Aksaray Haberleri

170 Taneden 1 Tanesi Bile Türk Değil

2000’li yıllarla beraber ülke futbolunda yaşanan gelişmeler ve artan yatırımlar Dünya üzerinde kulüplerimin ve Milli takımlarımızın başarısını artırırken UEFA kupası, Dünya 3’üncülüğü ve Avrupa kupalarındaki başarılar da o dönemde geldi.
O dönemde ülkenin yetiştirdiği ve sadece adalet duygusu ile sahaya çıkan maçların hakemleri bu başarının görünmeyen kahramanları olurken bu zirvenin ardından ne yazık ki artık dibin dibini görmek için çabalar başladı.
Öncesinde Türk futbolu için kara yıl olan ve kimilerine göre şike, kimilerine göre de kumpas yılı olan 2010-2011 sezonu ile artık futbolda kuralların uygulanışına adalet inancı bütünüyle kaybolurken gerek kulüplerimiz gerekse de Milli takımımız nal toplamaya başladı.
Bu başarısızlık grafiğinde de görünmeyen kahramanlar yine ilk sırada yer alırken marka değeri kalmayan Türk futbolunun tim liglerinde hep beraber organize edilmiş ve kuralları takımlara göre değişiklik gösteren bir sirk izlemeye başladık.
Her hafta güzel maçlara atanmak isteyen üst klasman hakemleri hakemliği bıraktıktan sonra adeta günah çıkartır gibi sosyal medya sayfaları ile TV programlarında hata yaptıklarını anlatarak vicdan oyunları oynarken yerlerine terfi eden hakem kardeşleri de yine aynı adaletsizliklerine devam ettiler.
Bu mantıkta yönetilen Türkiye liginde Avrupa arenasına çıkan tüm takımlar Türkiye’dekinden farklı olan futbol kurallarına çarparak ülkeye erkenden dönerken ülke futbolunun her aşamasında sirk devam etti.
Adaletsizliği ülkedeki herkes görmesine ve marka değerinin erimesine rağmen ses çıkartılmaması sahalarda adalet dağıtması gerekenlerin ekmeklerine yağ sürerken artık futbolda marka değeri denilen hiçbir kriter de kalmadı.
Sahalarda futbolcuların forma renklerine göre değişen kararlar, kimlerin kart göreceğini, kimlerin oyundan atılacağını belirleyen futbolcuların dokunulmaz olduğu TFF Süper liginin tamamlanmasının ardından Dünya kupası heyecanı sardı birilerini.
Neyin heyecanı bunu bilmiyorum ama İstanbul Cumhuriyet Başsavcı vekilinin yaptığı açıklama ülke futbolunun ne durumda olduğunu bir kez daha futboldan az biraz anlayan insanları hayretler içerisinde bıraktı.
Sayın Savcı yasadışı bahis ve değişik soruşturmaların devam ettiğini ancak Dünya kupasında Türk Milli takımının olumsuz etkilenmemesi için Şampiyona sonrasına ertelendiği yönünde bir açıklama yaptı.
Yani ortada bir suç var ve bu suçu işleyenlere şampiyona sonrası işlem yapılacak.
Yani ülke şampiyonu belirlendikten ve atı alan Üsküdar’ı geçtikten sonra işlemler başlayacak.
Marka değeri denilen ülke futbolunun yok edilmesindeki başrol oyuncusu olan hakemlerin gündeme gelmediği bir soruşturma süreci mi var, yoksa şampiyon olan, ikinci olan ya da küme düşen takımlardan oyuncular mı var.
Bunu zaman gösterecek ama bu sürecin ertelenmesinden doğacak mağduriyetleri kimler nasıl giderecek?
Ülke futbolumuzun 2011 yılındaki sonraki marka değerini merak eden ve Dünya’nın sayılı liglerinden olduğu tezini savunanlar 48 ülkenin katıldığı ve aralarında Somali, Gabon Moritanya, Ürdün, Özbekistan, Katar, Suudi Arabistan ile savaşta olan İran’ın da aralarında bulunduğu 50 ülkeden 170 hakemin adalet sağlayacakları müsabakalarda 1 tane bile Türk hakem görev alamayacak.
Bu Dünya kupasının 170 hakeminin içerisinde 1 tane bile hakemimizin girememesi ne yazık ki Dünyanın adaletsizliği falan değil bizim futbol Dünyamızın sirk havasına çevrilmesidir.
Çok değerli görülen Türkiye futbol liglerinde şampiyonu ve kümelerden düşecek takımları belirleyen hakemlerimiz 50 ülkenin 40’ından üstün olduğumuzu iddia ettiğimiz lige dahil bile olamadılar.
Belki de saha içinde kulaklarına fısıldananları değil de gördüklerini vicdanları ile çalabilseler ve tüm liglerin kaderi ile oynayıp ülke futbolunun içine etmeselerdi Elinde düdük olan Türk hakemlerini de o turnuvada görürdük.
Kısacası bu başarısızlığın mimarları utanmadan altlarındaki pisliğin üzerinde çevrelerinde leş kokusu ile oturmaya devam etmiyorlar mı?
İşte böyle bir sürecin ürettiği futbol dünyamızdaki en büyük başarı da 24 yıl sonra katılabildiğimiz Dünya kupasındaki 48 takımda birisi olmak olurdu zaten…

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Başa dön tuşu