki koçu parça parça edip yarım koç aldıran iktidar partisi bunun hesabını vermelidir. Emekliye verilen bayram ikramiyesi Cumhuriyet Halk Partisi sayesinde verilmektedir. Bunu herkes biliyor. Biz o ikramiyeyi söke söke alıp emekliye verdiğimizde bir koç alınıyordu; bugün 30 kalem pirzola alınıyor. Dolayısıyla siz Aksaray’daki milletvekilinizi ve benzerlerini içinizden ayıklayamayacak gibisiniz. Onları ayıklayamadıkça bu memleketi kurtaramayacaksınız. Allah’ın izniyle bu vatandaş sandıkta hepinizi ayıklayacak” sözlerini kullandı.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Başa dön tuşu