“Mutlak butlan kararı tesadüf değil, anlaşmalı olduğu gün gibi ortada!”

CHP Aksaray İl Başkanı Bilal Özdemir, Ankara BAM 36. Hukuk Dairesi’nin, CHP kurultay davasında Özgür Özel ile parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmalarına, Kemal Kılıçdaroğlu ile yönetiminin görevi devralmasına karar vermesine ilişkin açıklamada bulundu.
“Hukuk ve demokrasi gasp edilmiştir”Bugüne kadar siyaset ve hukuk tarihinde böylesine bir karara imza atılmadığını ifade eden Başkan Özdemir, “Bir hukuk garabati ile karşı karşıyayız. Ne Türk siyasal hayatında ne de Türk hukuk tarihinde böyle bir karar bugüne kadar görülmüştür; bundan sonra da olacağını düşünmüyorum. Hukuk ve demokrasi gasp edilmiştir. Buna hukuk derseniz, hukuk millet iradesini gasp etmiştir. Şu anda yapılan, siyasi iktidarın rakiplerini tasfiye etmekten başka bir şey değildir. Yapılan seçimlerde seçimi kazanma şansı olmayan mevcut iktidar ve mevcut Cumhurbaşkanı, yargıyı kullanarak demokrasiyi katletmiştir” dedi.
“Sonuna kadar direneceğiz, partiyi kimseye teslim etmeyeceğiz”Verilen kararı CHP olarak kabul etmediklerini, bu kararın hukuki bir amaçla değil siyasi amaçlarla verildiğini ifade eden Özdemir, “Bu nedenle sonuna kadar direneceğiz. Partiyi kimseye teslim etmeyeceğiz, kimseye de boyun eğmeyeceğiz. Kaybeden Türk demokrasisi olmuştur. Hiç kimse bu işten kârlı çıkacağını düşünmesin. Türkiye’yi Orta Çağ karanlığına götürenler elbette kaybeden olacaktır. Bu işin sonunda mücadele eden Cumhuriyet Halk Partililer kazanacaktır. Herkesin içi rahat olsun, gönlü ferah olsun; sonuçta biz kazanacağız” açıklamasını yaptı.
“Kılıçdaroğlu’nun geçmişine baktığımızda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı siyasi iktidarda tutmak için neler yaptığını hepimiz biliyoruz”CHP’nin bir önceki Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçtiğimiz gün yaptığı paylaşıma da dikkat çeken Başkan Özdemir, şu açıklamada bulundu:
“Kemal Kılıçdaroğlu’nun dün paylaştığı videodan sonra bugün yaşanan ‘mutlak butlan’ kararı elbette tesadüf değildir; bunun anlaşmalı olduğu gün gibi ortadadır. Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçmişine baktığımızda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı siyasi iktidarda tutmak için neler yaptığını hepimiz biliyoruz. 2011’de yapılan referandumda yargıyı iktidara tabi kıldılar; o dönemin genel başkanı olarak hiçbir şey yapmadı. 2014’te bu partiye Cumhurbaşkanı adayı olarak Ekmeleddin İhsanoğlu’nu, bir Atatürk düşmanını, bir Cumhuriyet düşmanını aday gösterdi. 2017’deki o malum mühürsüz oy pusulalarının olduğu referandumda bu sistemin temel taşları döşenmişti; o zaman da hiçbir şey söylemedi. Bugün geriye dönüp baktığımızda, Tayyip Erdoğan’ı iktidarda tutmak için elinden gelen çabayı gösterdiğini görüyoruz. Bugün de aynı şeyi yapıyor. Şu anda il binamız açıktır. Partili arkadaşlarımız gelmek isterse burada olacaklar. Bir kısım arkadaşımızla birlikte Ankara’daki genel merkeze gidiyoruz; destek olmak için yola çıkıyoruz. Parti binamız açıktır; gelmek isteyenleri parti binamızdaki arkadaşlarımız karşılayacaktır.”




