Kültürümüz Tepeköy - Tepekoy

 

Ana Sayfa

Haberler

Forum

Muzikler

Videolar

Kim Nerede

Site Yardimi

Iletisim

Z. Defteri

Şairler

Videolar

Resim Yolla
 

Menü
Tepekoy
    Geçim Kaynaklarımız
    Yetişen Ürünlerimiz
    Uydudan Köyümüz
    Köyümüz Hakkında
    Köyümüze Ulaşım
    Kur’an Kursumuz
    Tepeköy Sınırı
    Mevkilerimiz
    Tepekoy

Kulturumuz
    Yöresel Kelimelerimiz
    Eşya Ve Aletlerimiz
    Çocuk Oyunlarımız
    Yemeklerimiz
    Kültürümüz
    İnançlarımız
    Yerel Aletler
    Dualarımız

Köylülerimiz
    Tepekoy Sairler
    Kim Nerede
    ilklerimiz
    Şehitlerimiz
    Sülalelerimiz
    Esnaflarimiz
    Memurlarimiz
    Nüfusumuz
    Ağaçören Şehitlerimiz

Okulumuz
    Okulumuz
    Öğretmenlerimiz
    Okul Resimleri

Tepeköy Resimleri
    Aile Resimleri
    Tepeköy Resimleri
    Cami Resimleri
    Mezar Resimleri
    Mevlit Resimleri
    Düğün Resimleri
    Bayram Resimleri
    Asker Resimleri
    Kurban Kesimi
    Sizden Gelenler

MUHTARLIK
    Muhtar Evrakları
    Muhtarımız
    Azalarımız

ORTAKOY
    Ortakoy Resimleri
    Ortaköy Köyleri
    Ortakoy

AĞAÇÖREN
    Ağaçören Resimleri
    Ağaçören Köyleri
    Ağaçören Okullari
    Ağaçören Hakkında

AKSARAY
    Aksaray Resimleri
    Aksaray Hakkinda

GEREKLI
    Sozlukler
    Eglence
    Cep Telefonu
    Rüya Tabirleri
    Sms Sozleri
    Özlü Sözler
    Kirsehir
    Almanyadaki Türkler
    Ziyaretci Defteri

DINI
    Kurban
    Kabe imamlari
    Ramazan Ozel
    Ramazan İlahileri
    Ramazan Manileri
    Oruç ve Ramazan Hikayeleri
    Ilahiler
    Evliyalar Serisi
    Mektubat-ı Rabbani
    Belgesel Filmler
    Hac Rehberi Video
 
Son Girişler
 idriskarakaya - 1813 dakika önce
 yonetici - 2551 dakika önce
 recep - 2635 dakika önce
 NeyfelKarakaya - 3403 dakika önce
 Tkarakaya - 3821 dakika önce
 
Tepekoy Uydu

 
Kültürümüz

KÖYÜMÜZDE KÜLTÜR VE GELENEKLER


Köyümüzün kültürü tipik bir Anadolu kültüründen farklı değildir aslında, her adet ve geleneklerimiz ufak değişikliklerin dışında öztürk kültüründen ve geleneklerinden beslenir ve kökü kaynağı özbe öz anadoludur.


       İnsanlarımızın genel yapısı büyüklere saygı küçüklere sevgi üzerinedir, büyükler her zaman hürmet görürdü, Köy odalarında büyüklerin sohbeti dinlenir, yarenlikler edilir, savaş ve cenk kahramanlıkları anlatılır herkes pür dikkat bu anlatılanları dinlerdi. Ne zaman televizyon denilen illet alet icat edildi ne gelenek ne kültür, nede insani değerler kalmadı. Köyümüzde düne kadar çok güzel gelenekler hüküm sürerdi mesela bir kadın asla bir erkeğin önünü kesmezdi, kadınlar daima erkeklerin arkasında yâda yanında yürürlerdi, hanımlar yüksek sesle konuşmaz, kendisine mahrem birini görünce peçesiyle yüzünü saklardı. Yukarıda da belirttiğimiz gibi televizyonunu ve teknolojinin gelmesiyle birilikte bunlarda rağbet görmedi hatta ve hatta bunları yapanlar çoğu zaman “hangi çağda yaşıyoruz” kelimeleriyle küçümsendi.

Ama yinede vazgeçilmeyen bazı gelenek ve görenekler yaşatılmaya çalışılıyor, bunların sonuna kadar destekçisiyiz bu konuda.

 

--------------------------------------------------------------------------------

 

DÜĞÜN KÜLTÜRÜMÜZ

Eskiden evlilikler genel itibariyle görücü usulü yapılırdı, kız istemeye bir büyük ile gidilir usul ve adap içinde kız istemesi yapılır, kız tarafı eğer kızı verme taraftarı ise biz bir düşünelim der yok vermeyeceklerse bizim kızımızın gönlü yok, kızımız küçük siz nasibinizi başka yerde arayın denirdi.

Söz kesilince karşılıklı bohça götürme işlemleri yapılır. Kız evinde börekler ve çörekler yapılarak ziyafet verilir ve söz yüzüğü takılırdı. Zaten köy yeri ufak olduğu için herkese birbirine tanır, ailelerin tanışması yâda düşünmesi uzun sürmezdi, kısa zamanda karar verilir ve gençlerin başı bağlanırdı.

Nişan yapılacağı zaman gelin kızın eline kına çalınır, kız arkadaşları tarafından halaylar çekilirdi, nişan yapılmadan bir gün önce kız ve oğlan ailesi bir araya gelir nişanda yapılacak yiyecek ve öteberi konuşulurdu bu bi nevi nişan organizasyonu idi ve oğlan tarafı bunları nişan günü eksiksiz yerine getirirdi ve gelen misafirlere yöresel ziyafet çekilir halaylar çekilirdi.

Nişanlı kızlar ayrıca nişanlandıktan sonra parlak sarı yâda beyaz pullu örtüler yazmalar takarlardı bu örtüler evli olduktan sonrada üç ay civarında takılırdı.

Düğünlerde ise; kız ve oğlan evine bayraklar asılır, bir gün önceden ise kız evinde ve damat evinde gelini ve damat’ın arkadaşları toplanır, onların yanında yatarlardı. Yine kız evinde Anadolu geleneklerinden kına gecesi yapılır geline, gelini kaynanası kına yakılan elin içine kapatılmadan önce altın para koyar, sonra hüzünlü türküler söylenerek gelin kız ağlatılır ve halaylarla geceye son verilirdi.

Düğün gününden bir gün öncede çevre köyler çağırılır etlik kesilir ve gelen misafirlere yöresel ziyafet çekilir, iki gün eğlence yapılırdı, düğün günü ise yine gelin at la getirilir ve damat ekibi gelini, davul zurna ve halay eşliğinde karşılardı, halaylar ve oyunlar gece yarısına kadar sürerdi.

Aslında klasik her Anadolu düğünü böyle olurdu ama gençlerin şimdi Büyükşehirlere yerleşmesiyle bu gelenekler şimdilik hayallerde taşındı.


KEŞİK

Keşik demek sırayla köyün mallarını otlatmak demektir, sıra da denebilir. Köyümüzde her hanenin mutlaka büyük baş hayvanı vardır, her hanenin de tarlada, bağda, bahçede, bostanda işleri olduğu köyün büyük baş hayvanları sıraya konur ve her hanenin malını bir hane güder, bu sıra köyde kalan hane sayısına göre değişir, yani keşik haftada bir de gelebilir, ayda birde.

Keşiği kim güdüyorsa köy malının sorumluluğu da ondadır, sabah güneş doğarken keşik için yola çıkılır, en verimli otlar nerdeyse yâda yaylım neresiyse oraya götürülür köyün hayvanları ve akşama kadar güdülür.

Keşiği güden çobanda mutlaka, dağdaki vahşi hayvanlara karşı bir savunma aleti(tüfek yâda nacak, balta) bulunur, ayrıca güderken uçurumdan düşen, sakatlanan, yâda ölme tehlikesiyle karşılaşan mallar için mundar olmamasını sağlamak için çobanlarda mutlaka bir bıçak veya kama bulunur.

Akşam güneş batmaya dururken de köyün birlik malı tekrar köye getirilip hanelerine teslim edilir.


İMECE BİRLİK İŞİ

Aslında şehirlerde de sıkça rastladığımız yardımlaşmadır ki kökü Anadolu kültürüne dayanır. Bir köylünün gücü yetmediği takdirde diğer köylülerden yardım istemesidir yani var olan zor işi diğer köylülerin yardımıyla kolayca ve çabucak bitirmek için yapılır, buna imece yâda kotarma denir. İmece daha çok köyün ortak menfaatlerinde kullanılır mesela cami, çeşme, okul gibi işlerde köylü kendi şahsi işlerini bırakır ve birlikte bu işleri yaparlar bu köylülerin imecesidir, kotarma ise haneler arası yardımlaşmadır ki mesela bir tarlanın biçilmesi veya ekilmesi gibi işlerde diğer bir haneden yardım istenir ve tarla birlikte kotarılır yani şehir telaffuzunda kotarmanın karşılığı kurtarmadır aslında.


BAYRAMLAŞMA

Köyümüzde Dini ve milli bayramlara her zaman önem verilir ve tam bir bayram havasında kutlanırdı. Dini bayramlarda bayram sabahı namaz dan sonra camini içinde veya önünde ilk bayramlaşma yapılır, büyüklerin elleri öpülür ve hürmet gösterilir daha sonra dağılmadan köyün mezarlığına inilir ve oradaki yatanlar için dualar edilir. Daha sonra bir harmana kurulan masalarda yâda yer yaygılarında saha kahvaltısı yapılır, Daha sonra herkes akrabalarına büyüklerinin yanına gider eller öpülür ve dualar alınır. Büyükler şeker veya para verirler çocuklar bundan büyük keyif alırlardı. Bayramlara şehirlerdeki gibi uzun sürmez öğleden sonra bayram havası kaybolur herkes normal işine gücüne devam eder, ancak yakın köylere bayramlaşmaya gidilir yâda yakın köydekiler gelirlerse bayram uzar

 


 

Üyelik

Kullanıcı : 
Şifre : 
Hatırla :   Gizli : 

 
Hayati Ates

 

Resim Yolla

 
Kim Nerede

 
Kabir Ziyareti

 
İstatistikler
Üyeler
Son üyemiz : gamze_gul
Bugün : 0
Dün : 0
Kayıtlı üye : 796

-Bugün Girenler »0 Dogum Gunu
» hatbil , 


Aktif Üyeler
 Aktif üye yok..
Sitede aktif
Üye : 0
Misafir : 16
Toplam : 16
Rekor : 99 kişi 29.02.2012
IP No : 38.107.179.232
Site sayacı
Bugün Tekil : 74
Bugün Çoğul : 75
Bugün Toplam : 149
 
Ekran Koruyucu

 

Haci Ahmetli Tepeköy Web Sitesi
Tepeköy
Bu sayfa: 0,25 saniyede yorumlandı.