Aksaray Haberleri

KUR’AN’I KUR’AN İLE ANLAMAK

Allah’ın Öğrettiği İlim Metodu ve Nisa 82’nin Ölçüsü: 
Kur’an, Allah’ın insanlığa indirdiği son vahiydir. O, sadece okunmak için değil; düşünülmek, araştırılmak ve kendi bütünlüğü içinde anlaşılmak üzere indirilmiştir.
Allah, kitabını insanların eksik kalan yönlerini dış kaynaklarla tamamlayacağı bir metin olarak değil; kendi kendini açıklayan, ayrıntılandıran ve yol gösteren bir kitap olarak tanıtmaktadır.
Bu nedenle Kur’an’ı anlamanın ilk ve temel kuralı şudur: Bir ayetin açıklaması önce Kur’an’ın içinde aranmalıdır. Kur’an Kendi Kendini Açıklayan Bir Kitaptır.
Allah şöyle buyurur: “Onu toplamak da okutmak da bize aittir. Onu okuduğumuz zaman okunuşunu takip et. Sonra onu açıklamak da bize aittir.” (Kıyâme 75:17-19)
Bu ayet, Kur’an’ın açıklamasının Allah’a ait olduğunu bildirir. Allah bu açıklamayı yeni bir kitap göndererek değil, Kur’an’ın kendi ayetleriyle gerçekleştirmiştir.
Bunu Hud Suresi de doğrular: “Bu, ayetleri sağlamlaştırılmış, sonra da ayrıntılı olarak açıklanmış bir kitaptır.” (Hud 11:1) Ve yine: “Andolsun, onlara bilgi ile açıkladığımız bir kitap getirdik.” (A’râf 7:52) Demek ki açıklama kitabın dışına değil, kitabın içine yerleştirilmiştir.
Allah’ın İlim Metodu: Ayetleri Birbirine Arz Etmek Kur’an hiçbir konuyu tek bir ayetle bırakmaz. Bir yerde öz olarak bildirir. Başka bir yerde ayrıntısını verir. Bir surede hükmü bildirir. Başka bir surede hikmetini açıklar.
İşte bunun için Allah şöyle buyurur: “Allah sözün en güzelini, birbirine benzer ve ikişerli anlatımlı bir kitap olarak indirdi.” (Zümer 39:23) Kur’an’ın yöntemi budur.
Ayet, ayetle açıklanır. Konu, bütün ayetler birlikte okununca tamamlanır. Nisa 82: Kur’an’ı Anlamanın Altın Ölçüsü Kur’an şöyle sorar: “Kur’an üzerinde gereği gibi düşünmüyorlar mı? Eğer o Allah’tan başkası tarafından olsaydı içinde birçok çelişki bulurlardı.” (Nisâ 4:82)
Bu ayet yalnızca Kur’an’ın Allah’tan geldiğini bildirmez; aynı zamanda onu anlama yöntemini de öğretir. Çünkü Kur’an çelişkisizdir. Öyleyse bir ayete verdiğimiz anlam, başka ayetlerle çatışıyorsa sorun Kur’an’da değil, bizim verdiğimiz anlamdadır.
Bu sebeple her yorum şu soruyla test edilmelidir: Verdiğim anlam, Kur’an’ın geçtiği bütün ayetlerle uyumlu mu? Eğer değilse, o anlam yeniden gözden geçirilmelidir. Bir Kelimeye Keyfî Değil, Tutarlı Anlam Verilmelidir Kur’an’ın kavramları gelişigüzel anlamlandırılamaz.
Bir ayette “salât” için “dua”, başka ayette “namaz”, başka ayette “rahmet”, başka ayette tamamen farklı bir anlam vermek; aynı şekilde “zikir”, “zekât”, “hac”, “savm”, “secde”, “kıyam” gibi kavramları bağlamdan kopuk ve birbirinden bağımsız yorumlamak, Kur’an’ın kendi bütünlüğünü zorlayabilir.
Kur’an’ın yöntemi şudur: Önce kelimenin geçtiği bütün ayetler toplanır. Sonra kullanım alanları incelenir. Ardından ortak anlam ortaya çıkarılır. En sonunda bu anlam, bütün ayetler üzerinde yeniden sınanır. Çünkü Allah aynı kelimeyi en doğru kullanan ve açıklayandır.
Kalbinde Eğrilik Olanlarla İlimde Derinleşenlerin Farkı Âl-i İmrân 3:7’de Allah iki yaklaşımı anlatır. Kalbinde eğrilik bulunanlar, işlerine gelen ifadelerin peşine düşerek kendi yorumlarını üretmeye çalışırlar.
İlimde derinleşenler ise: “Hepsi Rabbimizin katındandır” derler. Yani bir ayeti diğerine tercih etmezler; bütün ayetleri birlikte değerlendirirler. Vahiy Tamamlanmadan Hüküm Verilmez Allah Resulüne şöyle buyurur: “Sana vahiy tamamlanmadan Kur’an hakkında acele etme.” (Tâhâ 20:114) Bu ilke bugün de geçerlidir.
Bir konu hakkında bütün ayetler görülmeden kesin hükme varmak, Kur’an’ın öğrettiği yöntem değildir. Resul’ün Getirdiği Nedir? Haşr 59:7 ayeti sıkça tartışılmaktadır. Ancak Kur’an, Resul’ün görevini kendisi açıklar: “Resule düşen yalnızca apaçık tebliğdir.” (Mâide 5:99)
“Ben sadece bana vahyedilene uyarım.” (Ahkâf 46:9) “O, hevasından konuşmaz. O ancak vahyedilen vahyi bildirir.” (Necm 53:3-4) Bu ayetler birlikte okunduğunda, Resul’ün insanlara ulaştırdığı şeyin Allah’ın vahyi olduğu görülmektedir.
Gerçek İlimde Derinleşmek Gerçek ilimde derinleşmek; ayetleri parçalamak değil, birleştirmektir. Kur’an’ı açıklamak için önce Kur’an’a başvurmaktır. Bir kavramın anlamını önce Allah’ın o kelimeyi nasıl kullandığından öğrenmektir.
Allah’ın sustuğu yerde susmak, Allah’ın konuştuğu yerde O’nu dinlemektir. Kur’an’ın yöntemi açıktır. Bir ayet anlaşılmıyorsa, başka ayetlere gidilir. Bir kavram bilinmiyorsa, o kavramın geçtiği bütün ayetler incelenir.
Bir yorum yapılıyorsa, Nisâ 4:82 ölçüsüyle sınanır. Kur’an’ın hiçbir ayeti diğer ayetiyle çelişmez. Öyleyse yorumlarımız da Kur’an’ın tamamıyla uyumlu olmalıdır. İşte Allah’ın öğrettiği ilim metodu budur: Ayet, ayetle açıklanır.
Kavram, Kur’an’la anlaşılır. Hüküm, Kur’an’ın bütünlüğü içinde verilir. Ve mümin daima şu duayı yapar: “Rabbim, ilmimi artır.” (Tâhâ 20:114)

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu