Yöremizden

Agacoren ve cevresinde kullanilan kelimer

Aaa = Hareketli oynak, güleç
Aa benizli = Beyaz tenli.
Aga = Anne ,ede,baba,Alaca Köyü taraflarinda daha çok kullanilir
Aba = Anne veya ablaya hitap ederken kullanılır. Ör:Abam nerede?
Abari = Hayret ve şaşkınlık ifadesi.
Abbağa = Bembeyaz
Aboo = Hayret ifadesi
Acer = Yeni
Aces = Haber ( Acesleri Açın Bakalım)
10 Açacak = Anahtar
11 Agaf = Tahıp sapları sal ile taşınırken urganla bağlamak için kullanılan ağaç halka,
12 Agız = İneğin doğum yaptıktan sonraki verdiği ilk süt
13 Ağa = Baba ve dedeye hitap ederken kullanılır. Ör : Ağam böyle dedi.
14 Ağaç gabığı = Yeşil fasülye. örn:avrat gene ağaçgabıı mı bişirdin
15 Ağı = Zehir
16 Ağıllanmak = Sisli kış akşamlarınsa gök yüzündeki ayın kenarlarında daha az koyulukta aydınlık oluşur. bu duruma “ay ağallanmış” denilir. bunu ertesi gün için yağış olacağına yorumlarlar.
17 Ağnamak = Hayvanların kaşınan sırtını yumşak bir toprakta kendini yerden yere vurması terapi etmesi aynı zamanda çamurda çaylakta oynuyan çocuklarada söylenir.örn:gara eşşek küllükte ağnıyoo
18 Ağpahla = Ağpahla yaptım gocaa.iy bayrı önüme bişme diye ağaçgabığı(yeşil fasulye)goymadı.
19 Ağri büğrü = Egri,bükük
20 Ağzına öykenmek = Sesle taklidini yapmak
21 Ahizar = Perişan olmak, bıkmak
22 Ahizere düşmek = Ahuzar etmek.Ör: Şu çocuğun hizmetlerinin zorluğundan ahizere düştüm iyice.
23 Ahraç(argaç) yatırmak = Gübresi için koyun sürüsünün belirli yerde yatırılması
24 Ahraz = Sağır dilsiz.örn:senin o bakışların ahrazı dillendirir
25 Alabacak = Memleketin harley davidson motorsikleti bilmeyen gerçek panlılı olamaz.ıramazan alabacağın ciklesi gırılmış len
26 Alaca düşmek = Üzümlerin kararmaya başlama mevsimi, zamanı
27 Alen = Dur Bekle , biraz bekle
28 Alengerli = Kolayca kırılıp dökülebilecek olan
29 Alengirik = Degişik bıcımde manası. şıltah:Bagırıp,cagırıp cok gürültü yapmak Ör:AmanIn güldeste bacIm nagadarı şıltahıI bi gelinin varımış goca köy baş gelemedi öylede olmaz obiyarşi
30 Aleşmek = Kalmak, durmak. “ör: nerde aleşiyorsun? aleşin hele bende geliyorum.”
31 Aleyçik = Uzun siriklar ücgen sekilde dikilir ortasi bos birakilir etrafi hisir ve otlarla örtülür bag ve bahcede yagmurdan ve soguktan korunmak icin icinde oturulur.
32 Alhah = Aniden baskın vermede söylenen söz. örn:alhah gene mal zebzeye girmiş yav
33 Aligopder = Yeşillik alanda uçan ve adı yusufçuk olan bir tür helikoptere benzeyen böcek. örn:elinda diynanen aligopderimi vuracın ahıllı ol yavrım ahşamaca gopsan faydasız
34 Amıca = Demirçiler kabilesinin söylediği söz
35 Amovv = Hayret ünlemi. örn:amovv len zebzeyi gene yaymışlar bahale
36 Anadınnı = Anladınmı
37 Anadut = Büyük ekin derleme aracı, ucu üç parça
38 Ananmak (ağnamak): = Eşeğin yerde, sırtüstü debelenmesi.
39 Angıt = Angut bir tür av kuşu. örn:baraçın edirafına bi sürü angıt birikmiş ıhsan emmi
40 Annacına = Karşısına alnına anlamında. örn:amovv bide annacıma geçip dırca gelmesinni ziynep bacı dınarıp durdu gelin git yavrım ne biçim gelin yav
41 Annaç = Karşı, karşısı, karşı yüzeye, cephesi, yamaç. Ör: kırda geziyordum yanımdan hızla geçen tilki paşa, bir anda annacıma geçmiş.
42 Apapbba = Bembeyaz. Örn: apapbba asbabı var üstünde.
43 Aporlö = Hopörler. örn:sazcı omarın aporlösü patlamış duydun mu yavv
44 Arageçeliği = Bulaşıcı hastalık ve nezle grip gibi hastalıklar için söylenir.örn:büyük oğlan arageceliği geçirmiş
45 Aripsimek = Özlemek
46 Arpacık = Gözün beyaz kIsmInda cikan bir hastalik
47 Arrıküp = Koçlara karşı durulup toslaması için söylenen söz.örn:bizim goça arrı küp dedim
48 Arsınmak = Ar etmek, utanmak
49 Asbap = Elbise.
50 Aside = Unla Pekmezle yapilip üzerine tereyag dökülen Yöremize ait bir Tatli
51 Asortik = Sosyetik
52 Astap = Çamaşır, giysi
53 Aşık = Asik:Genelde kadin ve kızlar icin söylenir. Ör: Staklı sen bi asik halininen yalınız bazarda napacın abilerin duyarsa bacaklarını gırar bah
54 Aşıraşı = Aşure ayında yapılan aş çorba.örn:iki cıngılda ali emminlere aşıraşı götür emi
55 Aşyirmek = Gebe olan bayanların gebelik boyunca fiziken ve ruhen çeşitli yiyecekleri canı çekmesi allah kocasına sabır versin tutarda ananas mango vs isterse vay o beyin haline .örn:amanın aşyiriyo yavrum bi gopumunan topal saliden bi portekel getiir
56 Avgat =Avukat.örn:aşşa özdea tarlanın tapısının muamelesini avgada virdim yav
57 Avıstı Kalkmak = Doğrulmak.örn:avıstı kahda şu pendirin suyuna bi bah gelin
58 Aviz = Elinden iş gelmeyen, beceriksiz,eli yavaş Ör:Kele gızım nagadarı avizsin goca satlıh gız oldun iki satte bi inaa saayamadın
59 Avrat= Eş, hanım
60 Avurt = Yanak
61 Ayak Yolu = Tuvalet, WC
62 Ayarsız = Densiz, kendini bilmez, hal ve hareketleri uygun olmayan kişi.
63 Aydede = Ay’a denir.
64 Azdırmak = Bir canlıyı hayvanı kaybetmek.örn: şoo gunnacı kediyi bissal yamaca azdırda gel olurmu
65 Azzık = Yolculukta veya yabanda v, bağda yenecek kumanya.Ör:çobanın azzığını verdinmi.
66 Bacı = Abla, kız kardeş
67 Badas = Harmanyeri süprüntüsü
68 Bag bellemek = Üzüm bagini islemek
69 Bakgari= Bakale suna demek
70 Baldircan = Patlıcan
71 Banadura = Domates
72 Bareyy = Bir ünlem. örn:bareyy isgarpin mi aldın fayığın oruya gelmiş mi bayrı böyle alengirli isgarpin
73 Başaklama = Tarladaki başakları toplama
74 Başangı = Büyüklere göre, küçüklerin yaptığı küçük yaramazlıklar.Ör : Annelerin şefkat ve merhametleri o kadar güçlü ki, cocuklarının yaptığı küçük başağılıklarını ya görmezden gelirler, yada ikazla geçiştirirler.
75 Belemek = Eskiden küçük çocukları yumuşak ve sıcak toprakla altını sararlardı bu ile belemek denir.
76 Belik = Kadının örülmüş saçı
77 Bellemek = Öğrenmek
78 Beri bak = Bana bakarmısın
79 Beribenzer = Oldukça iyi hoş.örn:beribenzer daaldi sırma bıyıklıydı kele rahmatlı amov dünya başıma yıhıldı ölünce bi halbır uşağınan galdım bacım hinci 52 sini ohuduyom
80 Beşşik = Beşik.
81 Bezi = Yamur yoğurma işleminde bir ekmek yapacak büyüklükte hamuru kesmek, bezilere ayırmak
82 Bıçkı = Bağ budama da kullanılan bıcak
83 Bıldır = Geçen Sene ( Bıldır geldiydi)
84 Bıtırak = Üzeri çok dikenli bir cins ot
85 Bıttı = Küçük zağar
86 Bıyıh = Buğday bitkisinin yeşil olduğu dönemde bitkiden çıkan bir çeşit küf-mantar oluşumu çocuklar bu siyah renkli küften bıyık yaparlardı ve adıda bıyıktı. örn:ırıık bıyığında kedi bıyığımı ne olmuş len birezde dudayın üsdüne çal len
87 Bızalacı = İneklerin hamilelik hali
88 Bibi = Hala
89 Bikelle = Birkere,hem
90 Bilgiç = Bilgisayar. uşak geceynen bilgice mi gidiyonuz
91 Bimarif = Epey bi zaman sonra
92 Bissaal = Birkaç saat sonra. örn:cafar oğlim nafaat top oynıyacıyık bissaal sonra okula gelin oldumu
93 Bissal = Birazdan, sonra (geç vakit)
94 Bişme = Yemek.örn:aşama ne bişme bişirdin gız
95 Bitirgin = İş bilen, becerikli,
96 Bocut = Küçük aliminyum sülahi.örn:haydı yavrım bi bocut su getir ağpınardan bi gopumunan kele
97 Boğanak = Rüzgarlı, karışık çok bulutlu yağmurlu hava
98 Boğazlı = Çok yemek yiyen kişi.
99 Boran = Şiddetli kar yağışı, tipi
100 Bostan = Karpuz ve kavunun ortak adı
101 Boyak= Boya renkli boyalara söylenir ayrıca kızların da makyajlarınada denir. Ör: Obiyaşı kele yuzune gözune bi boyak çalmış eli yuzu ohunmuyo yav bıde gozelım dıye gezelıyo yav
102 Boydan= Bir tür kadın elbisesi olup, alt ve üst kısmı beraberdir. yani bütündür. yorum:sanırım boydan denmeside bütün baştan ayağa kadar anlamında bir şey olsa gerek. örnek: kızlar düğünde gıcır boydanlarını giymişlerdi.
103 Boyuna = Durmaksızın,durmadan
104 Boyunduruk = Çift süren veya arabaya koşulan hayvanların birlikte yürümelerini sağlamak için boyunlarına geçirilen bir tür ağaç çember.
105 Boyunduruk = Kağnının ok bölümünde bulunur. Boyundurugun deliklerine zelve (iki sopa gibi ağaç) takılarak öküzlerin boyunlarına konularak kağnının çekilmesini sağlanır. Ör: Ancak boyunduruğun altına girenler yükü çekebilirler. Boyunduruğun altına giremeyenler, beyhude ve avare yaşamaya alışmışlardır
106 Böle = Teyze çocukları. teyze oğlu-kızı
107 Börtlemek = Ateşe tutarak veya kaynar suya batırılarak azca pişirmek.
108 Bufaat= Bu vakit Ör: Yarin bufaatları buraya gel
109 Buğrek = Böbrek
110 Bulama= Köpük tatlısıdır. genellikle bizim yörede olur. içine tahin karıştırılarak daha lezzetli bir hale getirilebilir.
111 Bulamaç = Yag,un ve kaymakla yapilan yemek
112 Burek = Böbrek Ör:irebecin buraanden 10 kilo das çıkarmislar sende duynnu len Hilmi
113 Burgu = El Matkabi.örn:malongoz Atullahin Burgusunu Gördünüzmü Len.kirişi burguynan delelim
114 Burutgu = Rüzgar hortumu, yel.
115 Buvarsık= Bağarsak .buvarsığıma üç gündür aş girmedi.
116 Büğrek = Böbrek. örn:büğreğime bi sızı girdi ki sorma
117 Büngüldemek = Kaynamak, fışkırmak
118 Bürgü = Başörtüsü, eşarp. örn:bürgunu nerden aldın bacım irengide bek hoşmuş
119 Büvelek = Büyükbaş hayvanları özelliklede yaz aylarının sıcağında rahatsız edici sinek
120 Büvelek tutmak = İneklerin buğarsama (çiftleşme isteklerinin olduğu dönem)dönemlerinde huysuzlanarak gelişi güzel koşusturma hali.
121 Büz = Betondan mümül boru. örn:çarşıdaki büz gırılmış gara neşet emmiyi çağırın
122 Büzülü = Şapşal kişi
123 Cacık = Yenilebilen yabani ot. Madımak
124 Cafcaflı= Göz alıcı, şaşalı.Ör: İremzinin olunun arabasını gördünmü Zöhre Bacı ne gadar da cafcaflıymış.Bizim uşak bi işe yaramadı anam.
125 Calpi = Çalılık,
126 Care = Sigara
127 Carı = Hızlı, atik,çabuk, acele. Ör: Carı yürü len
128 Carı gel = Hızlı, çabuk, acele. Örn: yavrım carı olele haydı.
129 Cavurtu = Gürültü patırtı. örn:uşak kesin şu cavurtuyu şimdi polüse telefon açıcam
130 Cazzık= Cazzıt Kapı süpürürken çıkan ses.
131 Cec = Buydayın samandan ayrılarak bir yere yığılması
132 Cekat= Çeket
133 Cemse = Jandarma Devriyesi Jandarma Araci. örn:donuşun üsdüne Bide Cemse Gelmesinni Valla çaviş Yörüyün Bahim Diyince Bi Gidiş Vardi Uşakta Topuk Sirta Dağyodu
134 Cereme = Günahı karşılığı üzerine alınacak sorumluluk manasında. örn:sana diyom evlenecin amma bunun ceremesini baban mı çekecek git çalış len angarada para bilikdi
135 Cesaatli = Çeşit çeşit hal ve hareketlerde bulunan,alışık olunmayan işler yapmak Ör:Obiyaarşı Ummusün bacı nagadarı ceşaatli islerin var hic gIrmızı gocadonun üstüne yişil yilek gidermi
136 Ceyran = Elektirik
137 Cıba = Tiftiği yeni kırkılmış keçi.
138 Cıbır= Kuru,sıska, zayıf yada yünü kırkılmış(kesilmiş) küçük baş hayvanlar
139 Cıgıl cıgıl = Pırıl pırıl. Ör : Ayakkabın cıgıl cıgıl parlıyor.
140 Cığır= Karda açıyan küçük yol. Ör: açtığım cığırdan gel,yoksa kara batarsın.
141 Cılbıldamak = Kaptaki sıvının dökülecek gibi hareket etmesi.
142 Cılga = Biçilen ot ve ekinlerin deste arası
143 Cılga = Dağ yolu, Patika
144 Cılga = Dağ yolu Patika Şu Cılga,yı takip et
145 Cılgısız= Dengesizce hareket eden, ayarsız. Gecimsiz,kavgaci
146 Cılk = Tavuğun altındaki yumurtanın bozulması. örn:bizim gurkun cücükleri çıkmıya başlamış amma 3 tene yımırtası cılk çıktı
147 Cıllamak = basladigi seyden cabuk usanmak
148 Cıllamak = Başladigi seyden cabuk usanmak
149 Cıllamak= Oyunbozanlık etmek. Caymak, vazgeçmek
150 Cımcılık = Ipıslak
151 Cıncık = Küçük çanak veya cam parçası
152 Cıncık = gibi Yeni
153 Cıngıl= Bir yerleşim yeri olarakta kullanılmatadır.
154 Cıngıl = Genellikle hayvanların süt sağmada ve yoğurt yapmada(çalma) kulanılan 30 cm civarında derinliği, 5 litre su alabilen, tutmak taşımak için kulpu bulunan, çok kullanışlı bir kap. Ör: Cıngıla bir sorsanız, evde, tarla da, kırda-bayırda ne kadar çok kahır çekmiştir.Süt ve yoğurtda ev sahipliği yaparak kendine güvenenleri mahcup etmedi.
155 Cıngıl = Üzüm salkımının, omcadaki bulunan en küçük parçası. Ör: Çocuklar üzüm bağından en çok cıngıl gibi küçük üzüm parçalarını kopararak yemeyi severler.
156 Cırcır = Fermuar
157 Cırnak = Tırnak
158 Cırrık= Bir çeşit kuş. örn:ne gaderi cırrık var kilise özünde yav
159 Cırrık = kuşu Serçe büyüklüğünde , tepeli kuş
160 Cırtlak= Zıt ,güzel olmayan ,yakışmayan Ör:Üstünda tisörtün rengi cok cirtlak duruyoo
161 Cızı = Tarlara toprağın bir uçtan diğerine çizgi gibi uzanması
162 Cızı = Tarlara toprağın bir uçtan diğerine çizgi gibi uzanması.
163 Cızlavet = Lastikten yapılmış bir ayakkabı çeşidi (Cızlavet ayakkabı)
164 Cızma = Çizme
165 Cifit = Kötü kalpli. örn:Ülen o ne cifit carsisi
166 Cilat = jilet tıraş bıçağı.örn:ciladınan gafayın urgundan gılları alıyımmı memmet emmi.-al bahalım güner yav
167 Cilis= Tamamen, (kötü anlamında). “sen de cilis fikirsizmişin”
168 Cimcik = Cimdik Ör:AnasI dölek durmuyolar diyi çocukları cimciginen bas bas baartdI
169 Cingan = Çingene .örn. Cinganlar seni götürür yavrım.
170 Cingil = Kücük bir ceşit kova türü.. Ör . Sütü cingila sağ
171 Cinni =Deli Divane Olur Olmadik Iş Yapan.örn:cinnimisin Oğlum Gidilirmi Kilise özüne Bufaatlar
172 Culuk =Hindi
173 Cumacelik = Perşembe günü hayır vermek, komşu ile yemek alışverişi, çünkü ertesi gün Cuma günüdür. Ör. Kızım bu gün kapıya geleni eli boş çevirme, kimin geldiği belli olmaz
174
175 Cumacesi = Perşembe günü akşama doğru. Sadaka vermenin daha sevap olduğu anlardan.
176
177 Civelek = Küçük, ufak tefek. sevimli
178
179 Cücük = Civciv
180 Cülden = Cüzdan. örn:aşır emmi cüldenimi düşürdün yav nasıl telaşeli arıyon
181 Çüvelmek = Herhangibir nesnenin bir tarafina agırlık bastığı zaman öbür tarafının havaya kalkması Ör:Usak gagnının ardına üc seklem budayı atınca gagnInIn oku cüveldi.
182 Cüvet = Evin Köşesi Yada Duvar Dibi
183 Çaamel = Baston
184 Çabut = Bez parçası
185 Çahıldak = Koyunların arkasındaki yapışmış dışkı artıkları.ör:gara toklunun çahıldağını kesin suat
186 Çakaralmaz = Düzenli çalışmayan
187 Çakıldak = Koyun keçi gibi hayvanların tüylerindeki sertleşmiş çamur ve mayıs.
188 Çalgı = Kırda yetişen bir tür bitkiden mamul süpürge. örn:gapıyı bi çalgıynan süpür gelin ile malamat olmıyalım
189 Çalkamaç = Ayran yada ekşi pekmez suyu (ekşi suyu)
190 Çap çap konuşmak = Ters ters konuşmak.örn:çap çap konuşma yav
191 Çaput = Eskimiş bez veya kumaş için yada genel olarak bez ve kumaş tabiri yerine kullanılır.
192 Çar = Başörtü tülbent
193 Çardak= Balkon
194 Çarhıt = Eski ,dökük
195 Çarpım = Kat kak yufka ekmek
196 Çatal = inne Emniyet iğnesi. örn:ağağına çatal inne batmış keezi bacı tohtur zor çıharttı
197 Çatma = Üç ince direğin bir ucundan bağlanarak yapılarak üç ayaklı askılık
198 Çebiç = Büyümüş keçi yavrusu
199 Çekgel = Hayvanların yürütülmesinde kullanılan uzun deyneğin arka ucundaki spatulaya benzer metal parçası.
200 Çelimsiz = Zayıf, bakımsız
201 Çeltek = Davar gütmek icin tutulan kisiye denir.cobanin yardimcisi
202 Çemkirmek = Köpeğin havlaması, veya büyüklere karşı saygısızca bağırarak karşılık vermek.
203 Çemremek = Elbisenin kollarını sıyırmak katlamak. Ör: açalarını çemre oğlum gömük olmasın yavrım
204 Çemremek = Paçayı, kolları sıvamak.
205 Çene = Köşe anlamında. örn:çeneden bi bahışı var bellenki bağda kimse yok hemen malı dah etmesin mi zebzeye ustune bı varış vardım betı benzı attı nıyazının
206 Çepellik = Yağmurlu ve çamurlu ortam
207 Çeper = Bahçe duvarına yapılmış çit
208 Çerçi = Köy köy atı ile dolaşarak eşya satan kişi,genelde takas usulu alışveriş yapılır.
209 Çereş = Üzümün ezilerek pekmez yapılmak için suyunun çıkarıldığı yer
210 Çetel = Eskiden.cetel.atarladi.yani,mal,bolmek
211 Çetene = Kenevir
212 Çetik = Çocuk ayakkabısı
213 Çevirme = Agaclarin veya yeni dikilmis fidanlIgIn etrafinin calI veya citle cevrilip koruma altina alInmasI Ör.Dünaan kimin inaa bizim cevirmela girdi len Üsülü
214 Çıbıh = Çubuk. örn:çıbığnan bi girişmiş davara ammma ekine girince davar tıran tıran olmuş yav
215 Çıdırgı = Kuru çör çöpten oluşan yakacak. genellikle yufka ekmek yaparken yakacak olarak kullanılır.
216 Çıdırgı = Tam olarak ne ot nede ağaç olan, ikisinin arasında yanma süresi ottan uzun, ağaçtan kısa olan yakacaktır. bağ çubukları, ince ağaç dalları bu türdendir.
217 Çıhı = Küçük bohça
218 Çıkı = Küçük bohça
219 Çıkın = Ekmek vs sarılan bez
220 Çıkışmak = İkaz etmek. Ör: Yav arkadaş bizim çocuğu ne kadar çıkıştıysamda Süllü’nün Sinamasına gitmesini bir türlü engelleyemedim
221 Çıkla = Sade, tek çeşit, tek cins, arı, duru
222 Çıngı = Köz parçası, ateş parçası. Kıvılcım
223 Çıtlık = Yerde Ilk Bahar Mevsiminde Cimenlik Alanlarinda Yetisen Birtür Yenen Yesillik
224 Çiklek = Çerez Ayçiçeği. örn:ahşama Gadar Ağzinda Bi çiklek Goğda Ağzindan Düşmüyo Kele
225 Çilek = Rutubetli Nemli. örn:dip Dam Amovv Bi çilek Olmuş Girilmiyo Kele Sasi Sai Kohuyo Maa
226 Çilpek = Kumaştan çıkan iplik
227 Çimeter = Secici,zor begenen
228 Çimeter = Zor beğenen, aşırı titiz, kendince çok dikkatlidir.
229 Çimmek = Banyo yapmak, ama bağlardaki sulama yapmak için kullanılan göllerde çocukların suyun içine girip oynaması yıkanması.
230 Çineğer = Arpa buğday vb. şeylerin tanelerini çöpten, tozdan ayırmak için yada, iri olanlarla zayıf olan taneleri ayırmada kullanılır.
231 Çinik = Ölçek
232 Çipri = Kurumuş ince ağaç dalı
233 Çir = Kayısı , erik gibi meyvelerin kurutulmuşu
234 Çirtim = Üzüm salkımının parçası, küçük üzüm salkım
235 Çirtmek = Doğramak
236 Çisenti = İnce yağmur
237 Çitilemek = Deterjanlamak çiti bir deterjan markası ve fiil hali çitilemek.örn:ız bişiy çitile teşti
238 Çitilgi = Kısa dikenimsi ağaç parçaları.örn: tandıra çitilgi getirele ıramazan.
239 Çitlek = Ay çekirdeğinin tanesine denir. çitlemek de ayçekirdeğinin işlenmesidir.
240 Çona = Çobanlara yardım etmesi için tutulan yardımcı ,çırak. örn:davarcı bekirin çonası aaşam uyuya galmış goyunların yarısını canafar parçalamış ,yazzık
241 Çorak = Çorak bilindiği üzere tuzlu bir toprak olup, su geçirgenliği azdır. bu bölgede dam olan evlerin üzerine atılan toprağın adı da ÇORAK olup, toprak belirli yerlerden getirilir işte o yere de çoraklık denir. ör: çoraklıkta çorak kazmaya gidiyoruz.ör: iğdeli yaylasında çoraklık vardır.
242 Çorlu = Zayıf ve hastalıklı
243 Çot diş = Dişlerin üst üste çıkması
244 Çömçe = Kepçe (yemek koymaya yarar)
245 Çöp dürtleme = Bilardo . ahşama gadar çöp dürtleyip geziyo
246 Çörten = Eski tip evlerin damlarındaki eski tipağaç yapımı su kanalı.Ör: Dama yağan yağmurlar çörtenleri doldurdu.
247 Çörtük = Muşmula
248 Çüvelmek = Herhangibir nesnenin bir tarafina agırlık bastığı zaman öbür tarafının havaya kalkması Ör:Uşak gagnının ardına üc seklem budayı atınca gagnının oku cüveldi
249 Daarmen = Değirmen. örn:amovv üsdün başın ne öyle daarmenden çıhmış gibi len
250 Dadanmak = Alışmak
251 Dah etmek = Kötelemek, fırlatmak.Ör: Şu çarhıt iradiyuyu dah edesim geliyor.
252 Dama = Hapishane
253 Damak = Takma dişler için söylenir di ve hakikaten damak aparatıda vardı yatarken suyun içine koymak gerekirdi.örn:zabanan kahdım bahdım damak yok ülenn kopek ağzında bişiy geveliyo aman yitiş avrat dimeden kopek şona aşşa gaçmasın mı didim ki damakdanda olduk avrat amma bi elime geçirirsem ganereyi yamızına dayıyacam gırmayı yav
254 Dambaş = Dam evlerde evin en üstüne denir. bazı yerlerde buna “dam” da denir.
255 Damızlık = Yoğurt mayası, anaç hayvan.
256 Dan = Tan yerinin agarmasi veya kararmasi Ör. Dan olmadan aşam oluyo.
257 Daraba = Evle ahırı ayıran tahta perde
258 Davar = Kücük bas hayvan
259 Davşan ganı = Cok demli olan caya denir.Ör:Gevir tırık boon davsan gani cay icemediya düdügü cugurdadı
260 Dayak = Kağnının önüne (okuna) dayanan çatal ağaç.
261 Deal = Değil anlamında. örn:dealmi len düğünde oynayan sen dealmiydin
262 Dedete = Birçeşit zirai ilaç aslı ddt dir. örn:kumese dedete atın uşak bitten geçilmiyo
263 Deft = Deft kadınların düğünde çaldığı müzik aleti.ör:fadimana bacı iyi deft çalıyon ya bi çal kele
264 Değme = Dokunma
265 Deliannı = Delikanlı
266 Demin = Biraz önce
267 Deneme = Sınama
268 Depik = Tekme ile vurma
269 Depki = Belin sapındaki ayakcalık gibi bi şey necip arkadaş saolsun
270 Dereotu =Hayvanların yemeyeceği acımtrak otlara denir. örn.len şooo tokluya bi kisgel de devre ot yiyecek
271 Derma = Elde çıkan bir tür mantar hastalığı. örn:ıramazanın elinde derma çıkmış
272 Deşirici = Dilenci.örn:deşiriciler Gelirse Gapiya Mihaat Ol Imi
273 Deşirmek = Dilenmek
274 Deve tabanı = Yerelmasına benzer küçük yumrulu bitki
275 Devralem = Ayçiçeği (devri alem) gibi sanki.
276 Devre = Ters. Ör:Oolum soukguyuyu gene ters giymissin len
277 Deyha = Daha
278 Dıka basa doldurmak = Bir şeyi alıcanın son sınırına kadar doldurmak
279 Dıkılmak = Girmek
280 Dıkız = Çok yoğun, sıkışık,taşmak, genelde tarla sürülürken çamurlu hali.
281 Dımıh = Kafanın Üstü (Dımığına vurusam görürsün)
282 Dınarmak = Karşı gelme inatlaşma.örn.garşımda dınarma niyazi
283 Dınılamak = Sızlanmak. örn:şoo sıpa ne dınılıyo bi sest di yav uyutmadı kah
284 Dırca gelmek = Karşılık vermek. örn:git herif dırca gelme bana
285 Dırımak = Tarladaki hışırı tırmıklamak.örn:hamit emmi tarlayı mı dırmıklıyacın
286 Dışoda = Evden ayrı olan oda, misafir için.
287 Dızgara = tarlada kullanılan bir çeşit tarım aleti.Örn:arefe emmi dızgara ile çelikgöle doğru gidiyordu.
288 Dibek = Bulgurun dövüldüğü oyuk taş
289 Dikin = Bayır aşağı. Ör:con dereyi dikin assa vitesden atdiydim ucak gibi vIzIladI
290 Dikme = Fidan
291 Dinelmek = Ayakta durmak
292 Dink = Bulgur yapılan yer mesala fahıların dinginde bulgur çekelim
293 Dinni sünnü= Sanırım dini sünni anlamında yanı sünni mezhebe uygunluk anlamında kullanılıyor.(doğru dürüst). örn:karaoğlan elinden dinni sünnü bir iş gelirse o faat gam yimeden ölürüm
294 Direme = İri kıyım insanlar
295 Direnmek = Bir nesneye dayanmak sırtını vermek.örn:gocaman herif damın çenesine direnmi
296 Dirgen = Dört parmaklı demir harman aleti.
297 Diskinmek = Tiksinmek. örn:hiç diskinmiyonmu bu fışkıdan
298 Dişgir = Dişleri bozuk olanlar veya aralık olan veya tavşan dişlilere söylenir
299 Dişirici = Dilenci .Örn: dişiricimi geldi herif.
300 Diynek = Deynek.örn:diğnemi bi yersen avırdına görürsün gibi
301 Dolak = Boyuna sarılan, örülerek yapılmış boyunbağı.
302 Dökme = Pazarda pılı pırtı satılan aleni giysi reyonu.örn:aman bacım dökmedende bişiy alınmıyobahalı geldi
303 Dölek = Uslu, akıllı çocuk,delikanlı
304 Dölek = Düz yer, düz arazi
305 Dölek durmak = Akıllı durmak
306 Dönderme = Yufka ekmeğin içine yumurta konularak tereyağla yapılan yemek.
307 Döş cebi = Giysinin dışında döş bölümünde yapılna cep.
308 Döşek = Yatak
309 Dövlet = Devlet ülke Hükümet. örn:diş Dövlete Gidekene Türüs Olarak Gitmiş
310 Dulda = Soğuk veya sıcaktan korunmak için set veya siper,duvar
311 Duluk = Yanakla boyun arası
312 Duman = Sis
313 Dümbelek = Darbuka
314 Dünürcü = Kız Istemeye Giden Taraf Talipli Kimse. örn:biliyonnu Aplama Dünürçü Geldi Dünaan Bilezzik Dahdilar şelanen
315 Dürzü = Üçkağıtçı, çapkın.
316 Düve = Bir yaşını doldurmuş inek yavrusu

317 Düven =Eskiden ekinler orak-tırpan vb. ile biçilirlirdi. biçilen bu ekinler harman edilirdi. harman en kenarından başlamak üzere; hayvalara takılmış altında taştan dişleri olan geniş bir tahta ile saman edilir daha sonra savrularak sap ile saman ayrılırdı. düvenşte dişleri tahtadan yapılmış tahtanın adıdır. örnek cümle: e hadin çocuklar memmedali emmi atları koşmuş (hazırlamış) kesin düven sürecek, hep beraber düvene binelim.
318 Düven =Harmanda buyday tanelerini ayırmak için öküzlere koşulup buğday tanelerinin üstünden çekilen altına taşlar çakılmış geniş ve büyük sert tahta
319 Ebe =Nine
320 Ecinli =Cinli, perili
321 Eftikli =Vesveseli
322 Eğrelti =(iyrelti) Gevşek durmak, devrilmek üzere olan, geçici dikilmiş nesne
323 Ehnezimek =Karın aciktigi zaman karnin zil calmasi Ör:yemek yemedim icerim ehnezidi
324 Eke eke =Büyük büyük cesaretle. örn:şona bahale eke eke buyanna geliyor
325 Ekiz = Ekiz . örn:mıllanın ekizler zabanan(sabah)demirçi bağına gidiyodu
326 Ekke bıçaa = Panlıya has bir bıçak türü ne yazıkki imalatçısı vefat edinceunutulmaya yüz tuttu, veyaşimdi makbul değil, Çin malları yüzünden belki de. Ör: Ekke bıçağını bir kösireye vur aşır.
327 Ekti = Sütü çok olan koyunları emen, gözü açık kuzu.
328 El el epelek = Bir çeşit çocuk oyunu.örn:akşam alettirikler gidince el el efelek oynadık.
329 Elbiz = Örümcek ağı.Ör: duvardaki elbizleri süpürge ile al.
330 Elcek = Tırpanın sapına takılan, el ile tutma yeri.
331 Eletmek = Götürmek
332 Eletmek = Götürmek Ör:Cezmi guzum ha su gurban etini bi hüsne bibine elet gel yavrIm sevap olur
333 Elevay = Uyuşuk demek mi? yoksa becerikli olmayanlar için mi kullanılır. Ör: Ne kadar da elevay bir topluluk haline geldik. Oysaki çalışkan idealist ve koşanlar sayesinde elavaylıktan kurtulacağız.
334 Elham = Fatiha suresi.örn:üç gulfu bi elham okudun mu
335 Elik cülük = Herkes ör: Iraz bibinin dügününe elik cülük dolusmus
336 Ellaham = Sanırsan, zannederim, muhtemelen,herhalde
337 Ellaham = Yılın kelimesi
338 Elleme = Dokunma, elini sürme
339 Ellik = Eldiven. örn:elliğini ebenni ördü guzum gözü nası seçmiş
340 Elmalık = Elma bahçesi. örn.refik gocanın elmalıktan elma aldım helal etsin
341 Emi = Olur mu? Tamam mı?
342 Emmi = Amca
343 En = Hayvanların tanınması için genellikle kulaklarına vurulan işaret.
344 Enemek = Erkekliği alınmış
345 Enerci = Çatılara yazın su ısıtmak amaçlı aslı güneş enerjili su ısıtma sistemi olan ve kazan boru ve levhadan oluşan düzenek. örn:fazlı kağlerin fazlıda enerci daktırmış yav göruyonnu
346 Enik = Kedi , köpek yavrusu
347 Eniklemek = Birden ortaya çıkmak sanki yerden bitmek. örn:ülen ofusa buda virmeye gittim sıraya gectim kimse yoktu zabanan hoca allhuekber diyince bi bahtım her yire motur gamyon enıklemiş boş virmeye gelmiyo çavış
348 Eoo = Eoo malın önüne geçele zebzeyi yayılacak
349 Eoo = Kadınların kocalarına hitap şekli, aradaki mesefe uzadıkça ooo harfleri çoğalır
350 Erbap i=şten anlayan, işin ustası . Ör: Dede emmi hayır işlerinde tam erbap adam.
351 Erbap = İşten anlayan, işin ustası . Ör: Dede emmi hayır işlerinde tam erbap adam
352 Erdevil = İri Büyük
353 Ereysi = Yarasa. Örn: ereysi uçtumu.
354 Ergen = Genç kız, delikanlı erkek
355 Erinmek = şenmek
356 Erkek = Eş Herif, koca, öteki, leyn
357 Esbap taşı = Tokacla camaşır yıkarken, çamaşırın altına koyulan taş.
358 Essah = Sahi, gerçek
359 Evelenmek = Yalanmak.örn:çabık gel gaveeden evelenme oldumu herif
360 Evelik = Genis ve uzun yaprakli, eksimsi, sarma yemegi yapmak icinde kullanilan bir bitki türü
361 Evildenmek = Eline geçen ufak tefek işlerle uğraşmak, vakit geçirmek
362 Evirgaaç = Yufka ekmek yaparken saçta pişirilen ekmeği evirip çevirmek için kullanılan ağaç çubuk
363 Evlek = Bir parsel ev yeri. örn:çelikgölden bi evlek yir aldım yav
364 Evlek = Tarlanın yarım dönümüne yakın küçük bir kısmı
365 Evmek = Acele etmek
366 Evmek = cele etmek. örn:ne eviyon kele fadimana bacı oğlun esgara gidince gelir baalım sayılı gün tez geçer
367 Evmek = İvmek Acele etmek.
368 Evran = Bir yIlan insanlar tarafindan görülmez ise asiri derecede büyür ve güclü olurmus Örolum bizim dilmit üzümlü bag varya orda evran gördüm sakin oriya varman. (Rivayetmi gercekmi tam bimiyorum bilen varsa yazsin ne dersiniz gurbetci ve aleycik kardesler)
369 Eymenmek = Çekinmek. örn:ne eymeniyon yavrım yi şu yimeaa
370 Eysiran = Hamur Teknesini Kazıma Aleti, El Sıyıran
371 Ezme = Olgun kayısının ezilerek pelte haline getirilmesi.
372 Farh = Fak kapan tuzak fare yakalamakta kullanılan alet.örn:gocaa farhı dipdama gursaydın kele sıçanlar pindiri yimiş tuluh halbıra dönmüş üstdünede bi tike yağ çal.,—-oldu garıı yalınız farhı uşak almış ellam
373 Fayans düzmek = Kahvede okey oyunu oynamak. örn:fayans düzmedenmi geliyon herif gene
374 Ferik = İkinci eş, cücüklenmemiş tavuk
375 Fığ = Taze mercimek bitkisi işlenmemiş hali. örn:amoov ne zorumuş kele fığ tarlasında fığ yolması gaynana zöhmü çekmek yav
376 Fırdöndü = Koşarak çevrindi
377 Fışar-sürgün = Ağaçların taze yetişmiş ince dalları. yeni uzamış olarak.
378 Fışkı = Hayvan gübrelerinin tezek yapılmak için dışarıya atılmış hali. uzun süre dışarda kalır ve birikir ta ki ilkbaharda tezek basılıncaya kadar. not: bazı zamanlar kadınlar birbirine kızdığında küfür olarak kullanırlar.
379 Fışkı = Hayvanların dışkılarının dışarda bekleyen hali. fışkı baharda sulanarak kaynakta basılır. çıkan kurumuş şekil tezektir
380 Fıtık = Daha cıvık ve beyaza yakın renkli olanı.
381 Filankes = Birisi
382 Firek = Domatesin kızarmadan önceki yeşil hali. örn:gızım bi firek salatası yap canım cekti
383 Firek = Domatesin yeşil hali, olmamış domates. Eski büyük kapı kilitlerinin anahtarı.ekini yeni biçilmiş tarla
384 Firez = Aniz,ekinin Biçildikten Sonra Tarlada Kalan Kismi
385 Firik ütmek = Buğdayın daha tam olgunlaşmamış halinin koparılarak ateş üzerinde ütelenmesi (tam pişirimemiş hali).
386 Fistan = Uzun bayan elbisesi
387 Fişeklemek = Kışkırtmak
388 Fitlemek = Birisini birisi aleyhine kışkırtmak, tahrik etmek, kışkırtıcı haber götürmek.
389 Foter = Fötür şapka. örn:rahmatlı garınnı foteri başından hic atmaz dı yav
390 Foturaf = Fotoğraf. örn:üşler bi vesiygalık foturaf çek yav
391 Gaarşak = Yazın davarın yattığı çevresi çalılarla çevrili yer.ör:hamızaların davar gaarşaktan çıkmış
392 Gabala pazarlık = Hepsi birden. Ör : Müşteri karpuz satan satıcıya : Şuradaki karpuzlara gabala kaç para istiyorsun?
393 Gaçılmak = Yol Vermek çekilmek.örn:gaçilin Len Motur Geliyo
394 Gadana = İri yapili yük cekmek icin kullanilan bir at cesidi
395 Gafislemek = Kafeslemek,bir kimseyi emri ve etkisi altına almak. örn:görüyonnu kele oğlanı iyce gafislediler eli golu bağlı bacım bi gelip neşalsiniz diye sormaz bize
396 Gah gah = Köpeklere söylenir., örn:gah gah karabaşım gah
397 Galektersiz = Karektersiz.örn:şoo Galektersizin Yanina Gitme Diyom Sana Bi Lafimi Dinne Kele
398 Galesiz = Vurdumduymaz, tasasız
399 Gamaşmak = Göz veya dişler için kullanılan rahatsızlık ifade eder
400 Gamga = Kesilmiş söğüt,kavak gibi ağaçların kabuğu
401 Gammaz = İspiyon eden kişi
402 Ganafer = Kalörifer. Örn:caminin kanaferi yanıyomu yav.
403 Gancıh = Dişi köpek, adam satan
404 Ganere = Arada gezen, avane, genelde köpekler için kullanılır.
405 Ganevçe = Genç kızların yaptığı el işinde olan sineklik gibi olan şey.örn:ganaviçe gasimin dükkanda bahalanmış
406 Ganırmak = Eldeki bir cisimle ,herhangibir maddenin destegini alarak bir maddeyi oldugu yerden hareket ettirmek
407 Ganime = Bir cok , fazlasiyla ,asiri, yeterince anlamini tasir.
408 Gapalıpazar = Pazar günü. Örn. Gapalıbazar mektep gapalı yaa bacı.
409 Gapcık = Herhangibir bitkinin dis yuzeyini kaplayan kabugu Ör:misir gapcigi
410 Garınça = Karınca. örn:şoo damın dibinda delikleri bi suva goca garınçadan geçilmiyo ya. —-oldu avrat tekenin orda çimentonun torbası na gadar biliyonnu para var mı yoh mu bildiğin yoh
411 Garipsimek = Özlemek
412 Garman çorman = Karmakarisik olmak
413 Gaşgol = Atkı, fular, boyunbağı
414 Gaşşıh = Kaşık.örn:ana gaşşığı virele çorbayı neynen içecem eliminen mi. —marrot on elim yoh ya yav kah da gendin al sıracalı
415 Gatır = Topac bir degnegin ucundaki ince uzun capula gatira vurularak vizir vizir dönderilir
416 Gattiri = Bu kelimeyi en cok bekci yaab emmi kullanirdi bizlere talim yapdirirken cabuk olun len gaddiriler derdi. Genelde kızınca söylenir.
417 Gavırga = Mısır patlağı. örn.haydi uşak gavırga ni coldu
418 Gavi = Kalın, Sağlam (Dışarı Soğuk Üzerini Gavi giyin)
419 Gavut = Kavrulmuş undan yapılmış bir tatlı
420 Gayış = Kemer, kayış
421 Gaylolmak = Razı olmak, kabul etmek. Ör:Ahmet ağa atını vermeye gaylordu mu en sonunda
422 Gayme = Kaime osmanlı dönemınde (sultan abdulmecid devrinde çıkan ilk osmanlı banknotudur) olan kağıt para. örn: löooyn bazarçıı şo pazen fistan gaç gayme
423 Gaynamak = Bir yerde o nesnenin canlının çok ve bol olması. örn:amovwv bissal bağa gittim elmanın dalında garınça gaynıyo yav ağacı yimişler yav
424 Geleni = Gelincik sansar türü bir kemirgen.örn:geleni zebzeyi mahvetti
425 Gendi = Kendi
426 Ger = Ör: Geriyi goz garii samana gidiyom.
427 Geri = Yük taşırken (saman gibi9kağnı üstünde ve kagnı şekline göre ve dayaklarla (ağaç) yukarı asılı duran kalın kilimden yapılmış malzeme
428 Get = Bırak, boş ver!..
429 Gevelemek = Ağzında bir lokmayla yada bir nesneyle yutmayıp çiğnemeyip oynar gibi yapmak bir türlü söylenmeyen söz içinde söylenir. örn:ne ağzında geveliyon lafı kele
430 Gever = Birkaç kola ayrılan su arkı. garığın önü.örn: geveri çevir emmi
431 Geviş getirmek = Hayvanların otu çiğnemesi. örn.ne geviş getiriyon öyle bazı insanlarada söylenir
432 Gezinmek = Oyalanmak.
433 Gıcır = Yeni taze
434 Gıçari = Bacaklari çarpik Olan. örn:giçari Geliyo Yan Gaçil Len
435 Gıçgıç = Sehba. örn:gıçgıçın üstüne goyduydum parayı dölek söyleyin uşak kim aldı?
436 Gıçgırma = Havali Yürüme.örn:gevir Giçgirma Nirden Geliyon Len
437 Gıdımınan = Azar azar Ör.Dükkanci emmi fındıkları dartarıkan gıdımınan goyuyon elin titremesin yav
438 Gıdıraf = Sadece tuz gölünün kenarında yetişen bir bitki türü. hayvalar yediği cinsten.
439 Gıfır = Agaclar yeserince yapraklarinda yuva yapan kurtcuklar
440 Gığ = Taze mercimek bitkisi işlenmemiş hali.örn:amoov ne zorumuş kele fığ tarlasında fığ yolması gaynana zöhmü çekmek yav
441 Gıllı = İcten pazarlıklı , sinsi Ör:Yoh Iraz bacım sen bizim gelinin öyle masim masim duru$una bahma O ne GIILI sen biliyonnu
442 Gımçıtmah = Bir bitkiyi topraktan köküyle çıkarmak isterken istemeyerek koparmak.ör:çiğdemi kımçıtma
443 Gımıh = Kücücük, ufak Ör:Hele bahale irismiyeceye bi gımıh bacayınan garsımda hosur hosur care tütüttürüyo
444 Gındap = Kendir yapımı ip(Genelde süpürge yapımında kullanılır. Çuvaldız iğnesi ile işlem yapılır)
445 Gıpraşmak = Yerinden hareket etmek.
446 Gıptı = Cimri
447 Gırafata = Gravat
448 Gıranlan giresice = Hastaliklar Bulasica Gibi Art Niyeti Olmayan Bi çesit Beddua Gibi Temenni Gibi Bi Söz. örn:giranlar Girecce Zebzeyi Yaymiş Nolurdu şoo Yanda Gudeydin Malini Maşini
449 Gırkfikir = Düşüncesiz. örn:yav arhadaş bu oğlan nagadarı gırfikir yav
450 Gırklık = Koyunların yünlerini kesmeye yaryan makas. Ör: Gırklığı biledinmi.
451 Gırlet = Küçük yastık
452 Gırma = Av tüfeklerinin tekli olanları için söylenir.örn:bekçi yaabın gırma cıyıl cıyıl yanıyodu len
453 Gırmızı = Domates
454 Gırtışık = Buruşuk, gırışık
455 Gısga = Sogancik. GIsga ekilince sogan meydana gelir
456 Gıstırgaç = Mandal.kuyruğu kıskaçlı bi çeşit böcek ağaçta gamgah altında çok çıkar.örn:gıstırgacı öldür irecep.
457 Gıt ganaat = Zor şartlar icnde elindeki cok yetersiz imkanlarla Ör:Niyliyim kezzi bacim on baş horantaynan bi emekli maşıynan gıt ganaat geciniyoh
458 Gıtıkelli = Dogrulugu pek olmayan,yalan konusmakÖr:Git oglum yaw isin gücün gitikelli okumak
459 Gıtır = Çelimsiz,zayif .Ör:GevIr gitira bah hele halInada bamIyoda beni lalanIyo
460 Gıvrak = Hızlı,cabuk
461 Gızıl = İşcimelin tersi
462 Gicişmek = Kaşınmak. örn:ulen cafar sırtım gicişiyoo bi kaşı len
463 Gidişmek = Gidişmek:kaşinmak.örn:sirtim Bi Gidişiyodu Amma Bölük çavuşu Aldiynan Beni Hamemlaeya Dah Itti Ofaat Gurtuldum Bitten Zabaa Gadar Gubalandim Yav
464 Giriftar = Saklı yapılan işler için kullanılır.ör: giriftar oldum.(Çekiç Ali nin bi türküsü var)
465 Girişmek = Kavgaya karışmak kavga etmek atak yapmak.örn:ağzına yüzüne bi giriştim ki sorma ya
466 Gobül = Sakatlanmış olanlar için koltuk değneği. Ör: Arif emmi göbülünü unutmuş.
467 Gocuk = Kışın giyilen kalın palto türü giyecek.örn:gocuğu gavi giyin
468 Goğ = Dedikodu. örn:ahşamaça işin ne goğlaşıp duruyon bacım bi işin ucundan dutma yok
469 Golarmak = Havalara girmek,hava atmak Ör:Bahale tıhırdahlıya mintanının yahasında kirinden habarı yoh milletin yanında böyle gubarır
470 Golaşmak = Bir kimse hakkinda konusmak
471 Goltuh = Kolun alt kismi Ör:Abdıraman emmim goltuunda iki garpuzunan evin yolunu duttu
472 Goma = Dikkat çeçmek için söylenen bir ünlem.
473 Gonah = Sactaki kepege derler
474 Gonşular = Komşular
475 Gopuşmak = Kopuşmak, koşuşmak
476 Goyun gözü = Ağaçta yetişen bir çeşit meyve
477 Goyurmak = Bırakmak. örn:len len gopele davarı goyur çabık
478 Göbelek = Mantar
479 Gödek = Kısa boylu
480 Göğermek = Yeşillenmek, sebzenrin, fidanların veya peynirin yeşillenmesi Ör: Baharla birlikte sebze ve fidanlar göğerir.
481 Gömük =Çamur. Örn: üstü başı gömük olmuş bahale.
482 Görüm =Görümce
483 Götün götün = Gelmek Geri Vites,arka Arkaya Gitmek
484 Göz = Yer altından az miktarda çıkan işme suyu, doğal kaynak suyu
485 Gözlemek = Bir yerde bir şeyin geçip geçmediğini beklemek.Ör:tren geçtimi gözle?
486 Gözzek = Sulak ve cayIrlI otlak alan
487 Gubalanmak = Gubalanmak:rahatsiz Olmak Aşiri Derecede Kaşinmak Yerinde Duramamak.örn:başina Bit Düşmüş Gubalaniyo Yav
488 Gubalanmak = Kaşınmak
489 Gubarmak = Gururlanmak , havalanmak,şişmek. Ör:Olum erkek culuk gibi gubarma, inneyi batırırsam, havanı alırım.
490 Gulagasma = Önemseme
491 Gulakasma = Önemseme
492 Gulakcalık = Kulaklık. örn:tekenin hanifiye bi göster gulakcalığı tamir etsin
493 Gulgulu = Testinin 1/4 oranında küçük olanı. Küçük çocuklarım taşıması için.
494 Gulhu = ihlas süresi.örn:gulhu ohumadan mezerin başından ayrılma yavrıım
495 Gullap = Menteşe
496 Guma = İkinci eş
497 Gumgumu = Kayalarda revaçta olan bi çeşit kellenkesti(kertenkele) yapışınca beyaz eşşek sütü içene kadar bırakmazmış
498 Gumrukmak = Şimarmak
499 Gunnacı =Hayvanların gebe olma hali. örn:yavrım daş atma yazzık gunnacı kedi yavrım
500 Gupürtü =Apansız aniden gelen sesler. Ör: Ortalığa bi gupürtü çöktü aman yarabbi o neydi gız kele allah mafaza amooov ta çelik gölden beri mauuuvvv
501 Gurbaa =Kurbağa. örn:len göğ gurbaayı kim vuracak
502 Gurdükmek =Gürültü ,patIrtI yapmak Ör:Kele anam nagadarI basangI usaklarin var boon hic durmadan gurduktüler.
503 Gurh =Tavukların kuluçkaya yatması.örn:tavıh gurh olmuş bi suya basında kele gıyyıklaması
504 Gurna =Evin odalarındaki dip köşesi
505 Gusgun =Semerin arkasından iki taraflı olarak hazırlanmış kalın ip ,yada bez parçasından oluşan kısım. hayvan yokuş aşağı inerken , semerin kaymasını engeller. hayvanın kuyruk altının az aşağısına denk düşer,Günümüzde arabalarda emniyet kemeri ne kadar önemli ise, eskiden hayvanın üzerinde duran semer için gusgun o kadar önemli idi.Çünkü gusgun olmadan hayvanın azerine binerseniz, can güvenliğiniz tehlikeye girebilirdi
506 Guşane =Büyük kap.örn.guşenede ekmek galmamış paşa bi gopumunan topal sali den getirele
507 Guvalmak =Şimarmak
508 Guzu gursağı =Yeniler bir çeşit mantar
509 Gücelen =Zor sartlar altında,güclükle Ör:Baa belledikten soona eve gücelen düstüm
510 Gücük =Şubat
511 Güççük =Küçük
512 Güdül =Küçük güveç kabı, köpeklere yem verilen kap
513 Güğüm =Su taşımak ve ıstmak için kullanılan su kabı
514 Gül cacığı =Kabaktan mamul bi çeşit yemek
515 Gümpür =Patates
516 Gümrah =Verimli yer, toprak
517 Günarşi =Güneşin ısıttığı duva dibi.Örn: Günarşiye geçin bacı üşümeyesiniz.
518 Güvaan =Arı büyüklüğünde olanların adı: GÜVAAN. dehşet ısrırlar.
519 Güverenti =Sebze ekili yer,yesillik
520 Habire =Durmadan
521 Hacana =Ara bulucu işler yapan kadınların başı.örn:aman yavrum gapat şu televizyeni büssürü hacana fink atıyo
522 Hacet =Alet, edevat
523 Haft =İçi oyuk ağaç, hayvanların yiyeceklerinin konulduğu yer.
524 Halbur =Ekini eleyip samandan arındırmak için kullanılan alet
525 Halık =Hayvanların üzerine binmek için elde dikilmiş semerden daha ince , içerisi yün yada çaput ile dolu mindere benzer. Ör: Köy hayatında halıkların rahatlığını başka şeyde görmek mümkün değil.
526 Halleşmek =Birlikte bir yükü götürmek
527 Hamıt =Atın, eşeğin boynu acımasın diye bez ve muhteviyatından olan parça
528 Hamirlemek =Denelemek:koyun ekini fazla yediğinde hasta olma durumu sabunlu su içirirler koyuna.örn:davar denelemiş bi sabun getir.
529 Hana =Halı, kilim dokumak için , dokuma düzeneği.
530 Hapın =Çaresiz naçar derdine deva olmayan. örn:şoo dipide bi hapın galmaya gör
531 Haral =Büyük çuval.
532 Hasdelik =Hastalık. örn:urfanın hasdeliğide bek avırmış tohtur galsın demiş
533 Haşin =Sert, gaddar.örn:haşin erkek ne geziyon len
534 Hatıl1 =Çeşmenin akıp doldurduğu küçük havuz. 2 –Hayvanlara saman ve yem dökülen yer
535 Hatıl2 = Çeşmelerden akan suların biriktiği uzun havuzlardır. yüksekliği 50-70 cm arasında olup hayvalar rahatlıkla içindeki suyu içerler. hayvanların iyiliğini ve sağlığını düşünenler kırlarda ve meralarda otlatırken suzuz kalınca içsinler diye suyun aktığı yere hatıllar yapılır. Hayır işini sevenler hem hatıl hemde çeşme yapmayı bir görev bir hizmet bilirler.
536 Havlı =Evlerin önüne kurulmuş havlu
537 Hayat =Evlerin ana girişinde, evin önünde yerden biraz yüksekte yer alan ve üstü kapalı olan dinlenme yeri.
538 Hayrat =Kırsal yörelerde içinde su depolanan üstü kapalı yer.
539 Hedik =Mısır veya buydayın kaynamışı
540 Helik =Küçük taş parçası , inşaat terimi.örn:daşın altına helik koy çavışş
541 Herg Etmek =Tarlayı sürmek
542 Heybe =Eşeklerin sırtına vurulan iki gözlü çantadır. Ortasında eşeğin semerine takılması için delik bulunur.
543 Heybe =Eşeklerin sırtına vurulan iki gözlü çantadır. Ortasında eşeğin semerine takılması için delik bulunur.
544 Hezen =Duvardan duvara atılankalın ağaç
545 Hınaza =Karsisindakinin yaptigi hicbir isi,sahip olduklarini cekememezlik
546 Hırhız =Hırsız
547 Hırka =Yelek
548 Hısda =Hisse pay.örn:babam ölünce benim hısdama yamaçda kavaklık düştü
549 Hışır =Tahil ürünlerinin sapi
550 Hızar =Motorlu ağaç kesme makinası
551 Hiçdınımamak =Umursamamak. örn:yavrım insan bi hicdınır bayrı
552 Hilarmak =Oyuna hile katmak.örn:bah oğlum sona hilarırsan garışmam bahale
553 Hincik =Şimdi, hemen manasinda
554 Hitamı =Baştan beri, taa baştan beri. Ör: hitamı bu işin olmayacağı belli idi.
555 Hiyar =Salatalik
556 Hokela =Kabadayı tipli, ukela
557 Homukmak =Küsmek. (sanırım karşı cins eşeklerin birbirini görünce çıkardığı sesli hal/durum da bu anlama geliyordu.)
558 Horageçti =İyi oldu,tam oldu
559 Horanta =Bir çatı altında yaşayan aile efradı
560 Hornak =Havuzun, gölün, su akıtılan deliği,
561 Horoz vakti =Sabahın ilk ışıkları
562 Horum =Tezeklerin üst üste yığılması ile oluşan kuleye benzeyen şekil.Yonca , korungagibi otların demeti
563 Hoş geldin =Şehirlerin girişinde kurulan bir tür tak geçit ve şehre gelenlere tanıtıcı levha benzeri gösterişli yapı ağaçörende bi tane mevcut ve site logosunda görebilirsiniz. örn:hoşgeldinin orda motursikletler çarpışmış yav
564 Hot =Kalça .örn.hotundan Dutar Seni Atarim Aşşa Bahale Ne Diynek Keskeniyon
565 Hotlamak =Atlamak, birden ortaya çıkmak, korkutucu durum
566 Hotturmak =sinirlenmek
567 Hotur yara =Ciddi sekilde yarali ör:cocugun agzi hotur yara olmus
568 Hoyuk =Bostan tarlaların içine kuşların gelmemesi için dikilen insana benzeyan bez ve çapurttan yapılan işaretler
569 Hozan =Ekilmemiş, nadasa bırakılmış tarla
570 Hökela =Kendini beğenmiş.
571 Höl =Tavugun altinda birakilan yumurta
572 Höl =Topragin ekilmesi icin tam uygun zaman Ör:bugdayi ekelim toprak höllü
573 Höllük =Tavukların yumurta, yumurtlaması için yapılan yer, genelde kümesin içinde olur.
574 Höörmek =İnek gibi bagirmak
575 Hörüklemek =Bir kabı iyice doldurmak
576 Höykürmek =Ağlamak.
577 Hülle =Eskiden bilya misket oynanırken küçük kuyuya hülle denirdi.örn:len niyazi hülleyi görmüyon mu len
578 Iğşamak =sabit bir cismin zamanla yerinden oynaması.örn:bizim yiğenin dişleri ığşıyomuş yazzık
579 Iğşamak =Sallanmak , oynamak
580 Ilgamak =Koşmak
581 Ilıngaç =Bebek uyutma salıncağı.
582 Irah =Uzak
583 Irahı =Rakı. örn:ırahıyı içe içe zerhoş olmuş ortaya yığılıp galmış maovv ne olacak kele
584 Irahmatlık =Irahmatlık:rahmetli ölen kimse için. örn:ırahmatlık gara gocanın bi paltası vardı elinden atmazdı ledami
585 Irbık =İbrik
586 Irgalamak =Sallamak , silkelemek
587 Irgat = İsci genellikle memleketimizde imece usulinde calisilir
588 Irgat = Günlükleşerek (keşşikleşme)veya para karşılığı tarlada çalıştırılan işçiler. Ör : Irgatlar olmasaydı burçaklar acaba el ile yolma nasıl biterdi. Gelinler burçak tarlasında kaynanalar ile nasıl da yaka paça olmuşlardır.
589 Işgın = Budanan bitginin yeni sürgünü,
590 Işkın = Baharda üzüm bağlarının dallarının ucunun taze ikenki hali. ekşili bir tadı olup salatanıza lezzet katar.
591 İbik = Kanatli hayvanlarin gagasi
592 İbrih = Testiye benzeyen, testiden küçük su kapları
593 İçi gıyılmak = Mide ekşimesi.
594 İdare = İdare lambası
595 İfrit = Şeytan iblis cin gibi varlıklar için söylenir.örn:gitme oğlum oruya ifrit gaynar orası
596 İğdiş = Erkekliği alınmış
597 İğmenmek = Utanmak, çekinmek.
598 İhi = şte.
599 İkrah etmek = Bıkmak, nefret etmek
600 İlahna = Lahana
601 İlazım = Lazım
602 İlenmek = Beddua etmek, birisine kızarak kendi kendine konuşmak
603 İleze = Pantolonlarda kemerin takıldığı köprüdür. Kemer ilezelerden geçirilir.
604 İlimanduzu = limon tuzu. örn:göğüş iliman duzunu virele
605 İlin udunda = Bir kadının ellerde başka bir aileye ait olması ve beyinin emrinde olası. örn:naciye bacıı o nedisin kele o da ilin udunda gelemez bu bayram vaşşş
606 İlmaber = İkametgah belgesi.örn:hatsenin menderesten ilmaber alacam gene dolmuşla nereye gitmiş yav
607 İmbal = Kağnı veya çift sürmede hayvanın hızlı gitmesi için dürtlemek için kullanılan uzun deyneğin ucundaki çivi
608 İnne = İğne
609 İpdilla = Öncelikle. Örn. İptilla bi abdest al hele.
610 İptiki = Önceki, bir önceki,bundan önce Ör: İptiki mahsul, daha sonraki yetiştirilen mahsullerden daha verimli ve daha elverişli oluyor
611 İptilik etmek = Özellikle küçük yaşlardaki çocuklara dönük kullanılır. Bir aile bir başla Aileyi ziyarete gidince çocuğun karnı tok olmasına rağmen yada gerçekten aç olmasından dolayı yiyecek bir şey istediğinde çocuğa verilen cevaptır. “ipdilik etme!”
612 İreçil = Reçel
613 İrelde = İleride
614 İreyis = Reyis
615 İrikmek = Çocuklar açısından , şimarmak . Ör: “İt irikince dağa kmar yağar”
616 İriyhan = Reyhan çiçeği, kokulu
617 İriyhan = Reyhan

618 İrlik =Ramazan ayındaki oruç tutmak için gece belirli bir vaktinde yemek için (Sahur vakti) kalkmak. Ör : Altı yaşındaki Nergiz oruç tutmak için hem irliğe kalktı, anne babası ile yemek yedi. Hem de o sabah öğle olmadan orucunu açtı. Çünkü onun için iftar vakti öğle saatlerine denk geliyordu
619 İrmanı =Ermeni, yafıdı:yahudi, örn.irmanının sıpası bizim elmalığa dalmış yafıdının gunnadığı
620 İsiran =Hamur yogurma işleminde hamur bezisi tutarken (yaparken), hamuru kesmede kullanılan spatila gibi araç.
621 İskarbin =Erkeklerin takim elibisenin altina giyinen ayakabi
622 İstek etmek =Akrabası almanyada olanların alman resmı makamlarınca hazırlanan bır belgeyle bir yakınını almanyaya davet edıp vize işlemini halletmesi gibi sanırım. örn:iskendere istek gondermiş abisi aşır
623 İşleme =Yine yapılan dantel tarzı işe işleme denir.örn:fatmanın yaptığı işlemede ne gözel bacı
624 İşlik =Mintan Gömlek
625 İşmar =İşaret ( Gözle işaret ), vücudun çeşitli organları ile yapılan işaret
626 İt dirseği =Gözde sivilceye benzer oluşan şişlik.
627 İtburnu =Kuşburnu bitkisi. Örn:itburnunun içinde gıl bol olur
628 İtdirsaağ =Gözde çıkan arpacık hastalığı.örn:amoov gozunde itdirsaağ mi çıktı.gözde sivilceye benzer oluşan şişlik
629 İvez =Küçük sinek
630 İyeğ =Törpü . örn:tırpanın ağzını iyeğlemiş
631 Kab gacah =Mutfak malzemeleri
632 Kabala =Toptan,hepsini ör:üzümü kabala alsam kaca verirsin
633 Kabir =Mezar
634 Kafakağıdı =Nüfus cüzdanı
635 Kağnı =İki tekerlekli, tekerlekleri tek parça, dingili tekerlekle birlikte dönen öküz arabası:
636 Kak =(Gak): Meyve kurusu.
637 Kalbır =Kalbur
638 Kalesiz =Vurdum duymaz, gamsız
639 Kamçı =Katır çiftinde katıra yürümesi için vurulan sopa.
640 Kamgak =Ağaç kabuğu
641 Kanara =Orda burda yallanan. Başıboş sahipsiz
642 Kanırtmak =Bükmek. örn:gapiyi Ganirmiş Da Girmiş Hirhiz Bacim
643 Karalanak =Kapıdaki kilidi, sürgülemek, kilitlemek
644 Karatohum =Sogan tohumu
645 Karık =Bağ ve bahçelerde sezbe ekimine ayrılan bölüm.
646 Karpuza =Büyük ve uzun çivi
647 Karsanbalık =Karışıklık, evin bir bölümünde veya sandık içerisinde çeşitli malzemelerin bulunduğu yer.
648 Karyola =Yatak
649 Kasnak =Sofrada sini altına konan yuvarlak elek çerçevesi, dikiş işlerindede kullanılır
650 Kasnak =Tezek yapaken, fışkı basmada da kullanılır.
651 Katık =Genellikle bağ bahçe işlerinde çalışanların azıklarına konulan yiyecekler.ayran, yoğurt, peynir v.s
652 Kavurga =Buğdayın kavrulmasıyla yapılan bir çeşit çerez.
653 Kayış =Kemer
654 Keçeleşmek =Uyuşmak
655 Kekre =Ekşimsi, olgunlaşmamış bir tat, ham halde, genelde meyveler açısından kullanılır
656 Kekre =Yendiğinde dili puruşturan bir tat
657 Kelami kadim =Kurani kerim..
658 Kelee =Hayret ve şaşkınlık ifadesi. Kelee! yavrum o yemeği tabaga biraz az koysan olmazmıydı, kim yiyicek o kadarını.
659 Keli =Sebze ekmek icin yapilan karigin tümsek kenari
660 Kelle =Arpa , buğday başağı
661 Kellenkesti =Kertenkele
662 Kemçik =Az yemek yiyen ve zayıf durumda olmak.Ör:Komşu benim inek çok kemçik bu yüzden sütüde az.
663 Kemçik =Az yiyen, zayıf, avurdu çöken, yarım dudaklı
664 Kemçirmek =Ağız yük eğmek. Örn: ne kemçiriyor len.
665 Kenef =Tuvalet
666 Kenger sakızı =Bi çeşit bitkiden mamul sakız suyun içinde satarlardı.ör:kenger sakızı dişlerimi gıcır gıcır yaptı.
667 Kepelek =Kelebek. örn:ışşığın altında kepelekler birikmiş
668 Kepermek =Nefes nefese kalmak,ayakta duramayacak kadar asırı yorulmak Ör:Aman guzularim top oynuyacam diyi iyice kepermissiniz sakin ha üstüne bide soguk su icmen soona üstünüzden yirak catlar ölürsünüz
669 Kepildemek =Kımıldamak, rahat durmamak
670 Kepir =İnsanlara uzak, içinde çör çöp gibi yaban otlarının olduğu, yer.
671 Kepir =Verimsiz
672 Kerata =Ayakkabı çekeceği. Yaramaz, haylaz çocuk.
673 Kercine =İnadına. örn.kercine gidiyor karç yapma bana
674 Kerme =Hayvan gübresi, yakacak olarakta kullanılır
675 Kerpiç =Saman ve toprak suyla karistirilip kaliba dökülür.Kuruyunca kaliptan cikarilir ev yapiminda kullanilir
676 Kertik =Yüzey üzerinde yapılan çıkıntılı kısımn.
677 Kertmek =Bir nesneye oyuk açmak kesici bir aletle iz bırakmak.örn:kavaklıktaa omçaları kertmiş
678 Kes =Ot, samanı. iri saman
679 Kese =Kestirme yol
680 Kesegi =Ateş karıştıran çubuk.
681 Kesek =Çift sürülmesinden sonra oluşmuş yumru toprak veya parça, dilim
682 Keskenmek =Birine vurmak için gard almak.örn:ne yumruk keskeniyor len.
683 Kesmik =Harmanda atılan tınastan kalan ve buyday tanelerin dışında kalan kısım. Ör : Birkaç arkadaş, harmandaki hasılatı paylaşmak için karar vermişler. Tavşan, karınca ve kaplumbağa Demişler kim önce varırsa sırası ile buyday, saman ve kesmik i alacak. Tabiki kaplumbağa en son vardığı için haliliye, ke.. ke.. ke.. kesmik’ te benim demiş
684 Kesmük =Harmanların dibinde enson biriken iri samana kesmük denir.
685 Kessek =Pullukla sürülen tarla içinde oluşan taşa benzeyen büyük toprak parçaları. ayran içerken süzme yoğurdun topaklı kısmı içinde “ayranda kessekli olmuş ha!” deyimi kullanılır
686 Kessek =Sürülmüş tarlada sıkça olan küçük toprak parçacıkları. örn:gelinn bi kessekli ayran yapda içelim yav
687 Keşşik =Sıra,nöbet, çetele. Ör: göl keşşiği kimin fadimana bacı.
688 Keven =Dikensi ve kıraçlarda yetişen bir bitki. Ör: Yuha kmek yaparkan iyi yanar, hadin uşaklar biraz keven gazalım birez.
689 Keven =Kıraçlarda yetişen dikenli ot, yakacak için kullanılır
690 Kevenleme =Koyunun ağzında çıkan bir tür hastalık. örn:çebicin ağzı kevenleme olmuş geçende devre ot yimiş kiraz bacı
691 Kevgir =Makarna ve erişte gibi şeyleri süzmek için kullanılan delikli mutfak kabı.
692 Keviksinmek =Çok mutlu olmak sevinmek. örn:aşıra 10 lira virdim bi keviksindiki dudakları gulaklarına vardı
693 Kık =Koyunların küçük ve yuvarlak taneler halinde çıkardıkları dışkı
694 Kıran =Kuş gribi : Ör :Tavuklarımıza kıran geldi hepsi de öldü, kafayı sallayan gitti.
695 Kırbızlanmak =Cilvelenmek
696 Kırmızı =Domates
697 Kızmak =Isınmak
698 Kızmık =Taşlı topraklı, seçilmemiş buğday
699 Kile =İki tenekeden oluşan bir tahıl ölçü birimi.
700 Kiri =Eşek yavrusu
701 Kiriş =Kavak agacinin cok kalinlasmis hali
702 Kirman =Küçük çaplı, ağaç yapımı , el ile yün eğirme aleti.
703 Kirtik =Kullanılan sabundan geri kalan küçük kısım.
704 Kis =Bir tür toprak çeşidi yöremizde ki toprak genelde kislidir. örn:kisin yüzüne firek dikiyona mma bacım iki gün sona gıranlar girecce telef ider ümmusun bacı
705 Kisgel =yuhaa Koyunlara söylenen gütme komutları. örn:hele bahale kissüv gevır malıı
706 Kişelemek =Kovalamak, kaçırmak
707 Kizirik =Özellikle Kurbanda Hayvanin Yağlarini çikarmak Için Etler Kaşlanir Ve üfak Et Parçaciklari çikar Yemesi Iyi Olur Ama Fazlasi Zarar. örn:kizirik Buvazina Durur Iramazan Az Yi
708 Kohana =Kokmus,eskimis. Örn:Seni kim niylesin get gevur kohana
709 Kolan =Golan Eşeğin semerine bağlamya yarayan ip
710 Kombe =(kömbe) Tandırlarda sac içerisinde kapatılarak pişirilen ve kalınca yapılan bir ekmek türü. Diğer zamanlarda yapıldığı gibi şeker bayramında yapılması geleneği yemek kültürünün bir uzantısı olsa gerek. Ör : Kömbe oldumu, başka katığa gerek yok, onun kendi lezzeti yeterdi.
711 Komeli =Toptan,hepsini Ör: cevizleri komeli aldimda öyle ucuza geldi yadalise ates paası yaninami variliyo
712 Konak =Saçtaki kepek
713 Kop =Koş
714 Koparak =Koşarak
715 Kora =Kapı kilidinin sürgüsü
716 Kornek =KarInca yuvasIna denir.
717 Kornek =Yaz mevsiminde koyunların sıcaktan korunmak için birbirlerinin kuyruklarının altına kafalarını sokarak oluşturdukları 5-10 bazen 50-100 adet koyun grubunu ifade etmek için kullanılır. örnek: davara gene körnek tutturdunuz. şimdi nasıl yürüteceğiz?
718 Kölemez =Bir yemek çeşidi.
719 Köme =Öbek , küme.
720 Köp =Kağnılarda tekerleklerin önünde ve arkasında kalan tahta kısımlar. Ör : Çalışma sonucu akşam eve dönerken yorgun ve argın iken kağnının arka köpüne binerek yolculuk yapmanın zevkini yaşamak ne kadarda ayrıcalıklı yıllardı.Öküzlerin arka ayağı tekere değmesin diye uzatılan tahta.
721 Köprücek =Köprücek.antalonun kemeri tutmaya yarayan parçaları.örn:herif köprücen yırtılmış bi dikiyim virele
722 Köpürcek =Köpük
723 Körnek =Koyun sürüsünün çok sıcaklarda kafalarını birbirinin gölgesine sokarak, ard arda yürümeleri. Ör: Galip emminin davar sürüsü sıcak çökünce körnek oluşturarak giderlerdi.
724 Köroğlu =Bazı erkekler hanımına” köroğlu” diye hitap ederler
725 Körpe =Koyunların yavrularından oluşan, kuzu sürüsü
726 Körük =Eskiden demir ve marongozluk işlerinin yapıldığı iş yeri. açıklama: demirler kömürde ısıtılarak birleştirilir yada şekil verilirdi. Buralarda genellikle at arabası, kağnı, pulluk vb. araç ve gereçlerin üretim ve tamiri yapılırdı. örnek: bu gün körüğe giderek arabaya teker çaktıracam
727 Köslü =Köstebek
728 Kössa =(köseği) Köz karıştırılan sopa.Ateşi deşelemek için ucu birazda yanık ağaç çubuk. Ör : Kössayi eline geçiren ateşi önüne deşiyor (çekiyor)
729 Kösüre =Bileği taşı.örn:şu bıçağı bi kösirileyele
730 Köşger =Ayakkabı tamircisi.örn:camilili köşgerde isgarpinlerim var
731 Kötelemek =Elindeki bir şeyi atmak fırlatmak
732 Kötelemek =Atmak,firlatmak
733 Köynek =Elbisenin içine giyilen giysi (iç gömlek). atlet, iç çamaşır
734
735 Kunnacı =Kedi,köpek gibi hayvanlarin hamilelik hali
736 Kurbacık =Bebeklerin başında çıkan ve kan toplayan bi çeşit hastalık hacamat etmeyle kan alınır.örn:sıpanın gafasında gurbacık çıkmış zilfi bacı kim bi cilat vuracak
737 Kurcalamak =Karıştırmak
738 Kurtmek =Agaclari asiri sekilde keserek veya budayarak hemen hemen hic dal birakmayarak kütüge bezetmek Ör:Oolum ilin aacInI niddin öyle ,goca aacI kurtmek itmissin.
739 Kutnu =Eskiden kadinlarin giydigi kadife elbis.ellerse çıkan termaya benzeyen yara yada siğil türlerinin ortak adı.
740 Kuylamak =Toprağın altına saklamak
741 Külle =Tandırın rahat yanması için, tandıra uzanan kapalı tünel.
742 Külüstür =Eskimiş, kullanılamaz halde
743 Kümes =Tavuk, hindi gibi hayvanların barınma yeri.
744 Kümpür =Patates
745 Künk =Kaynak suyunun bir yerden bir yere aktarılmasında kullanılan topraktan pişirilmiş boru.
746 Küsgüç =Topraktan çiğdem kazıp çıkarmaya yarayanucu sivri sopa.
747 Küsküç =Çiğdem kazmaya yarayan ucu sivriltilmiş ağaç parcası.örn:hele bahale gız dişleri kuckucü gibi
748 Küssük =Taş çıkarmak için uzun levye benzeri alet
749 Lağlanmak =Birini aşağılayarak alay etmek, dalga geçmek.
750
751 Lakin =Fakat
752
753 Lapcik =Ayağa giyilen bir çeşit terlik
754 Lata =Uzun palto
755 Laylun =Naylon. örn:samanın üstüne laylunu iyi çektiniz mi len ülüzgar uçurmasaydı laylunu daş goyaydınız
756 Ledami =Öylemi, öyle değilmi
757 Ledami =Yılın kelimesi
758 Lemi =Öylemi. Örn: Söyle bakalım lemi.
759 Len =Leyn Kadınların kocalarına sesleniş biçimi.
760 Loda =Yazın yapılan samanları kışın yada ertesi sene kullanmak için, samanın biryer biriktirilerek üzerinin kapatılması ve en nihayetinde üzerinin toprakla örtülmesi ile oluşan ufak tepeciklere benzeyen yapı.
761 Log =Silindir biçimli dambaşı düzelticisi
762 Lohlohu =Boynu uzun kulpsuz testi
763 Lohurdamak =Suyun kaynarken fokurdaması. örn:gelinn güğümdeki su lohurduyo bi çay demle şimcik baban gelicek yavrım
764 Lor =Bir peynir çeşidi.
765 Los =Boşa vurma
766 Löküs =Küçük bütan tüplerin başına takılan lamba, daha öncesinde löküs ocaklarıda mevcuttu
767 Lön lön =Şişmanlar içn söylenir.
768 Löpürdetmek =Höpürdetmek çayı çorbayı içerken sesli biçimde rahatsız edici bir şekilde içmek. Ör: Gaç defa diyecam sana yav çayı içerken löpürdetme diye allasan insanın içini galdırıyon yav, amovvv git yav.
769 Lüle =Çeşmenin su akan yeri.örn:çişmenin lülesine eşşeğın ağzı dağmasin
770 Mabin =(mabeyn) Oda kapılarının ve giriş kapısının açıldığı koridor
771 Mağrimse =Meğerse. Ör : mağrimse oğ3lanı everecekmiş.
772 Mahana =Gerekçe,bahane. örn:nebim Anca Bekçiye Mahana Buluyo Ben Yaymadim Diyo Nevaleyi
773 Mahle =Mahalle. örn:aşşa mahleden bi duman var ya hayırdır inşallah
774 Mahna =Bahane
775 Mal, maş =Büyükbas,kücükbas hayvan
776 Malamat =Rezil rüzvay,perişan .örn:gendini Malamat Idiyo Kezzi Baci Anca
777 Mangır =Para
778 Manik =Para
779 Mantı =Sapı kırık bıçak
780 Maraz =Ruhi hastalık
781 Marrot =Kes sesini! Anlamında. kızma ünlemi . örn:marroot gebermiyeççe
782 Mas mas =Elinden is gelmeyen ,eli agir
783 Masıra =SalatalIgIn tam büyümemis cok kücük taze hali Ör:AslanIm onnarI yolman onnar daa masIra üc dört gun daa beklen
784 Masil =Mahsül
785 Masimek =Ciddiye almak Ör:Konusan adami kimse masimiye almadi.
786 Mayıs =Hayvan dışkısı
787 Mayış =Maaş . örn:fazlı goca mayişi almış mı bi sorele hele
788 Mazarrat =Zararli,zarari dokunan,yaramaz
789 Meccanen =Bedava
790 Mecel =Güç takat. örn:nezaket bacı ızıcık mecelim olsa valla gidecam tohtura yav
791 Mele =Saklambaç oyununda ebenın durduğu ve sobelenecek hedef.örn:memmet meleyi karanlıkta şaşırdı
792 Melengeç =Hediğin içine katılan bir nevi yabani yemiş. Ör:hediğin melengicini fazla katma acı olur
793 Menevşe =Menekşe çiçeği.örn:bağdan deste deste menevşe topladım bide gözel kohuyoki bacım
794 Mero =Köy çeşmelerinde suyu taksim eden görevli .Örn: ağpınarda kim mero bu gün.
795 Meslastik =İçine mesle giyilen bir tür lastik ayakkabı. örn:ısak gocanın meslastiği bagda düşmüş
796 Meymenat =Sevimlilik.
797 Meymenetsiz =Orantısız hareket etmek, aldırış etmemek.
798 Mığırdiç =Sıska adam gibi
799 Mıh =karpuza Büyük ve uzun civi
800 Mıhaat olma =Sahip olma
801 Mılla =Molla anlamında. örn:mıllanın oğlan fırına girmiş eve 5 ekmek alıyomuş yav
802 Mındar =Eti Yenmeyen Hayvanlar Için Mesela Eşek At Katir Vs.örn:şoo Mindar Ne Kohuyo
803 Mırıl =Mırık Çamur gibi olma, erime, ezilme.
804 Mısa =Musa
805 Mıymıntı =Uyuşuk, beceriksiz
806 Midaresiz =Kilmseye eyvallahı olmayan, gözü tok.Kimseden yardım beklemeyen.
807 Mil =Şiş
808 Milangaz =Aslında bir gaz şirketi ismi ama marka sonradan sektöre adını vermiş ve şimdiki tabirle ankastre ocak eskiden milangazdı. örn:-gıyyyz milangazın üstünde süt var mıhaat ol daşırma oldumu. -ana süt daştı yav. -örenler galacca bi süde mıhaat olamadınmı kele git bılaşşıg yu
809 Minafik =Laf Taşiyan Goğ Yapan.örn:gene Minafiklar Toplanmiş Bahale
810 Mismil =Eti Yenen Hayvanlar Için Söylenir Mesela Koyun Keçi Inek Vs.örn:tosgabanin Eti Yinirmi Yav Mindardir Mismil Olanördektir Yav
811 Mismil =İslama göre eti yenen
812 Mitil =Yorganın iç kısmında kullanılan bez.
813 Motur =Traktör
814
815 Möhlüz =İflas etmiş hiç bir şeyi olmayan fakir,gariban. örn:sen möhlüssün diye gız virmediler
816 Muallim =Öğretmen
817 Mudare =(müdareten): İdareten geçici gibi duran
818 Muhanetlik etmek =İşe yaramaz, yapabileçeği bir işi yapmamak.
819 Muhat =Sahip olmak, göz kulak olmak (mukayyet)
820 Murat =İstek, dilek
821 Müdare =Muhtaç olma
822 Müsrüf =Çok hesapsiz para harcayan,elindekini har vurup harman savuran Ör:Hacca bacI go yapmak gibi olmasin amma senin su gelin cok müsrüf, ne halli gazanIlIyo anam.
823 Müzümsüz =Dengesiz, patavatsız.
824 Naçar =Gariban , fakir
825 Nahır =İnek sürüsü
826 Nalik =Naylon terlik
827 Nalin =Takunya
828 Nebim =Bilmem
829 Nebiyim =Bu konuda bir şey bilmiyorum
830 Neceste =Bilmem kim kişi gibi.örn:kimmiş necesteymiş bu davulcu uşak.
831 Nemi =Öylemiii, lemi
832 Neşşalsin =Nasılsın
833 Nevale =Sebze meyve. örn:fadımana bacı nevaleyı hep koslü yemiş
834 Neyittin =Naptın yani bir işi yapabildim mi işini gördün mü? anlamında soru sormak
835 Niyniyeciyin =Ne yapacaksın
836 Niyniyim =Ne yapayım
837 Nöörüyon =Nasılsın, ne yapıyorsun.
838 Nörüyon =Ne yapiyosun ?
839 Nüzül =Felç
840 Obıyaşi =Bi olayın ayıp olduğunu ima eden meşhur ve güzel sözümüz
841 Obuyaşı =(en çok kullanılan kelime) Kelimenin kökü obaya karşıdır. deyim olarak kullanılır. yapılan eylemi ayıplama ifadesidir. kaynak: Resul Yıldız/Doç. Dr. kelimenin kökü “şor atan” şor tuz demek. damlardaki suyun temele inmemesi için taş yada tenekeden yapılan akaktır. Kaynak: Doç.Dr.Resul YILDIZ
842 Ocak =Ev, hane. ellerde çıkan siğilleri / koslü gibi hastalıkları dua eşliğinde iğne ile çizen kişi.
843 Ofaat =O Vakit
844 Ofus =Toprak mahsulleri ofisi nin hububat alma kabul yeri. örn:hacı avşarların aliıhsan ofusun yirini virdi yav
845 Ohla =Oklava. örn:şoo ohlayı görüyonnu sırtında gırarım dölek söyle memmediminlerin ekinini kim yaydı diyom sana
846 Ok =Kağnının ön ucu, ön kısmı.
847 Okka =Dört urupladan oluşan bir ölçü birimi.
848 Oklava =Oklava, yufka açmaya yarayan odundan yapılan alet
849 Okuntu =Davetişe. dun irfan dan okuntu geldı
850 Olçum =Çok bilmiş(örnek kullanım: şu sıpa nadar olçum:=)
851 Olçum =Geveze, her işe karışan,Havalı, hökela . Örn: olçuma bahale olçuma hele.
852 Omuz =Omuz.
853 Onca =O kadar. Olanca
854 Oookişş =Büyükbaş hayvanlara söylenir. Ör: kiş hele bahale nerey gidiyo
855 Ossun =Olsun
856 Oyuncigi etmek =Oyuncak ettin-harcamak
857 Oyunçak etmek =Bi şeyi cıvıtmak ve onu dile düşürmek. örn :kele elindeki omçayı ne oyunçak ediyon
858 Ödünç =ödünç şartlı borç. örn:zahir emmine git bi pakit birinci bi pakit maltepe al öndüç vir
859 Ölçü Birimleri =Bi motur-iki el arabası-üç gağnı- beş habe-bi şelek-beş çinik- sekiz ölçek-yedi kile-uç teneke-altı kurek-kolum gadar-barnak kadar-eşşek gadar-beş adam boyu-beş sepet-altı filcan
860 Örklemek =Bir kazığa veya yere çakılan kazığa ip marifeti ile herhangi bir hayvanı bağlamak. Ör: Bağ bahça işlerine gidenler, Hasrettin Hoca hesabı eşeklerini örklerler.
861 Örme =Büyükbas hayvanlari baglamak icin örülmüs kalin ip Ör:MIrtaza emmi horlanda inaniz erkek bIzalamis örmesi boklu olsun.
862 Örselemek =Hırpalamak
863 Öteberi =Esya;arac,gerec
864 Ötüyün =Geçen gün
865 Öykenmek =Birisinin konuşmasını taklit etmek
866 Özek =Traktörün arkasındaki bir delikten vagonu bağlamaya yarayan aparatttaki kısa demir parça.örn:özeği geçirdinmmi garı
867 Özeme =Ayran
868 Özemek =İçilir kıvama getirmek.(ayran özemek)
869 Özzek =Sulu çayır, mera
870 Palan =Eşeğin sırtına vurulan semeri bağlamak için kalın bez
871 Palaz =Bez
872 Palıt =Palamut
873 Pali =Küçük süslü köpekler için söylenir genelde köpeğin etiketi olur.örn:şoo ganere paliyi bi hiç dınıyın yavrum uşaağ parçalıyacak yav
874
875 Pantul =Pantolon
876 Papuç =Ayakkabı
877 Parpılama =Hafifçe vurarak döğme.
878 Patlak = 1: mısırın yağla tavada pişirilmiş hali. yani sinemaya giderken yenilen pop corn ların bizdeki adı. 2: patlak aynı zamanda pilastik küplerin adıdır. ağzı geniştir. içine turşu kurulabilir yada pekmez konulabilir.
879 Patse =Patates
880 Payam =Taze badem meyvesi çağlada denir. örn:urhuya bibi birez payam virele bizim gelin aşyiriyo
881 Pece =Pencere. Örn: peceye kuş kondu.
882 Pelepüsür =Üstü başı dağınık, pejmurde giyimli
883 Pelize =Bi çeşit pekmezle ve unla yapılan yöresel yemeğimiz ben şahsen sevmem lapaç oluyor da.ör:genemi pelize bişti
884 Pelize =Yag,pekmez ve unun karistirilip pisirilmesiyle yapilan enfes bir yemek
885 Perçem =Saçın her iki tarafı kesildikten sonra üst kısımda bırakılan püskül, kakül
886 Perselemek =Taze sebzelerin yagda hafifden suyunu koymadan önce pisirilmesi Ör:Kah avrat boon baldircannan biber perselede yiyelim yanInada samIrsaklI yoordu unutma ha:Taze sebzelerin yagda hafifden suyunu koymadan önce pisirilmesi Ör:Kah avrat boon baldircannan biber perselede yiyelim yanInada samIrsaklI yoordu unutma ha
887 Peşkir =Havlu, Banyo Havlusu (Peşkiri Virele)
888 Pezzik =Pancarın pürcüne denir.
889 Pırtı =Kumaş parçası
890 Pısgırmak =Hapşurmak. Ör:Pısgırıp durma garşımda için dışına çıkacak
891 Pısmak =Sinmek
892 Pin =Yere eşilmiş kuyudan geniş kuzu yatağı.
893 Pindir =Peynir
894 Pirelenmek =Şüphelenmek
895 Pisik =Kedi
896 Pisipisile =Kediye çağır anlamında.örn:yavrım kediye pisipisilede önüne iki tike et at
897 Piyaz =Pıyaz. Piyes temsili oyun.örn:düğünde uşak bi pıyaz virdi amma aşır goca nasıl olmuş yav
898 Potin =Bot ayakkabı
899 Pöçük =Kalça
900 Puhara =Soba bacası
901 Pürçüklü =Pürçüklü = Havuş (pürçekli)
902 Pürüşük =Buruşuk
903 Püsgürüt =Büsküvi .örn:topal saliden püsgürüt aldım
904 Püsgürütlu lohum =Nişan merasimlerinin vazgeçilmez çerezi iki bisküvi arasında lokum sıkıştırılıp yenirdi bazen çocukların arasına dalınca vede çocuklar isteyipte alamayınca tepsinin altından bi yumruk dah edilir(atılır)ve her taraf bembeyaz pudra şekeri olurdu. örn:silimin duğünunde lohumlupüsgurut yidim yav
905 Rahle =Hocaların camide üzerinde ders verdikleri çapraz şekilde iki tahtadan yapılmış küçük masa
906 Rahmet =Yağmur
907 Saarmek =Vücudun herhangi bir yerinde tenin istem disi titremesi Ör:Emmi gözün saariyo
908 Saartmek =Binek hayvanlara binerek gezmek kosturmak.çıntık:çifte atmak.örn:koyün sıpalarından barısınan, mullu essek saartirken essek barışın gozune çıntık atmış
909 Saçgı =Soba ve tandir altina tutusturmak ve yakmak icin atilan hisir,saman vegazel gibi yakacaga denir
910 Sadar =Kağnıya dikilen uzun ağaçlar. Ör:kağnının sadarı kırılmış.
911 Sadar =Sap taşınırken römork (kalaser) un kenarlarına takılan ağaç direklere denir.
912 Sadirazem =Bir tür lokum: örn:yaabın dükkana sadrezem var mı
913 Safsata =Anlaşılmaz, vurdumduymaz, tınlamaz
914 Sahan =İçinde yemek ısıtılan veya yumurta gibi şeyler pişirilen, derinliği az olan metal kap.
915 Sal =Romorkun üstüne konulup hışır yüklenen teşkilat.ör: saldan hışır düştü.
916 Salaca =Cenazenin taşındığı seyyar sedye.örn:rahmetliyi salacaya koydular
917 Sallanbarak =Salıngaç
918 Salma =Aynı köyün halkının yararına olan bir şey için köy heyetinin her kişi için belirlediği ve topladığı para
919 Salma =Buyday sapı doldurup taşımak için kullanılır.
920 Sap atmak =Saman sürerken ekinin sap kısmını veya tamamını patoza atmak.
921 Sapa =Ters uygunsuz. örn:sizin bağın yolu bek sapa haçça bacı varılmıyo yav
922 Sapa =Yol Dolambaçlı ve mesafeyi uzatan yol. örn:kilise özüne o yoldan gidilirmi yav orası sapa düşer kele
923 Sası =İnsanın ağzını kamaştıran kekremsi tat.
924 Sası sası kokmak =Çok kötü şekilde kokmak.örn:amovv sası sası kokuyor ahır
925 Satar =IsIrgan bir böcek Ör:Sataklar sokasIca yüzünü yIkamadan gene yimaan basIna oturdu.olum bizim dilmit üzümlü bag varya orda evran gördüm sakin oriya varman. (Rivayetmi gercekmi tam bimiyorum bilen varsa yazsin ne dersiniz gurbetci ve aleycik kardesler)
926 Savuşmak =Köşeyi dönüp kaçmak
927 Sayrı =Hastalık ,ezginlik. örn:ne var ne yok hasta sayrı var mı
928 Sehim =Pay, hisse.Payına düşen. Ör: Ali’nin sehmine dokuz ceviz düştü.
929 Seki =Ev Önünde oturulacak yüksekçe yer
930 Seki =Kapı eşiği yada basamak
931 Soluklanmak : Dinlenmek. Temmuzda tarla da çalışıp yorulunca, gölgede soluklanırken, buz gibi bir ayran içmenin tadı ve zevkini nasıl izah edebiliriz ki!932 Seklem =Genellikle tahil doldurulan büyük,saglam ,kalın pamuk ipliginden örülmüs cuvala denir.Ör:ülen hidavirdi yiye yiye seklem cuvalina dönmüssün
933 Sürtmek =Kendinden küçük olanlar için şaka yollu avara (avere-boş vermiş) avara gezenler için kullanılır. “siz ne ne sürtüyonuz burda evde babanız bekliyor”
934 Sela =Cuma günü ve cenaze de minareden okunan bir çeşit islami adet usul.örn:durunele kele sela ohunuyo kim ölmüş yav
935 Semer =Binek hayvanlarına binildiğinde oturmak için tasarlanmıştır. Ör: Semerle hayvan üzerinde gitmek lükstür.
936 Semer gaşı =Eşek semerinin ön tarafında X şeklinde çatılarak yapılmış semerin bir parçası
937 Sergi =Hasır eya kilimlerin yere serilmesi ile üstünde zahra kurutulması
938 Sest =Çocuklar ağlayınca söylenen söz marrat daha bi kızgınlıkta söylenirdi.örn:gevır gıranı sest otur oturduğun yirde kele altından sumu kaynıyo yav
939 Seyip =Sahipsiz. Ör: Sahipsiz hayvanlar çayırda seyip gezerler.
940 Sınamak =Denemek. örn:aklısıra beni deniyo şona bahale
941 Sındı =Makas
942 Sındırmak =Bazı yemekleri suda haşlamak. Yapraklı sebzelerin bazıları sındırmadan hiç pişirilirmi? Lahana gibi.
943 Süzünmek =Hiç bir laf etmeden, konuşmadan donuk bir ifade ile durmak, çoğu zaman ayakta duranlar için kullanılıyor. “noldu bir şey mi oldu? ne süzünüyon?”
944 Sınıkcı =Kırıkçı , çıkıkçı
945 Sırım =İnce ince dilinmiş et veya deri ip
946 Sırımak =Genelde yorgan döşek gibi eşyaları büyük iğnelerle dikmek.örn:aman sultan bacı oğlanın düğünunde bi gat yorgan sırıdım kor gozumnen genede yaranamadım bacım ne gelıne ne oglana allah bılsın bacım
947 Sıytarmak =Bıyık altından gülmek gibi. örn:ne sıytarıyon bodus
948 Sızgıt =Et kuyruk yagsiyla kavrulur sonra bir kaba dökülür ve donmasI belenir ve buz dolabina konur.istenildigi vakit kapdan bir miktar cikarilir birazcik IsItIlIr ve afiyetle yemeye hazir olur.En cok kurban bayramlarinda cokca yapilir.Bu biraz eski kelimeleri yazmaktan cok yemek tarifine benzedi ama idare edin.
949 Süzmek =Birine dikkatli dikkat li bakmak. “hayır mı gene süzüyon!”
950 Sızgıt =Yağlı koyun etinin pişirip yağı ile donması ile oluşan yiyecek. kışa saklamak için tuzda katılır ve çöleklere basılırdı.
951 Sifli =Eli yüzü kirli elinden bi iş gelmeyen.Ör: sifli ne giziyon
952 Siftah =İlk. Ör: Siftanı senden bereketi Allahtan(esnaf sözü)
953 Sikorta =Aslı skoda pikaptır yanı kamyonettır.örn:sikortaya nevaleyi yüklemiş
954 Sille =Tokat
955 Simsar =Komisyoncu
956 Sini = Yemek yenilen büyükçe tepsi
957 Sinmek =Saklanmak, gizlenmek
958 Sirke =Sactaki bit ör:ülen oglum kafan sirkeynen dolmus
959 Siyhal =Düzlük yastılık.örn:şoo siyhal daşı virele
960 Soba dirsa = Boyun kısmı boğumlu olanlara söylenir
961 Sogukkuyu =Kara lastikden yapIlan yazIn yakan ,kIsInsa donduran yIllar gecmesine ragmen güncelligini kaybetmeyen her keseye uygun ayakkabiya denir. Belkide hicbir ayakkabi modeli bukadar uzun aykta durmayi basaramamistir
962 Soğla =Su cikarmak icin vurulan derin ve uzun sondaj
963 Soğuklanmak =Sağuk bir şeyler içmek.ör: bağrım yandı bi soğuklanayım.
964 Sohranmak =(ilenmek) Sohranmak(ilenmek):kendi Kendine Söylenmek Mirin Kirin Etmek Memnuyiyetsizliğe Biçare Söylenmek. örn:yörüü Sohranip Durma Annacimda Sana Bissaal Pahla Sulanacak Diyosam Sulayacin Tamammi Len
965 Sohum =Lokma, banak
966 Sohurdanmak = İlenmek, kendi kendine bir şeyler için kızarak söylenmek
967 Sokak =Koridor
968 Soku =Oyuk taş içinde, tokmakla bulgur dövme yeri.
969 Sokum =Yufka ile alınan lokma
970 Somya = Oturmak ve yatmak icindir.Agac ve demirden yapılır. Yerden yüksekce günümüzün kanepe islevini görür.Ör:Loooo somyada yatan sana diyom kah hadi bag beline gidiyoh
971 Soyha =Kötü, ugursuz, kem; alçak, adi.
972 Söbelek =Bebek kundağı
973 Söbelek =Kundak bebekleri sarmak için bi çeşit kumaş eskiden bebeklerin altı pişik olmasın diye(pudra nerde kolanyalı melhem nerde) söbeleğe yatırmadan kum gızdırıp (ısıtıp) oyle sararlardı memleketımın çareleri. örn:barnak gadar sıpayı bi söbelağa saramadın garı dıngırdamasın gafam şişti yav
974 Suluk =Odanın köşesinde abdest alınan yer
975 Sumsuk =Yumruk
976 Susa =Asfalt yol
977 Suurü =Sivri Ör:Usak kuskücün ucunu iyi suurüldün yadalise cigdemi zor cikardirsiniz aanadınızmı
978 Suvak =Sıva. Ör:AsIr emmi ne bicim suvak yapdin yav evin arkasinin suvasI tapIr tapır döküldü
979 Suvan =Soğan
980 Suvanlama =Soğanlı salçalı yemek
981 Südoyacak =Sütü, yoğurt yapmak amacı ile sütü mayalamakta kullanılan az miktar da yoğurt. Ör: Komşu şu sütü mayalamak (çalmak) için azıcık yourt virele.
982 Sümük =Halı, kilim dokunurken, dokundukça sarılan kısım.
983 Sünepe =Mızmız, yavaş
984 Süve =Kapının duvara monte edildiği yer
985 Şahman buğda =Bir çeşit buğday cinsi kahverengimsi olur ve özlü olur kolay mayalanır.örn:gamberin ekini şahman buğdaymış dönümünden ipiy çıkar
986 Şahmaran =Yilanlarin basI , anaci(Buda bir rivayetmi gercekmi.bunuda tam bilmiyorum.kimisi evet var diyor kimisi yok diyor
987 Şak =Yarim şaklamak Yarim Yarim Doğramak.örn:girmiziyi şahlayip üstünede Duzu üfeledin Mi Bah O Zaman Dadina
988 Şalak =Henüz olgunlaşmamış ham kavun karpuz, çıplak.
989 Şaplak =Avuç içi ile vurulan tokat
990 Şeddeli konuşmak = Bir lafı çarptırarak konuşmak özellikle.örn:gene şeddeli gonuşma allasan kele
991 Şelek =Destelenmiş , bağlanmış
992 Şerbet = Nişan merasimi.örn:emmolunun şerbeti var yav çeyrek dahmah ilazim yarın oda bize gelir
993 Şıvgı =Ince Yaş cubuk Büyüklerimiz bizler kücükken siz hic ŞIVGIN tadini bilyomusunuz size simdi bi girisirsem diye korkuturlardi.yani sizi evire cevire ince cubukla döverim anlaminda
994 Şikar =Kıymetli bi şey olduğunda söylenir.kıymetli bi şey olduğunda söylenir
995 Şincik =Şimdi
996 Şira hane =Üzümün suyunun çıkartılarak, pekmez yapmaya hazırlanan yer
997 Şirahna =Şira hane . üzümlerin suyunu çıkarmak için yapılan yapı.
998 Şirfitli =Eli,yüzü kirli,şireli Ör:Adama benzemedik şirfitli al şu bi galıp sabunuda yıkan il soona ne dir
999 Şişek =Bir yaşını doldurmuş kuzu
1000 Şitengeç =Şimaran,simarik
1001 Şivemek =Övmek. Ör: Çocukları şivemesen, doğru dürüst yumuş buyuramazsın.
1002 Şorak =İçilmesi hoş olmayan su , tuzlu olan
1003 Şorhut =Uykudan Kalkinca Ağizda Ve Gözde Biriken çabak Ve Ağiz Sivisi.örn:yüzünü Bi Yihada Sufraya Otur Elin Yüzün Hep şorhut
1004 Şuncaaz =Küçüçük ,* Ör:Az Şuncaaz şey için o para istemek çok
1005 Tahta =Sebze ekilen karıkların düzenli sırası
1006 Taka =Kerpiç duvarlarda çıra, gaz lambası, su ibriği konulan küçük dolap.
1007 Takım =Pipo ve ağızlık
1008 Talaz =Tozlu rüzgar
1009 Talebe =Öğrenci
1010 Taman =Hani ya.
1011 Tapan =T Şeklindeki tarlaladaki kessekleri ezen tarım aracı. Ör: Tapanı goş(tak) motura
1012 Tapla =Tabak
1013 Tat =Dilsiz. örn:dilin yok mu yavrım tatmısın
1014 Tavatır =Bol, çok iyi
1015 Tavatır =İyi, hoş, olumlu. Ör: Senin ev tavatır olmuş.
1016 Tebelleş =Sataşmak
1017 Teber =Abdal aşiretine mensup kişiler yoğunlukla kırşehirde olur
1018 Teberik =Yadigar hatıra. örn:bu ekke bıçağ dedemden teberrik galdı
1019 Tefek =Sebzenin yeşil yeri
1020 Tehliz =Gübre.tehliz:gübre veya yemın bos torbası. örn.yavrım şu tehlizi getirde içine otu koyalım
1021 Tekne =Römork . örn:tekneye çalı yüklemiş
1022 Telaşe =Telaş. örn:gan ter içinde telaşeynen gopuyodu bizim gelin mağrimse inek bızalamışda baytar arıyomu
1023 Teneşir =Cenazenin yıkandığı masa.örn:kırkından sonra azanı teneşir aklar
1024 Tengirşek =Yuvarlak
1025 Tengirşekli =Düz olmayan egri Ör:TabagIn kenarlarIda cok tengirsekliymis kezzi bacI
1026 Terek =Duvarda kap kacak koymak için raf
1027 Terevi =Teravih namazı. örn:terevi namazını barabar gılalımmı irbaam goca
1028 Teş =Leğen
1029 Teşt =İçinde pekmez kaynatılan yada eskilerde elbise yıkamak gibi ihtiyaçlarda kullanılan metal yada plastik gereçlerdir. çapları 1 metreden genellikle fazla olup derinlikleri 20-30 cm. yada az fazladır. ör : Sonbaharda bağ bozumu sırasında teşt ile kaynattığımız pekmezin, kışın tadına doyulmaz bir lezzetini hep hatırlarız da, onun yerini başka yiyecek tutarmı?
1030 Tevek =Bitki kök ve yaprakları
1031 Tevekkel =Zavallı
1032 Tez =Acele, çabuk.
1033 Tezek =Hayanların gübresinden elde edilen bir tür yakacak.
1034 Tıfıl =Gelişmemiş, cılız
1035 Tıhırdaklı =Hastalıklı çelimsiz.örn:ne uğsürüyon gevır tıhırdahlı git bi hap yut
1036 Tıknaz =Kısa boylu
1037 Tınas atmak =Harmanlarda samanla tahılın tanesini ayırmak için rüzgardan faydalanarak savurmak. Ör.Oğlum bugun irken yatın zabah irken kakacıyık tınas atılacak
1038 Tınas atmak =Tane samanı rüzgarlı bir günde ayırmak. elbette havaya doğru atılır, rüzgarın etkisi ile saplar uzağa başak (taneler) lar olduğu yere düşer.
1039 Tınaz =Ekinin sürülmüş hali. Sap ve samanın karışık olduğu durumu.
1040 Tıngır =Teşt Madeni leğen.
1041 Tırampa =Mal değişimi.
1042 Tırhıntı =Zayıf , çelimsiz, paspal.
1043 Tike =Bi parça et . Örn: bi tike et verrsene.
1044 Tivsimek =Pörsümek, yorgun düşmek.
1045 Tohtur =Doktor
1046 Tokaç =Çamaşır yımakata kullanılan tahtadan yassı kalınca tahta.
1047 Toklu =Bir yaşını doldurmamış koyun.
1048 Tokya =Terlik. örn:tokyacı gelmiş gız yazlık tokya alalım
1049 Tombalabaşşak =Takla atmak gibi
1050 Topak =Yuvarlak. örn:topak daşın kenarı nari dey alır gaçarım seni(çekiç ali rahmetli)
1051 Topalak =Sulu köfte ama kiyma kullanilmaz unla yapilir
1052 Tort =Köpeğin boynuna asılan çivili nesne
1053 Tozzak =Bir takım yaban bitkilerinin başında olan pamuksu nesne. örn:baharın ortalıkta tozzaktan geçilmez
1054 Tozzak =Kangal isimli bitkinin olgunlaşmasından sonra uçan şeylerin adıdır. üstteki kısmlar uçarak tozlaşmayı (üreme) da sağlar.
1055 Töme =Kabarık
1056 Tönge =Tırpanla ekin biçerken sapların dağılmamasını sağlayan, ottan çıtlıktan yapılan
1057 Tuman =Şort veya koca don
1058 Tummak =Suyun içine dalmak
1059 Tutacak =Sıcak yemek kabının kulpundan tutmak içi kullanılan sürekli olarak ocağın yanında asılı bir kaç katlı bez
1060 Tutacak =Dutgu Sıcak yemek kabının kulpundan tutmak içi kullanılan sürekli olarak ocağın yanında asılı bir kaç katlı bez
1061 Tuturuk =Yakacak, tutuşturmalık
1062 Tükürcek =Tükürük sıvısı. örn:döşündeki tükürcekmi pakize bacı o nolaki
1063 Türkü çığırmak =Türkü söylemek. çığırmanın seslenme, çağırma anlamı da vardır.
1064 Tüvellenmek =Yuvarlanmak
1065 Tüymek =Herhangi bir yerde veya bir toplulukta kişinin zor durumda kalması sonucu bulunduğu alandan kaçmasıdır.Ör: Yağmur iyice bastırmadan tüyelim.Güreşlerini seyrettiğimiz iki deveden birisi yenileceğini anlayınca tüydü.
1066 Tüyüdevre =Bi çeşit tavuk famılyası adı tuyleri kıvırcık olur. örn:aman naciye bacı şooo tüyüdevre tavığın bi daş atta gıcı gırılsın kele
1067 Uçkur =İp anlamında. dikiş yaparken iğneyi uçkurlamak diye bir deyim vardır. yine uckuruna sahip olmak diye bir deyim vardır.
1068 Ufra =Un
1069 Uğra =Ekmek yapılırken, hamurun açılması için yanına konulan un.
1070 Uğrak =Çok uğranılan yer. 2. Felçli kişi.
1071 Uğrun =Gizli, habersiz. Ör: “Uğrun uğrun gaş altından bakarken”
1072 Uhra =Yufka açılırkan kullanılan un.
1073 Uluk =Cürük
1074 Umsunuk =İstemek Arzu Etmek.örn:yoğurtlu Dürümmü Umsuluyon Kel
1075 Unük =Önlük. örn:fadime bibinin ünuğu tozlanmış
1076 Urg =Ense boyun arkası.örn:şoonun urguna bahale soba dirsağ gimi
1077 Urk =Agac kökü Ör:Aslanım bahale su soodünüzü gayri kesin yadalise aacın urgu bizim baacayi aldı vurdu
1078 Urum =Rum
1079 Urup =Tenekenin 1/3 ölçüsü
1080 Urupla =Buğday ölçü Birimi.örn:nabinin Dinginde Beş Urupla Yarma Varmiş Git A
1081 Usukmak =Uslanmak, akıllanmak, kendine gelmek.Ör: Eğitim herkesi usuturur.
1082 Uşluk =İp
1083 Uşluk =Zannedersem iplik olması muhtemel ebem uşluk isteyince bi hayli uşluk aradım gözleride görmezdi rahmatlığın.örn:guzum döşşeğen altında bi uşluk varıdı bi bahale
1084 Utlu =Agırbaslı,hal ve hareketlerinde cıvık olmayan ,cekingen Ör:Kele güldeste nagadarI utlu gelinin varimis sen otur dimeden sufranin basina oturmadI.Aar bizim gadana gelin ossaydı hic kimseyi dinnemezdi nediyim anam talih
1085 Uylaşmak =Anlaşmak
1086 Üğsemek =Özlemek. örn:yavrım gurbannnarın olurum sana bi üğsedim bıldır geldinde bek iyi olduydu bi daha gel bah tilifonu dedene viriyom haydı
1087 Üğsüz =Öksüz annesi olmayan ölmüş. örn:amovv üğsüz guzuum pendir yinni
1088 Üleş =Leş Hayvanin Cesedine Denir Genelde Kedi Köpek Gibi Pençeli Hayvanlara Dair Bir Deyim.örn:şoo Köpan üleşi Ne Pis Kohuyo Yav Alin Daş Galeye Atin Yav
1089
1090 Üleşmek =Bölüşmek
1091 Ülüzgar =Rüzgar. örn:ülüzgar esiyo gapıyı gapat
1092 Ürmek =Havlamak
1093 Üssüyün =Hüseyin .örn. Üssüyünlerin ordamıydın.
1094 Ütgün =Hükela ,guvalgac
1095 Üvendere =Kağnıyı çeken, çift süren hayvana dürtlemek için ucu çivili uzun sopa. Ör : Elifcigin öküzleri kağnı ile mermileri taşırken hiç ucu çivili sopa ile ikaz yemeden çekmişlerdi mermi yüklü kağnısını.
1096 Üvez =Çok küçük parazit sinek. örn:sıcakta üvezler sırtımıza yapış len
1097 Üzlük =Küçük çanaktan kap şimdi adı güveç diye muteber.örn:bi üzlük pahlayı yidi bi üstüne bi gulgulu su içti o bi yaşi kele
1098 Üzlük =Küçük çömlek. Ör : Üzlükte peynir çok güzeldir. Ama üzlüğün yerini teneke çoktan almış durumda.
1099 Valla =Yemin sözüdür.
1100 Varrık baaalım =Geliriz bakalım
1101 Velesbirt =Bisiklet
1102 Veran =Harap,virane. Örn:hasanın evi veran oldu.
1103 Verep =Yamac,dik yokuş.ör:Aşır emminin ford verep yukariI cıkarken gara tiren gibi duman cikariyodu
1104 Vınılamak =Havaya atılan maddenin ses çıkarma ölçüsü.
1105 Vıttırıvızzık =Hiç önemli olmayan, içi boş
1106 Vuruşmak =Büyük baş hayvanların döğüşmesi.
1107 Yaalık =Ceplerde taşınan mendil.Eskiden kagıt selpak mendillerin pek yaygın olmadıgı zamanlarda ceplerde eksik edilmezdi.Ör:Aslanım yaalın gayışa dönmüş len cişmenin altına suya dutta bi yıha navar sanhı
1108 Yaarnım =Sırt kısmı. örn.yaarnım çok ağrıyo
1109 Yaba =Ağzı oldukça geniş ve yayvan ucu ise zikzak şeklinde kendinden dişli uzun saplı tahıllar için kullanılan tahtadan yapılan kürek. Rüzgar olduğunda yaba ile ekin savrulur, daneler sabandan ayrılır. Ör : Yaba ile tınazın savrulduğu zamanlar, ah nerdesin demek mi gerekli acaba ?
1110 Yaba =Tane ile samanı ayırmak için savurma aracı.
1111 Yaban =yaban çevre dış mekanlar
1112 Yadırgı =Yabancı , başka bir insan veya hayvan içinde kullanılır. Ör . Çoban sürüsü içerisindeki yadırgı koyunları seçmek, ayırmak için öylesine uğraştıki, halden kılıktan çıktı. Ör: Günümüz modern topluluklar öylesine karışık olarak yaşamaktalarki kim yerli kim yadırgı, seçilemez hale gelmiş.
1113 Yağır =Büyük baş hayvanlarda bir yerin sürtünerek oluşturduğu yara.
1114 Yağlama =Yufka ekmekle yapılan tereyağlı yemek
1115 Yağlı gayiş =Bi çeşit oyun kelle oynanırkende gayişcibaşı olur.örn:yağlıgayişi yiyince düzeldi-dölek durun uşak yağlı gayiş geliyoo
1116 Yağlık =Mendil.
1117 Yağteli =Pis,kirli kimselere denir.
1118 Yahte =Yemek lekesi. örn:döşündeki yahte ney bacım bi çitile bayrı
1119 Yakmak =Yuzuyu koyuna yakmak alıştırmak
1120 Yal =Köpekler için arpa unu ve sudan yapılan karışım.
1121 Yalak =Küçük su birikintileri. Hayvanlar içsin diye yer oyularak yapılır. Betonlada yapılırsa da ki yapılıyor. Daha orijinal dir.
1122 Yalançı emzik =Emzik . ÖRN: ŞU OĞLANIN AĞZINDAN YALANÇI EMZİĞİ AL
1123 Yalandırmak =Yalanla kandırmak.
1124 Yalbırdak =Yarı çıplak
1125 Yallı =Bakımsız çirkin görünümlü olan
1126 Yamaç =Verep
1127 Yamak =Yardımcı veya sitil.
1128 Yamız =Omuz Ör:Aar bida ineklerin ,bizim ekinde yayıldığını gorürsem su üvendereyi yamızında gırarım.
1129 Yammak =Bükmek, eğmek. muhtemelen yamuk kelimeside buradan geliyor. kendi aralarında “ağzını yamma” diye bir ifade de vardır.
1130 Yanaz =Aslinda bu sözcük tam olarak yanaz söylenmiyor ama bazi sesler varki harflerle ifada edilemiyor.
1131 Yanaz =Söylenenin tam aksini yapan ,aksi hareket edenler
1132 Yanaz =Ters
1133 Yanyanıç =Yengeç
1134 Yapalı =Saci taranmamis olan
1135 Yapılı =Nesneye Benzemek Onun Gibi Olmak.örn:gevir Siçan Yapili Ne Kemiriyon Armidi Bide Hotuk Goyurmuş Bahale
1136 Yarmak =Çalmak, hırsızlık yapmak.
1137 Yarpız =Nane gibi ıtırlı bir bitki
1138 Yarpuz =Bir çeşit nane
1139 Yaşı karalesice =Ölesice. salı yaşı (kara-yere) gelesice dir.yerel söylenişi bizde yazdığım gibidir.
1140 Yaşlarıgaralesice =Bir tür kızma sözü. Örn: yaşlarıgaragelesice gelmedi görüyonmu.
1141 Yav =Karşımızda konuşulan kişiye hitap şekli.
1142 Yavan =Katıksız
1143 Yavuncumak =Naz etmek,yalvarmak
1144 Yayak =Yaya olarak bir yere gitmek. örn:geceynen yayak devedamının çöle inmiş yav
1145 Yaylım yeri =Hayvanların otlatılması gereken, otların bulunduğu yerler veya meralar.
1146 Yaymak =Davarlara kırda bayırda ot yedirmek.Örn: hamızanın paşa hozanı yaymış.
1147 Yazaağar =Herhalde,öyledir, değilmi
1148 Yazı =Yaban
1149 Yediardaş =Bir çeşik böcek. örn:tandırlıkta yediardaş öldürdüm
1150 Yeğni =Hafif
1151 Yeğnicek =Üzerine vazife olmayan, basitce şeyer yapan veya basit işlerle uğraşan
1152 Yekinmek =Kalkıp fırlamak
1153 Yelikmek =Şimarmak
1154 Yenice =Yeni ekilmiş üzüm bağı
1155 Yetmek =Olgunlaşmak
1156 Yılık =Şaşı
1157 Yiğinnetmek =Suyu hizli akitmak
1158 Yirak =Uzak . örn:yirak yirden geldim bi soğuklanayım gız
1159 Yirik =Dudakları tavşan dudağı olanlar için söylenir
1160 Yiril yiril kokmak =Sası sası gibi kokmak.örn:yavrım hiç çimmiyonmu yiril yiril kokuyon
1161 Yiygi =Evde ekmek yapımında kullanılmak üzere ayrılan buğday. Ör: Karınca yaz boyunca, kışa hazırlık için yiygi toplamakla meşgul olurken, agustos böceği yaz boyu saz çalıp eğlenmiş. Kış gelince de aç kalmış ve karıncanın kapısını boynu bükük bir şekilde çalmış.
1162 Yiygi =Yiyecek
1163 Yonga =Ağaç talaşının irisi.
1164 Yoo =Hayır
1165 Yorak =Lastik sapanda ağzına taş konularak uzağa fırlatmaya yarayan alet
1166 Yoz =Kısır koyun.
1167 Yozmak =Eskisi Gibi Iyi Davranmayip Araya Mesafe Koymak Ör:aralarinda ne gectiyse birbirlerini yozmaya basladilar
1168 Yöymiye =Yevmiye günlük gündelik çalışmayla elde edilen kazanç. örn:kel ustanın yanında yöymiyeyle çalıştım
1169 Yuha =Derin olmayan, Burası Yuha burada yüzebilirsin
1170 Yumak =Hamur yoğurulduktan sonra, yufka açılmazdan evvelki, küçük küçük toplara benzer hale getirilmiş şekli. “yumak tutmak” tabiri o işi yapma eylemini anlatır. 2) yıkamak anlamında.
1171 Yumuş buyurmak =Birilerine herhangi bir şeyin yapılmasını istemek.
1172 Yumuşa dönmek =Yapılması istenilen şeyi yapmak.Örüğünde yumuşa dönecek adam lazım
1173 Yutak =Köpeklerin kaldığı barınak.
1174 Yüklü =Hamile
1175 Yüklük =Yorgan ve döşeklerin konulduğu yer.
1176 Yülemek =Keserek kücültmek, traş etmek
1177 Yülümek =Tıraş etmek
1178 Yüzünguyulu =Yüzüstü yatmak. Ör: yüzünguylu yatele
1179 Zabah =Sabah
1180 Zaearrı =Eşekleri kızıştırmak için söylenen bir çeşit eşeğe gaz verme komutu eşeğe kısaca ver coşkuyu demek gibi eşek saartirken söylenir di…örn:zaearri hele gara eşşağa
1181 Zağ =Mera veya özzeklerde çıkan bir tür otun bitkinin meydana getirdiği sıvı eski zamanda (eveli)lambaya konulup faydalınılan sıvı gaz gibi yani. örn:lambaya birez zağ goy gelin hindi baban gelir yav
1182 Zağar =Küçük köpeklere denir.
1183 Zaharki =Demekki. Ör:Herhalde Zaharki tren gelmeyecek
1184 Zahra =Tahıl ürünleri, bugday , hububat
1185 Zahra =Zahra : Buyday ,. Ör : Bu sene zahra bayağı bi bereketli çıktı.
1186 Zalıp =Sanırım salip yani haç anlamında hiristiyan haçı arabça salip demek bu kelime şeddeli bir kaç laf ardından söylenirdi ama tam manasını bende bilmiyorum tahmin üzre. örn:ülen gevır zalıp yiye yiye şişecin bahale az yi ekmağ elinden alan mı var
1187 Zamharı =Ocak ayı
1188 Zavar =Arpa unundan yapılmış un. ör: yarın zavar üğütmeye gideceğiz.
1189 Zekarette yatmak =Ölüm döşeğinde yatmak.örn:-herif zekarette galsam bana bakannı. örn:-herif zekarette galsam bana bakannı. -o biyaşi o nası laf allasan bahmammı garı
1190 Zembelek =Kapıyı açıp kapamaya yarayan mekanizma zemberek.örnek: zembeleğin dili düşmüş, kapıyı nasıl açacağımı bilmiyorum
1191 Zerdeli =Kayısı
1192 Zerhoş =Sarhoş. örn:zerhoş gibi ne sallanıyon len
1193 Zıklanmak =Çok acele,apar topar o an ne bulduyse atıştırmak, yemek
1194 Zılgıt =Azar. Ör: Çocukların büyüklerinden duydukları azar, acaba çocukların büyüklerin laflarını dinleyememelerinden mi, yada büyüklerin çocukları anlayamamalarından mı kaynaklanır?
1195 Zınarmak =Gürültülü bir şekilde bağıran çağıran kişiye bir kızgınlık nidasıdır. “gene (yine) zınardı? yada ne eşşek gibi zınarıyon?”
1196 Zırakı =İri yetikin kimseye denir.
1197 Zırf =Çamaşır yımakata kullanılan tahtadan yassı kalınca tahta.
1198 Zibil =Yere dökülmüş, süpürülmesi gereken, toplanabilir şeyler.
1199 Zirgil =Sataşan, problemli, zararı dokunma ihtimali olan.
1200 Ziymak =Karda Kaymak
1201 Zobu =Aşiri Derecede şişman Kimse.örn:şooo Zobuyu Görüyonnu Lön Lön Geliyo
1202 Zoğ =Ensenin kulağın arkasına doğru olan kısmı.
1203 Zöhre =Zehra
1204 Zöhüm =Izdırap acı. Ör:gelinin çektiği zöhümü şu köyde çeken yok yav gorsen bide işcimel ki
1205 Zöplengi =Dayama
1206 Zurba =Çokluk, çok olan. Ör : Oğlum gördünmü sizin evin önündeki akasyaya bi zurba sığırcık konmuş

932 Seklem =Genellikle tahil doldurulan büyük,saglam ,kalın pamuk ipliginden örülmüs cuvala denir.Ör:ülen hidavirdi yiye yiye seklem cuvalina dönmüssün
933 Sürtmek =Kendinden küçük olanlar için şaka yollu avara (avere-boş vermiş) avara gezenler için kullanılır. “siz ne ne sürtüyonuz burda evde babanız bekliyor”
934 Sela =Cuma günü ve cenaze de minareden okunan bir çeşit islami adet usul.örn:durunele kele sela ohunuyo kim ölmüş yav
935 Semer =Binek hayvanlarına binildiğinde oturmak için tasarlanmıştır. Ör: Semerle hayvan üzerinde gitmek lükstür.
936 Semer gaşı =Eşek semerinin ön tarafında X şeklinde çatılarak yapılmış semerin bir parçası
937 Sergi =Hasır eya kilimlerin yere serilmesi ile üstünde zahra kurutulması
938 Sest =Çocuklar ağlayınca söylenen söz marrat daha bi kızgınlıkta söylenirdi.örn:gevır gıranı sest otur oturduğun yirde kele altından sumu kaynıyo yav
939 Seyip =Sahipsiz. Ör: Sahipsiz hayvanlar çayırda seyip gezerler.
940 Sınamak =Denemek. örn:aklısıra beni deniyo şona bahale
941 Sındı =Makas
942 Sındırmak =Bazı yemekleri suda haşlamak. Yapraklı sebzelerin bazıları sındırmadan hiç pişirilirmi? Lahana gibi.
943 Süzünmek =Hiç bir laf etmeden, konuşmadan donuk bir ifade ile durmak, çoğu zaman ayakta duranlar için kullanılıyor. “noldu bir şey mi oldu? ne süzünüyon?”
944 Sınıkcı =Kırıkçı , çıkıkçı
945 Sırım =İnce ince dilinmiş et veya deri ip
946 Sırımak =Genelde yorgan döşek gibi eşyaları büyük iğnelerle dikmek.örn:aman sultan bacı oğlanın düğünunde bi gat yorgan sırıdım kor gozumnen genede yaranamadım bacım ne gelıne ne oglana allah bılsın bacım
947 Sıytarmak =Bıyık altından gülmek gibi. örn:ne sıytarıyon bodus
948 Sızgıt =Et kuyruk yagsiyla kavrulur sonra bir kaba dökülür ve donmasI belenir ve buz dolabina konur.istenildigi vakit kapdan bir miktar cikarilir birazcik IsItIlIr ve afiyetle yemeye hazir olur.En cok kurban bayramlarinda cokca yapilir.Bu biraz eski kelimeleri yazmaktan cok yemek tarifine benzedi ama idare edin.
949 Süzmek =Birine dikkatli dikkat li bakmak. “hayır mı gene süzüyon!”
950 Sızgıt =Yağlı koyun etinin pişirip yağı ile donması ile oluşan yiyecek. kışa saklamak için tuzda katılır ve çöleklere basılırdı.
951 Sifli =Eli yüzü kirli elinden bi iş gelmeyen.Ör: sifli ne giziyon
952 Siftah =İlk. Ör: Siftanı senden bereketi Allahtan(esnaf sözü)
953 Sikorta =Aslı skoda pikaptır yanı kamyonettır.örn:sikortaya nevaleyi yüklemiş
954 Sille =Tokat
955 Simsar =Komisyoncu
956 Sini = Yemek yenilen büyükçe tepsi
957 Sinmek =Saklanmak, gizlenmek
958 Sirke =Sactaki bit ör:ülen oglum kafan sirkeynen dolmus
959 Siyhal =Düzlük yastılık.örn:şoo siyhal daşı virele
960 Soba dirsa = Boyun kısmı boğumlu olanlara söylenir
961 Sogukkuyu =Kara lastikden yapIlan yazIn yakan ,kIsInsa donduran yIllar gecmesine ragmen güncelligini kaybetmeyen her keseye uygun ayakkabiya denir. Belkide hicbir ayakkabi modeli bukadar uzun aykta durmayi basaramamistir
962 Soğla =Su cikarmak icin vurulan derin ve uzun sondaj
963 Soğuklanmak =Sağuk bir şeyler içmek.ör: bağrım yandı bi soğuklanayım.
964 Sohranmak =(ilenmek) Sohranmak(ilenmek):kendi Kendine Söylenmek Mirin Kirin Etmek Memnuyiyetsizliğe Biçare Söylenmek. örn:yörüü Sohranip Durma Annacimda Sana Bissaal Pahla Sulanacak Diyosam Sulayacin Tamammi Len
965 Sohum =Lokma, banak
966 Sohurdanmak = İlenmek, kendi kendine bir şeyler için kızarak söylenmek
967 Sokak =Koridor
968 Soku =Oyuk taş içinde, tokmakla bulgur dövme yeri.
969 Sokum =Yufka ile alınan lokma
970 Somya = Oturmak ve yatmak icindir.Agac ve demirden yapılır. Yerden yüksekce günümüzün kanepe islevini görür.Ör:Loooo somyada yatan sana diyom kah hadi bag beline gidiyoh
971 Soyha =Kötü, ugursuz, kem; alçak, adi.
972 Söbelek =Bebek kundağı
973 Söbelek =Kundak bebekleri sarmak için bi çeşit kumaş eskiden bebeklerin altı pişik olmasın diye(pudra nerde kolanyalı melhem nerde) söbeleğe yatırmadan kum gızdırıp (ısıtıp) oyle sararlardı memleketımın çareleri. örn:barnak gadar sıpayı bi söbelağa saramadın garı dıngırdamasın gafam şişti yav
974 Suluk =Odanın köşesinde abdest alınan yer
975 Sumsuk =Yumruk
976 Susa =Asfalt yol
977 Suurü =Sivri Ör:Usak kuskücün ucunu iyi suurüldün yadalise cigdemi zor cikardirsiniz aanadınızmı
978 Suvak =Sıva. Ör:AsIr emmi ne bicim suvak yapdin yav evin arkasinin suvasI tapIr tapır döküldü
979 Suvan =Soğan
980 Suvanlama =Soğanlı salçalı yemek
981 Südoyacak =Sütü, yoğurt yapmak amacı ile sütü mayalamakta kullanılan az miktar da yoğurt. Ör: Komşu şu sütü mayalamak (çalmak) için azıcık yourt virele.
982 Sümük =Halı, kilim dokunurken, dokundukça sarılan kısım.
983 Sünepe =Mızmız, yavaş
984 Süve =Kapının duvara monte edildiği yer
985 Şahman buğda =Bir çeşit buğday cinsi kahverengimsi olur ve özlü olur kolay mayalanır.örn:gamberin ekini şahman buğdaymış dönümünden ipiy çıkar
986 Şahmaran =Yilanlarin basI , anaci(Buda bir rivayetmi gercekmi.bunuda tam bilmiyorum.kimisi evet var diyor kimisi yok diyor
987 Şak =Yarim şaklamak Yarim Yarim Doğramak.örn:girmiziyi şahlayip üstünede Duzu üfeledin Mi Bah O Zaman Dadina
988 Şalak =Henüz olgunlaşmamış ham kavun karpuz, çıplak.
989 Şaplak =Avuç içi ile vurulan tokat
990 Şeddeli konuşmak = Bir lafı çarptırarak konuşmak özellikle.örn:gene şeddeli gonuşma allasan kele
991 Şelek =Destelenmiş , bağlanmış
992 Şerbet = Nişan merasimi.örn:emmolunun şerbeti var yav çeyrek dahmah ilazim yarın oda bize gelir
993 Şıvgı =Ince Yaş cubuk Büyüklerimiz bizler kücükken siz hic ŞIVGIN tadini bilyomusunuz size simdi bi girisirsem diye korkuturlardi.yani sizi evire cevire ince cubukla döverim anlaminda
994 Şikar =Kıymetli bi şey olduğunda söylenir.kıymetli bi şey olduğunda söylenir
995 Şincik =Şimdi
996 Şira hane =Üzümün suyunun çıkartılarak, pekmez yapmaya hazırlanan yer
997 Şirahna =Şira hane . üzümlerin suyunu çıkarmak için yapılan yapı.
998 Şirfitli =Eli,yüzü kirli,şireli Ör:Adama benzemedik şirfitli al şu bi galıp sabunuda yıkan il soona ne dir
999 Şişek =Bir yaşını doldurmuş kuzu
1000 Şitengeç =Şimaran,simarik
1001 Şivemek =Övmek. Ör: Çocukları şivemesen, doğru dürüst yumuş buyuramazsın.
1002 Şorak =İçilmesi hoş olmayan su , tuzlu olan
1003 Şorhut =Uykudan Kalkinca Ağizda Ve Gözde Biriken çabak Ve Ağiz Sivisi.örn:yüzünü Bi Yihada Sufraya Otur Elin Yüzün Hep şorhut
1004 Şuncaaz =Küçüçük ,* Ör:Az Şuncaaz şey için o para istemek çok
1005 Tahta =Sebze ekilen karıkların düzenli sırası
1006 Taka =Kerpiç duvarlarda çıra, gaz lambası, su ibriği konulan küçük dolap.
1007 Takım =Pipo ve ağızlık
1008 Talaz =Tozlu rüzgar
1009 Talebe =Öğrenci
1010 Taman =Hani ya.
1011 Tapan =T Şeklindeki tarlaladaki kessekleri ezen tarım aracı. Ör: Tapanı goş(tak) motura
1012 Tapla =Tabak
1013 Tat =Dilsiz. örn:dilin yok mu yavrım tatmısın
1014 Tavatır =Bol, çok iyi
1015 Tavatır =İyi, hoş, olumlu. Ör: Senin ev tavatır olmuş.
1016 Tebelleş =Sataşmak
1017 Teber =Abdal aşiretine mensup kişiler yoğunlukla kırşehirde olur
1018 Teberik =Yadigar hatıra. örn:bu ekke bıçağ dedemden teberrik galdı
1019 Tefek =Sebzenin yeşil yeri
1020 Tehliz =Gübre.tehliz:gübre veya yemın bos torbası. örn.yavrım şu tehlizi getirde içine otu koyalım
1021 Tekne =Römork . örn:tekneye çalı yüklemiş
1022 Telaşe =Telaş. örn:gan ter içinde telaşeynen gopuyodu bizim gelin mağrimse inek bızalamışda baytar arıyomu
1023 Teneşir =Cenazenin yıkandığı masa.örn:kırkından sonra azanı teneşir aklar
1024 Tengirşek =Yuvarlak
1025 Tengirşekli =Düz olmayan egri Ör:TabagIn kenarlarIda cok tengirsekliymis kezzi bacI
1026 Terek =Duvarda kap kacak koymak için raf
1027 Terevi =Teravih namazı. örn:terevi namazını barabar gılalımmı irbaam goca
1028 Teş =Leğen
1029 Teşt =İçinde pekmez kaynatılan yada eskilerde elbise yıkamak gibi ihtiyaçlarda kullanılan metal yada plastik gereçlerdir. çapları 1 metreden genellikle fazla olup derinlikleri 20-30 cm. yada az fazladır. ör : Sonbaharda bağ bozumu sırasında teşt ile kaynattığımız pekmezin, kışın tadına doyulmaz bir lezzetini hep hatırlarız da, onun yerini başka yiyecek tutarmı?
1030 Tevek =Bitki kök ve yaprakları
1031 Tevekkel =Zavallı
1032 Tez =Acele, çabuk.
1033 Tezek =Hayanların gübresinden elde edilen bir tür yakacak.
1034 Tıfıl =Gelişmemiş, cılız
1035 Tıhırdaklı =Hastalıklı çelimsiz.örn:ne uğsürüyon gevır tıhırdahlı git bi hap yut
1036 Tıknaz =Kısa boylu
1037 Tınas atmak =Harmanlarda samanla tahılın tanesini ayırmak için rüzgardan faydalanarak savurmak. Ör.Oğlum bugun irken yatın zabah irken kakacıyık tınas atılacak
1038 Tınas atmak =Tane samanı rüzgarlı bir günde ayırmak. elbette havaya doğru atılır, rüzgarın etkisi ile saplar uzağa başak (taneler) lar olduğu yere düşer.
1039 Tınaz =Ekinin sürülmüş hali. Sap ve samanın karışık olduğu durumu.
1040 Tıngır =Teşt Madeni leğen.
1041 Tırampa =Mal değişimi.
1042 Tırhıntı =Zayıf , çelimsiz, paspal.
1043 Tike =Bi parça et . Örn: bi tike et verrsene.
1044 Tivsimek =Pörsümek, yorgun düşmek.
1045 Tohtur =Doktor
1046 Tokaç =Çamaşır yımakata kullanılan tahtadan yassı kalınca tahta.
1047 Toklu =Bir yaşını doldurmamış koyun.
1048 Tokya =Terlik. örn:tokyacı gelmiş gız yazlık tokya alalım
1049 Tombalabaşşak =Takla atmak gibi
1050 Topak =Yuvarlak. örn:topak daşın kenarı nari dey alır gaçarım seni(çekiç ali rahmetli)
1051 Topalak =Sulu köfte ama kiyma kullanilmaz unla yapilir
1052 Tort =Köpeğin boynuna asılan çivili nesne
1053 Tozzak =Bir takım yaban bitkilerinin başında olan pamuksu nesne. örn:baharın ortalıkta tozzaktan geçilmez
1054 Tozzak =Kangal isimli bitkinin olgunlaşmasından sonra uçan şeylerin adıdır. üstteki kısmlar uçarak tozlaşmayı (üreme) da sağlar.
1055 Töme =Kabarık
1056 Tönge =Tırpanla ekin biçerken sapların dağılmamasını sağlayan, ottan çıtlıktan yapılan
1057 Tuman =Şort veya koca don
1058 Tummak =Suyun içine dalmak
1059 Tutacak =Sıcak yemek kabının kulpundan tutmak içi kullanılan sürekli olarak ocağın yanında asılı bir kaç katlı bez
1060 Tutacak =Dutgu Sıcak yemek kabının kulpundan tutmak içi kullanılan sürekli olarak ocağın yanında asılı bir kaç katlı bez
1061 Tuturuk =Yakacak, tutuşturmalık
1062 Tükürcek =Tükürük sıvısı. örn:döşündeki tükürcekmi pakize bacı o nolaki
1063 Türkü çığırmak =Türkü söylemek. çığırmanın seslenme, çağırma anlamı da vardır.
1064 Tüvellenmek =Yuvarlanmak
1065 Tüymek =Herhangi bir yerde veya bir toplulukta kişinin zor durumda kalması sonucu bulunduğu alandan kaçmasıdır.Ör: Yağmur iyice bastırmadan tüyelim.Güreşlerini seyrettiğimiz iki deveden birisi yenileceğini anlayınca tüydü.
1066 Tüyüdevre =Bi çeşit tavuk famılyası adı tuyleri kıvırcık olur. örn:aman naciye bacı şooo tüyüdevre tavığın bi daş atta gıcı gırılsın kele
1067 Uçkur =İp anlamında. dikiş yaparken iğneyi uçkurlamak diye bir deyim vardır. yine uckuruna sahip olmak diye bir deyim vardır.
1068 Ufra =Un
1069 Uğra =Ekmek yapılırken, hamurun açılması için yanına konulan un.
1070 Uğrak =Çok uğranılan yer. 2. Felçli kişi.
1071 Uğrun =Gizli, habersiz. Ör: “Uğrun uğrun gaş altından bakarken”
1072 Uhra =Yufka açılırkan kullanılan un.
1073 Uluk =Cürük
1074 Umsunuk =İstemek Arzu Etmek.örn:yoğurtlu Dürümmü Umsuluyon Kel
1075 Unük =Önlük. örn:fadime bibinin ünuğu tozlanmış
1076 Urg =Ense boyun arkası.örn:şoonun urguna bahale soba dirsağ gimi
1077 Urk =Agac kökü Ör:Aslanım bahale su soodünüzü gayri kesin yadalise aacın urgu bizim baacayi aldı vurdu
1078 Urum =Rum
1079 Urup =Tenekenin 1/3 ölçüsü
1080 Urupla =Buğday ölçü Birimi.örn:nabinin Dinginde Beş Urupla Yarma Varmiş Git A
1081 Usukmak =Uslanmak, akıllanmak, kendine gelmek.Ör: Eğitim herkesi usuturur.
1082 Uşluk =İp
1083 Uşluk =Zannedersem iplik olması muhtemel ebem uşluk isteyince bi hayli uşluk aradım gözleride görmezdi rahmatlığın.örn:guzum döşşeğen altında bi uşluk varıdı bi bahale
1084 Utlu =Agırbaslı,hal ve hareketlerinde cıvık olmayan ,cekingen Ör:Kele güldeste nagadarI utlu gelinin varimis sen otur dimeden sufranin basina oturmadI.Aar bizim gadana gelin ossaydı hic kimseyi dinnemezdi nediyim anam talih
1085 Uylaşmak =Anlaşmak
1086 Üğsemek =Özlemek. örn:yavrım gurbannnarın olurum sana bi üğsedim bıldır geldinde bek iyi olduydu bi daha gel bah tilifonu dedene viriyom haydı
1087 Üğsüz =Öksüz annesi olmayan ölmüş. örn:amovv üğsüz guzuum pendir yinni
1088 Üleş =Leş Hayvanin Cesedine Denir Genelde Kedi Köpek Gibi Pençeli Hayvanlara Dair Bir Deyim.örn:şoo Köpan üleşi Ne Pis Kohuyo Yav Alin Daş Galeye Atin Yav
1089
1090 Üleşmek =Bölüşmek
1091 Ülüzgar =Rüzgar. örn:ülüzgar esiyo gapıyı gapat
1092 Ürmek =Havlamak
1093 Üssüyün =Hüseyin .örn. Üssüyünlerin ordamıydın.
1094 Ütgün =Hükela ,guvalgac
1095 Üvendere =Kağnıyı çeken, çift süren hayvana dürtlemek için ucu çivili uzun sopa. Ör : Elifcigin öküzleri kağnı ile mermileri taşırken hiç ucu çivili sopa ile ikaz yemeden çekmişlerdi mermi yüklü kağnısını.
1096 Üvez =Çok küçük parazit sinek. örn:sıcakta üvezler sırtımıza yapış len
1097 Üzlük =Küçük çanaktan kap şimdi adı güveç diye muteber.örn:bi üzlük pahlayı yidi bi üstüne bi gulgulu su içti o bi yaşi kele
1098 Üzlük =Küçük çömlek. Ör : Üzlükte peynir çok güzeldir. Ama üzlüğün yerini teneke çoktan almış durumda.
1099 Valla =Yemin sözüdür.
1100 Varrık baaalım =Geliriz bakalım
1101 Velesbirt =Bisiklet
1102 Veran =Harap,virane. Örn:hasanın evi veran oldu.
1103 Verep =Yamac,dik yokuş.ör:Aşır emminin ford verep yukariI cıkarken gara tiren gibi duman cikariyodu
1104 Vınılamak =Havaya atılan maddenin ses çıkarma ölçüsü.
1105 Vıttırıvızzık =Hiç önemli olmayan, içi boş
1106 Vuruşmak =Büyük baş hayvanların döğüşmesi.
1107 Yaalık =Ceplerde taşınan mendil.Eskiden kagıt selpak mendillerin pek yaygın olmadıgı zamanlarda ceplerde eksik edilmezdi.Ör:Aslanım yaalın gayışa dönmüş len cişmenin altına suya dutta bi yıha navar sanhı
1108 Yaarnım =Sırt kısmı. örn.yaarnım çok ağrıyo
1109 Yaba =Ağzı oldukça geniş ve yayvan ucu ise zikzak şeklinde kendinden dişli uzun saplı tahıllar için kullanılan tahtadan yapılan kürek. Rüzgar olduğunda yaba ile ekin savrulur, daneler sabandan ayrılır. Ör : Yaba ile tınazın savrulduğu zamanlar, ah nerdesin demek mi gerekli acaba ?
1110 Yaba =Tane ile samanı ayırmak için savurma aracı.
1111 Yaban =yaban çevre dış mekanlar
1112 Yadırgı =Yabancı , başka bir insan veya hayvan içinde kullanılır. Ör . Çoban sürüsü içerisindeki yadırgı koyunları seçmek, ayırmak için öylesine uğraştıki, halden kılıktan çıktı. Ör: Günümüz modern topluluklar öylesine karışık olarak yaşamaktalarki kim yerli kim yadırgı, seçilemez hale gelmiş.
1113 Yağır =Büyük baş hayvanlarda bir yerin sürtünerek oluşturduğu yara.
1114 Yağlama =Yufka ekmekle yapılan tereyağlı yemek
1115 Yağlı gayiş =Bi çeşit oyun kelle oynanırkende gayişcibaşı olur.örn:yağlıgayişi yiyince düzeldi-dölek durun uşak yağlı gayiş geliyoo
1116 Yağlık =Mendil.
1117 Yağteli =Pis,kirli kimselere denir.
1118 Yahte =Yemek lekesi. örn:döşündeki yahte ney bacım bi çitile bayrı
1119 Yakmak =Yuzuyu koyuna yakmak alıştırmak
1120 Yal =Köpekler için arpa unu ve sudan yapılan karışım.
1121 Yalak =Küçük su birikintileri. Hayvanlar içsin diye yer oyularak yapılır. Betonlada yapılırsa da ki yapılıyor. Daha orijinal dir.
1122 Yalançı emzik =Emzik . ÖRN: ŞU OĞLANIN AĞZINDAN YALANÇI EMZİĞİ AL
1123 Yalandırmak =Yalanla kandırmak.
1124 Yalbırdak =Yarı çıplak
1125 Yallı =Bakımsız çirkin görünümlü olan
1126 Yamaç =Verep
1127 Yamak =Yardımcı veya sitil.
1128 Yamız =Omuz Ör:Aar bida ineklerin ,bizim ekinde yayıldığını gorürsem su üvendereyi yamızında gırarım.
1129 Yammak =Bükmek, eğmek. muhtemelen yamuk kelimeside buradan geliyor. kendi aralarında “ağzını yamma” diye bir ifade de vardır.
1130 Yanaz =Aslinda bu sözcük tam olarak yanaz söylenmiyor ama bazi sesler varki harflerle ifada edilemiyor.
1131 Yanaz =Söylenenin tam aksini yapan ,aksi hareket edenler
1132 Yanaz =Ters
1133 Yanyanıç =Yengeç
1134 Yapalı =Saci taranmamis olan
1135 Yapılı =Nesneye Benzemek Onun Gibi Olmak.örn:gevir Siçan Yapili Ne Kemiriyon Armidi Bide Hotuk Goyurmuş Bahale
1136 Yarmak =Çalmak, hırsızlık yapmak.
1137 Yarpız =Nane gibi ıtırlı bir bitki
1138 Yarpuz =Bir çeşit nane
1139 Yaşı karalesice =Ölesice. salı yaşı (kara-yere) gelesice dir.yerel söylenişi bizde yazdığım gibidir.
1140 Yaşlarıgaralesice =Bir tür kızma sözü. Örn: yaşlarıgaragelesice gelmedi görüyonmu.
1141 Yav =Karşımızda konuşulan kişiye hitap şekli.
1142 Yavan =Katıksız
1143 Yavuncumak =Naz etmek,yalvarmak
1144 Yayak =Yaya olarak bir yere gitmek. örn:geceynen yayak devedamının çöle inmiş yav
1145 Yaylım yeri =Hayvanların otlatılması gereken, otların bulunduğu yerler veya meralar.
1146 Yaymak =Davarlara kırda bayırda ot yedirmek.Örn: hamızanın paşa hozanı yaymış.
1147 Yazaağar =Herhalde,öyledir, değilmi
1148 Yazı =Yaban
1149 Yediardaş =Bir çeşik böcek. örn:tandırlıkta yediardaş öldürdüm
1150 Yeğni =Hafif
1151 Yeğnicek =Üzerine vazife olmayan, basitce şeyer yapan veya basit işlerle uğraşan
1152 Yekinmek =Kalkıp fırlamak
1153 Yelikmek =Şimarmak
1154 Yenice =Yeni ekilmiş üzüm bağı
1155 Yetmek =Olgunlaşmak
1156 Yılık =Şaşı
1157 Yiğinnetmek =Suyu hizli akitmak
1158 Yirak =Uzak . örn:yirak yirden geldim bi soğuklanayım gız
1159 Yirik =Dudakları tavşan dudağı olanlar için söylenir
1160 Yiril yiril kokmak =Sası sası gibi kokmak.örn:yavrım hiç çimmiyonmu yiril yiril kokuyon
1161 Yiygi =Evde ekmek yapımında kullanılmak üzere ayrılan buğday. Ör: Karınca yaz boyunca, kışa hazırlık için yiygi toplamakla meşgul olurken, agustos böceği yaz boyu saz çalıp eğlenmiş. Kış gelince de aç kalmış ve karıncanın kapısını boynu bükük bir şekilde çalmış.
1162 Yiygi =Yiyecek
1163 Yonga =Ağaç talaşının irisi.
1164 Yoo =Hayır
1165 Yorak =Lastik sapanda ağzına taş konularak uzağa fırlatmaya yarayan alet
1166 Yoz =Kısır koyun.
1167 Yozmak =Eskisi Gibi Iyi Davranmayip Araya Mesafe Koymak Ör:aralarinda ne gectiyse birbirlerini yozmaya basladilar
1168 Yöymiye =Yevmiye günlük gündelik çalışmayla elde edilen kazanç. örn:kel ustanın yanında yöymiyeyle çalıştım
1169 Yuha =Derin olmayan, Burası Yuha burada yüzebilirsin
1170 Yumak =Hamur yoğurulduktan sonra, yufka açılmazdan evvelki, küçük küçük toplara benzer hale getirilmiş şekli. “yumak tutmak” tabiri o işi yapma eylemini anlatır. 2) yıkamak anlamında.
1171 Yumuş buyurmak =Birilerine herhangi bir şeyin yapılmasını istemek.
1172 Yumuşa dönmek =Yapılması istenilen şeyi yapmak.Örüğünde yumuşa dönecek adam lazım
1173 Yutak =Köpeklerin kaldığı barınak.
1174 Yüklü =Hamile
1175 Yüklük =Yorgan ve döşeklerin konulduğu yer.
1176 Yülemek =Keserek kücültmek, traş etmek
1177 Yülümek =Tıraş etmek
1178 Yüzünguyulu =Yüzüstü yatmak. Ör: yüzünguylu yatele
1179 Zabah =Sabah
1180 Zaearrı =Eşekleri kızıştırmak için söylenen bir çeşit eşeğe gaz verme komutu eşeğe kısaca ver coşkuyu demek gibi eşek saartirken söylenir di…örn:zaearri hele gara eşşağa
1181 Zağ =Mera veya özzeklerde çıkan bir tür otun bitkinin meydana getirdiği sıvı eski zamanda (eveli)lambaya konulup faydalınılan sıvı gaz gibi yani. örn:lambaya birez zağ goy gelin hindi baban gelir yav
1182 Zağar =Küçük köpeklere denir.
1183 Zaharki =Demekki. Ör:Herhalde Zaharki tren gelmeyecek
1184 Zahra =Tahıl ürünleri, bugday , hububat
1185 Zahra =Zahra : Buyday ,. Ör : Bu sene zahra bayağı bi bereketli çıktı.
1186 Zalıp =Sanırım salip yani haç anlamında hiristiyan haçı arabça salip demek bu kelime şeddeli bir kaç laf ardından söylenirdi ama tam manasını bende bilmiyorum tahmin üzre. örn:ülen gevır zalıp yiye yiye şişecin bahale az yi ekmağ elinden alan mı var
1187 Zamharı =Ocak ayı
1188 Zavar =Arpa unundan yapılmış un. ör: yarın zavar üğütmeye gideceğiz.
1189 Zekarette yatmak =Ölüm döşeğinde yatmak.örn:-herif zekarette galsam bana bakannı. örn:-herif zekarette galsam bana bakannı. -o biyaşi o nası laf allasan bahmammı garı
1190 Zembelek =Kapıyı açıp kapamaya yarayan mekanizma zemberek.örnek: zembeleğin dili düşmüş, kapıyı nasıl açacağımı bilmiyorum
1191 Zerdeli =Kayısı
1192 Zerhoş =Sarhoş. örn:zerhoş gibi ne sallanıyon len
1193 Zıklanmak =Çok acele,apar topar o an ne bulduyse atıştırmak, yemek
1194 Zılgıt =Azar. Ör: Çocukların büyüklerinden duydukları azar, acaba çocukların büyüklerin laflarını dinleyememelerinden mi, yada büyüklerin çocukları anlayamamalarından mı kaynaklanır?
1195 Zınarmak =Gürültülü bir şekilde bağıran çağıran kişiye bir kızgınlık nidasıdır. “gene (yine) zınardı? yada ne eşşek gibi zınarıyon?”
1196 Zırakı =İri yetikin kimseye denir.
1197 Zırf =Çamaşır yımakata kullanılan tahtadan yassı kalınca tahta.
1198 Zibil =Yere dökülmüş, süpürülmesi gereken, toplanabilir şeyler.
1199 Zirgil =Sataşan, problemli, zararı dokunma ihtimali olan.
1200 Ziymak =Karda Kaymak
1201 Zobu =Aşiri Derecede şişman Kimse.örn:şooo Zobuyu Görüyonnu Lön Lön Geliyo
1202 Zoğ =Ensenin kulağın arkasına doğru olan kısmı.
1203 Zöhre =Zehra
1204 Zöhüm =Izdırap acı. Ör:gelinin çektiği zöhümü şu köyde çeken yok yav gorsen bide işcimel ki
1205 Zöplengi =Dayama
1206 Zurba =Çokluk, çok olan. Ör : Oğlum gördünmü sizin evin önündeki akasyaya bi zurba sığırcık konmuş

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir Cevap Yazın

Başa dön tuşu
Kapalı