Aksaray El Sanatları Tepeköy - Tepekoy

 

Ana Sayfa

Haberler

Forum

Muzikler

Videolar

Kim Nerede

Site Yardimi

Iletisim

Z. Defteri

Şairler

Videolar

Resim Yolla
 

Menü
Tepekoy
    Geçim Kaynaklarımız
    Yetişen Ürünlerimiz
    Uydudan Köyümüz
    Köyümüz Hakkında
    Köyümüze Ulaşım
    Kur’an Kursumuz
    Tepeköy Sınırı
    Mevkilerimiz
    Tepekoy

Kulturumuz
    Yöresel Kelimelerimiz
    Eşya Ve Aletlerimiz
    Çocuk Oyunlarımız
    Yemeklerimiz
    Kültürümüz
    İnançlarımız
    Yerel Aletler
    Dualarımız

Köylülerimiz
    Tepekoy Sairler
    Kim Nerede
    ilklerimiz
    Şehitlerimiz
    Sülalelerimiz
    Esnaflarimiz
    Memurlarimiz
    Nüfusumuz
    Ağaçören Şehitlerimiz

Okulumuz
    Okulumuz
    Öğretmenlerimiz
    Okul Resimleri

Tepeköy Resimleri
    Aile Resimleri
    Tepeköy Resimleri
    Cami Resimleri
    Mezar Resimleri
    Mevlit Resimleri
    Düğün Resimleri
    Bayram Resimleri
    Asker Resimleri
    Kurban Kesimi
    Sizden Gelenler

MUHTARLIK
    Muhtar Evrakları
    Muhtarımız
    Azalarımız

ORTAKOY
    Ortakoy Resimleri
    Ortaköy Köyleri
    Ortakoy

AĞAÇÖREN
    Ağaçören Resimleri
    Ağaçören Köyleri
    Ağaçören Okullari
    Ağaçören Hakkında

AKSARAY
    Aksaray Resimleri
    Aksaray Hakkinda

GEREKLI
    Sozlukler
    Eglence
    Cep Telefonu
    Rüya Tabirleri
    Sms Sozleri
    Özlü Sözler
    Kirsehir
    Almanyadaki Türkler
    Ziyaretci Defteri

DINI
    Kurban
    Kabe imamlari
    Ramazan Ozel
    Ramazan İlahileri
    Ramazan Manileri
    Oruç ve Ramazan Hikayeleri
    Ilahiler
    Evliyalar Serisi
    Mektubat-ı Rabbani
    Belgesel Filmler
    Hac Rehberi Video
 
Son Girişler
 NeyfelKarakaya - 599 dakika önce
 Tkarakaya - 1017 dakika önce
 zehra - 1199 dakika önce
 yonetici - 1627 dakika önce
 morotti - 2390 dakika önce
 
Tepekoy Uydu

 
Aksaray El Sanatları
El Sanatları

Geleneksel El Sanatları: Aksaray kültürünün bir parçası olan ve geçmişte ekonomik hayata yansıyan geleneksel el sanatlarının çoğu kaybolmuştur. Örneğin, deri işletmeciliği yüzyıllar boyunca Aksaray için önemli bir gelir kaynağı olmuştur. Aksaray'daki önemli birkaç köprüden birinin adının "Debbağlar Köprüsü" yani "dericiler köprüsü" olması dericiliğin uzun yıllar Aksaray'da var olduğunu gösterir.

Bununla birlikte yüzlerce yıldır sürdürülen kimi el sanatları, günümüzde de halen varlığını korumaktadır.

Halıcılık: Çatal Höyük'te ortaya çıkarılan duvar resimlerinde; av, ölü törenleri yanında geometrik dokuma kumaş motiflerine rastlanmıştır.

Doğal ihtiyaçlardan doğan dokumacılık, çok eski çağlardan beri Aksaray'da sürdürülen bir uğraştır. Aksaray Acemhöyük (Sarıkaya Sarayı’nda) de yapılan kazılarda taban üzerinde küçük parçalar halinde ele geçen beyaz renkli keten bezin bir yüzüne altın iplikle koyu ve açık mavi fayans boncuklar işlenmiştir. Bez yangının etkisiyle bir curuf görünümünü almasına karşın M.Ö 1800’lü yıllarda Aksaray’daki dokumacılığı göstermesi açısından son derece önemli bir buluntudur.

Geleneksel Türk el sanatları içerisinde halı dokumacılığının ayrı bir yeri vardır. Orta Asya’da başlamış Türk-halı dostluğunun bugün Anadolu’da halen devam ettirildiği pek çok noktadan birisi de Aksaray yöresidir. Aksaray, Selçuklu devrinden beri ünlü bir halı merkezidir. Bu gelenek Osmanlılar devrinde de sürmüştür.

Geleneksel Aksaray halı tarihi gelişimine ışık tutan müzemizde dört halı vardır. Bunlardan birisi 17. yüzyılda dokunmuştur. İkincisi 18. yüzyıldan kalmadır. Üçüncüsü Aksaray yöresinin "Yatak Halıları”nı andıran modeldir ve yine 18. yüzyılda dokumuştur. Aksaray geleneklerini taşıyan dördüncü halı ise 19. yüzyıl eseri olarak tarihlendirilmiştir.

Günümüz halıları adını verdiğimiz 1950 yıllarından beri devam eden Aksaray yöresi halıları ilimize bağlı "Ova Köyleri" (Armutlu, Yenikent, Eskil, Eşmekaya, Kutlu Köyü, Sultanhanı, Yeşilova) "Bayıraltı Köyleri" (Altınkaya, Ulukışla, Yeşiltepe) "Hasandağı Köyleri" Elmacık, Koçpınar, incesu, Karataş, Gözlükuyu, Taşpınar Kasabalarında dokunmaktadır. Dokunan bu halıların hammaddesi yündür. Taşpınar halılarının atkı, çözgü ve düğüm iplerinin yün olması geleneği günümüze kadar titizlikle korunmuştur. Yün ipler doğal kök boyalarla, yenilerde de kısmen sentetik boyalarla boyanmaktadır.

Aksaray yöresi halılarında günümüze kadar gelen en eski nakış "Üç Göbekli Halı" bezemesidir. Günümüz Taşpınar halısı desenleri özgün bir karaktere sahiptir. Desenlerin büyük bir bölümünün nasıl ortaya çıktığı bilinmemektedir. Aksaray halıları "Taş¬pınar Halısı" ismiyle tanınmaktadır. Halılarımızda kaliteyi belirleyen bir öğe de düğüm sayılarıdır. Eski Taşpınar’larda 1OX1O cm2'lik alanda 40X45 düğüm vardır. Günümüzde elle eğrilmiş iple dokunan bir halıda 1OX1O cm2’de 30X35 düğüm görülmektedir.

Halılarımızda ana renkler koyu kırmızı ve koyu mavi (lacivert)'dir. Bu renkler dışında yerel deyişle kırbız (al), yavşan yeşili (kına rengi), tetir (tarçın rengi), pisi tüyü (gri mavi), erikipi (krem) ve siyah da ana renk olarak kullanılır.

Taşpınar halıları taban, kelle, çift somya, minder, namazlık, yastık, heybe ve eğerlik örtüsü adı verilen çeşitlerde dokunmuştur.

Yörede bordürlere "ayak", dikdörtgen çerçeveye "sandık", sütunceye "sallama", köşe bağlantılarına "tug", üçgen köşelerdeki dar sulara "sızı" kompozisyonun merkezine yerleştirilen madalyona "göbek" adı verilir.

Bir yüzey süslemesi olan halıda Taşpınar desenleri, motif/eri ve renkleri derinlik hissi uyandırarak sonsuzluk çağrısı yapar. Bu özelliğiyle engin Türk halı sanatından kopmadığını gösterir.

Geleneksel el sanatlarından bahsederken Aksarayımız'da da bir zamanlar meşhur olup da şimdilerde kaybolmaya yüz tutmuş kimi sanatlardan bahsetmek yerinde olur.

Tarih Çizgisinde Taşpınar Halıcığı'nın Kökeni: Taşpınar Kasabası'nın bulunduğu yörenin; ilk çağdan başlayarak bir yerleşim birimi olduğu Sardes-Ninova tarihi ticaret yolunun kalıntılarından anlaşılmaktadır. Taşpınar'ı oluşturan tepeler tamamen insan eliyle oyulmuş mağaralarla doludur. Halk, Taşpınar adının "Taş Mağara"dan bozma olduğunu söylüyorsa da, tarihi devirlerin hiçbirinde adını gösteren bir belgeye rastlanmamıştır. Taşpınar adının Yavuz Sultan Selim Devri'ndeki iskan sırasında oluştuğu düşünülmektedir.

Roma-Bizans-Selçuk paralarının bulunması bölgenin bu dönemlerde canlı bir yerleşim ve ticaret merkezi olduğuna işaret etmektedir.

Taşpınar ile ilgili daha sonraki somut bulgular Osmanlı yükseliş döneminin başlangıcına denk düşmektedir. Yavuz Sultan Selim 1514 İran seferinden dönerken Azerbaycan' dan Anadolu'ya göç eden bir Türk aşiretini bugünkü Taşpınar yöresine yerleştirmiştir. Azerbaycanlılar birkaç asır yaşadıktan sonra Taşpınar'ı rüzgar erozyonu, kuraklık ve kıtlık nedeniyle terk edip Karapınar'ın Hotamış Bucağı'na sığınarak burada Taşpınar Mahallesi'ni kurmuşlardır. Bu göç nedeniyle ıssız kalan yöreye Hasandağı’nın eteğinde Tokarız (Bugünkü Dikmen) Köyü'nde yaşayan günümüz Taşpınarlılar gelip yerleşmişlerdir. Bu yerleşmenin 19.y.y ortalarında olduğu bilinmektedir. Taşpınar Halıcılığı da bulunan örneklerin ışığında bu yüzyıldan itibaren başlatılmakla birlikte halının Anadolu'daki varlığı çok daha eskidir. Halı, Türklerin dünyaya bir armağanıdır. Bilinen en eski halı Türk düğümü olarak da bilinen "Gördes Düğümü" ile dokunmuş ve 1947-49 yılları arasında Altay Dağları'nda Pazırık Bölgesi'nde, arkeolog Rudenko tarafından V. Pazırık kurganında yapılan kazılarda ortaya çıkarılmıştır. M.Ö. V-III. Yüzyıllara tarihlendirilen bu halı, bugün Rusya'daki Hermitage Müzesi'nde sergilenmektedir.

Halı, Anadolu'ya Selçuklu Türkleri ile gelmiştir. XIII. Yüzyılda tarihi kaynaklar, saydıkları önemli halıcılık merkezleri arasında Konya ve Aksaray'ı kaydetmektedirler. 1274 yılında ölmüş olan İbn-i Said'e atfen Ebül-Fida'nın verdiği bilgiler de “..Her memlekete ihraç edilen Türkoman Halıları orada yapılırdı.” diyerek imal merkezi olarak özellikle Aksaray'ı belirtmektedir.

İbn-i Batuta H. 732, M. 1331 yıllarında Aksaray'a uğramış ve kenti, gelişmiş, verimli ve canlı bir kent olarak anlattıktan sonra “... beldeye nispetle koyun yününden imal olunan Kraliçeler bir yerde naziri yoktur. Bunlar Şam, Mısır, Hint, Çin ve Türk Beldeleri'ne gönderilir.” diyerek Aksaray'da gördüğü halıları överek anlatmıştır.

Kılıçarslan Devri'nden itibaren Türkleşerek gelişen ticaret ve kervan yollarının kesiştiği ve hanların odaklaştığı noktada yer alan Aksaray, Konya'dan sonra Selçuklu Devletinin en önemli kentlerinden biri olmuştur.

Aksaray'ın bu parlak döneminde İbn-i Said ve İbn-i Batuta'nın 13. ve 14. Yüzyıllarda gördüğü ve kaynaklarda sözü edilen “Aksaray halıları” içinde Taşpınar halılarının payının ne olduğunu bugün için somut verilere dayanarak ortaya koyabilme olanağına sahip değiliz. Ancak Aksaray'ın pazarlama merkezi olarak yörede dokunan tüm halılara adını vermiş olabileceği düşünülmektedir.

Tarih içinde Taşpınar'ın yerini ararken Kanuni Devrine ilişkin tarihsiz “il Yazıcı Defteri”nin 571. Sayfasından 642. Sayfasına kadar olan kısmında Aksaray anlatılırken, Taşpınar adının bir köy yerleşimi birimi olarak geçtiği görülür.

Halı olarak Taşpınar adının geçtiği ilk yazılı kaynak 1869-70 tarihli II. Konya Salnamesi'dir. Salname'de Aksaray hakkında geniş bilgiler verilirken kilim ve seccadelerden söz edilerek Taşpınar'da dokunan halıların da iyi halıların başında geldiği kaydedilir.

Günümüz Taşpınar Halılarının değerlendirmesini yapabilmek için bugünkü örneklerden giderek geçmişle bağlarını kurmak istediğimizde Eskil Ulu Camisi'nde bulunan 19.yy sonu olarak tarihlendirilmiş bir namazlığı en eski ve tek örnek olarak gösterebilmekte idik. Ancak 1986'da yapılan araştırmalarda bu halı bulunamamıştır. 1983 yılında camiden çalındığı söylenen 3 halıdan biri olma olasılığı vardır.

Anadolu’da halıcılık köklü geçmişin ilmek ilmek dokunduğu, atılan her düğümde günümüze geleneklerin taşındığı özgün bir el sanatıdır. Çözgü denilen birbirine koşut dikey gergin ipliklerle doldurulmuş tezgah denilen araçlarda düğüm bağlamak ve bunları sıkıştırmak için aralarından atkı adı verilen ipliğin geçirilmesi ile yapılan yüzü havlı ve çeşitli motiflerle bezeli dokuma demek olan halının Türk tarihi içinde yerini alması pek erken (M.Ö. V-III.yy) dönemlerine dayanır. Orta Asya’da başlamış bu Türk-halı dostluğunun bugün Anadolu’da hala devam ettirildiği pek çok noktadan biri de Aksaray yöresindeki Taşpınar kasabasıdır.

Taşpınar halılarının günümüze değin titizlikle koruduğu özelliklerden bir tanesi atkı, çözgü ve düğüm iplerinin tamamen yün olmasıdır. "Yoz" denilen Karaman cinsi kısır koyundan elde edilen yünün özel bir yeri vardır. Bu halılarda atkı ipliğinin geçirilişi dokuma kalitesini etkilenmesi bakımından ayrıca önem taşır. Alt atkı ipleri düzgün ve gergin olarak, üst atkı ise ön çözgü arkaya arka çözgü öne geçmek suretiyle çaprazlık oluşturarak ve dökümlü bir biçimde yerleştirilir. Böylece dokuma kalitesi yükseltilmiş olur. Kaliteyi belirleyen diğer bir öğe de düğüm sayılarıdır. Eski Taşpınarlar da 10x10 cm2lik alanda 40x45 düğüm vardır. Günümüzde iyi cins sayılan elde eğrilmiş iple dokunan bir halıda 10x10 cm2 de 30x35, satılmak için dokunan normal bir halı üzerindeki 10x10 cm2'lik alanda ise ancak 30x30 düğüm görülebilmektedir.

Bugün Taşpınar halılarında kalite belirlenmesi tezgaha gerilen ip sayısına göre hesaplanmaktadır. 6 m2 lik alanda ise ancak 30x30 düğüm görülebilmektedir.

Bugün Taşpınar halılarında kalite belirlenmesi tezgaha gerilen ip sayısına göre hesaplanmaktadır. 6 m2lik bir halıda 13 veya 15 çile ip (15x40=600) 8-9 m2'lik bir halıda 18-20 çile ip (20x40=800) gerilir. Türk Standartları Enstitüsü'nün raporlarında Taşpınar Halıları ince sınıf halılar olarak nitelendirilmiştir. İplerin renklendirilmesinde doğal boyanın yeri giderek azalmaktadır. Taşpınar halılarına karakteristiğini veren renklerin elde edilmesinde kök boya ve cehri gibi boyacılık tarihinde çok önemli yeri olan bitkiler eski halılar üzerinde kullanılmıştır. Taşpınarı’da ana renklerin koyu kırmızı ve koyu mavi olması bir geleneğe bağlılığı gösterdiği kadar, halıda bir çerçeve oluşturan bordürlerle ana motif olan madalyon düzeni arasında gözü dinlendiren boşlukların ağırbaşlı, dekoratif bir etki yapmasını da sağlar. Ara renkler ise yerel değişle kırbız(al), yavşan şeyili (kına rengi), tetir(tarçın rengi), pisi tüyü (gri mavi), erikipi rengi (krem beyaz) ve siyahtır.

Taşpınar halıları taban, kelle, çift somya, minder, namazlağı, yastık, heybe ve eğerlik örtüsü adı verilen çeşitlerde dokunmuştur. Son yıllarda en çok yastık ve yan halısı denilen “çifthalı” dokunmaktadır. Taşpınar dokuyucuları örneklik denilen 4/1 oranında dokunmuş desenleri kapsayan modellik halılardan yararlanırlar.

Taşpınar halılarının tüm çeşitleri geometrik düzende yerleştirilmiş bitkisel kökenli motiflerle bezelidir. Eski Taşpınar motiflerinde baroklaşmış natüralist bir üslup varken günümüz, de desenler giderek primitif bir görünüm almaktadır. Figüre, kuvvetle üsluplaştırılmış olmasına karşın, pek az yer verilmiştir. Örneğin boynuzlu ayak, boynuzlu sandık komposizyonlarını oluşturan ana motif, geyik boynuzlarının derin tırtıllı yapraklara dönüştürülmüş şeklidir. Zeminin ana motifi olan madalyonların salbeklere benzeyen bölümlerinin kanatlarını açmış kartal figürü olduğunda tüm dokuyucular birleşmektedir. Taşpınar halılarında yüzey, bordür zemin ve köşelerden oluşan bir şemaya göre doldurulur. Halının çeşidi değişse de desenlerin yerleştiriliş düzenleri değiştirilemez.



 

Üyelik

Kullanıcı : 
Şifre : 
Hatırla :   Gizli : 

 
Hayati Ates

 

Resim Yolla

 
Kim Nerede

 
Kabir Ziyareti

 
İstatistikler
Üyeler
Son üyemiz : gamze_gul
Bugün : 0
Dün : 0
Kayıtlı üye : 796

-Bugün Girenler »0 Dogum Gunu
» Saban_Guler , 


Aktif Üyeler
 Aktif üye yok..
Sitede aktif
Üye : 0
Misafir : 18
Toplam : 18
Rekor : 99 kişi 29.02.2012
IP No : 38.107.179.231
Site sayacı
Bugün Tekil : 137
Bugün Çoğul : 137
Bugün Toplam : 274
 
Ekran Koruyucu

 

Haci Ahmetli Tepeköy Web Sitesi
Tepeköy
Bu sayfa: 0,25 saniyede yorumlandı.