CHP tarihinde kaç defa kapatıldı?

Şu yaşananların, şu manzaranın bir izahı yok.
Nasıl bir döneme düştük arkadaş…
Görmediğimiz, yaşamadığımız ne varsa toptan yaşadığımız bu yüzyılda,
Her sabah tansiyonu yüksek gri günlere uyanıyoruz.
Her zaman söylemişimdir; canım ülkeme demokrasi denen düşünce çok fazla.
Orta Asya’dan göç etmiş bu coğrafyanın insanıyla henüz entegrasyonunu tamamlayamamış bir milletin demokrasi çırpınışı ancak bu kadar olurdu.
Osmanlı döneminde ilk Meşrutiyet’ten, yani parlamenter sisteme geçildiği tarih olan 1830’lu yıllardan,
Atatürk’ün ilk demokrasi denemesi olan siyasi partilerin kurulması sürecinin,
1920-1925 yılları arasındaki çalışmaların isyanlar ve parti kapatmalarına kadar uzandığı canım ülkemde,
Demokrasi gömleği bizim bu topraklara hep dar geldi.
İktidarı elinde tutanlarla iktidarı değiştirmek isteyenlerin tek bir gayesi vardı:
“Acık da bize verin.”
Hani hepimiz çocukluğumuzda oyun arkadaşlarımızın o rengârenk oyuncakları ya da şekerlemelerine,
“Biraz daha oynayayım, ne var, az daha yesem olmaz mı?” mantığıyla bakardık ya…
Ha işte, o gözü doymazlık bizleri bugünlere “topal bir demokrasi” anlayışıyla getirdi.
Tek fark, bu topal demokrasilerdeki kavgalarda maalesef çok canlar yandı, çok bedeller ödendi.
Canı sıkılan askerî darbe yaptı, diğerleri illegal yollar denedi, başka birileri hukuku kendince yorumladı.
Sonuçta fillerin tepişmesi hep çimleri ezdi.
Halk ise her demokrasi arayışında her zamankinden biraz daha fazla acı çeken ve bedel ödeyen taraf oldu.
Çok değil, 10 yıl önce MHP ve MHP içindeki muhaliflerin durumunun bir benzerinde;
Önce mahkeme kararlarının MHP muhaliflerinden yana olması, ardından aynı mahkemelerin bir anda karar değiştirmesi, polisler, barikatlar, kavgalar…
Şimdi CHP…
Yarın hangi parti için yaşayacağız bu demokrasi arayışlarını?
Canlar,
Atatürk’ün 50’nin üzerinde ülkede büstü var.
Atatürk’ün kurduğu CHP mevcut ülkemizi de kurmuştur.
Atatürk’ün kurduğu baba ocağını terk etmemek düşüncesine saygı duymakla birlikte,
Hasar gören baba ocağını yeniden tadilat etmek de sizin elinizde.
Hepimiz baba ocaklarımızı o ya da bu nedenle terk edebiliriz.
Lakin baba ocağımıza daha güçlü döndüğümüz de olmuştur.
Siyasi tarihinde CHP birkaç kez kapatılmış, askerî cuntaların içinden geçmiş,
CHP’den ayrılan birçok parti siyaset yapmış; eninde sonunda CHP küllerinden yeniden doğmuştur.
İmamoğlu ile başlayan bu gerilim siyasetinde ben her mecliste bu yenilikçi hareketin mutlaka yeni bir parti kurması gerektiğini defaten söylemişimdir.
Ben bu söylemleri sıkça tekrar ettiğimde bana hep,
“CHP’nin ne olursa olsun bir tabanı, kalıplaşmış bir seçmeni var” diyenler oldu.
Arkadaşlar, bırakın o taban orada kalsın.
Takım tutar gibi parti tutulmaz.
Halkımız her zaman gücün arkasında yer almayı sever.
Mevcut iktidar hangi partiden koptu?
25 yıldır ülkeyi yönetiyor.
Koptukları parti nerede?
Mevcut iktidarın koptuğu parti de bu ülkenin 50 yıllık siyasetinde var olan, iktidar ortağı bile olmuş bir parti değil miydi?
İYİ Parti MHP’den ayrıldı da kötü mü oldu?
Ha, diyeceksiniz ki; “İktidar da senin gibi düşünüyor, onun için hâlimiz böyle.”
Yoo, bu sefer pabuç pahalı.
Belki kıstas değil ama en yakın Macaristan seçimlerine lütfen bir bakın.
Macaristan’da seçilen yeni başkan da kendi partisinden ayrılmıştı ve ilk seçimde iktidar oldu.
Ez cümle; her ayrılık yeni ve güçlü bir başlangıçtır.
Tarihler, her yok oluşun yeniden doğuşunu yazan destansı yaşanmışlıklarla doludur.
Kalın sağlıcakla.
Hepinizin kirpiklerinden öperim.




